Yıllarca büyük laboratuvarlarda sıkışıp kalmış olan nükleer füzyon, normalde elektrik şebekelerine özgü teknolojilere uygulanan endüstriyel planlamayı ve parayı cezbetmeye başladı. Füzyonda global özel yatırımlar 2025 yılında 4,48 milyar dolar tutarında rekor bir rakama ulaştı; bu, bir önceki yıla göre yüzde 69 oranında artışa denk geliyor. Dünyanın en büyük enerji şirketleri artık yalnızca füzyon startup’larını desteklemenin ötesine geçiyorlar.
İtalyan enerji devi Eni S.p.A Avrupa’da 2040’lı yılların başlarında ya da daha erken ticari füzyon enerji tesisi kurmayı planlıyor. Eni yetkilileri, şimdiye kadar füzyon teknolojisine hep araştırma sahası olarak baktıklarını şimdi ise artık bunu bir endüstri olarak kabul ettiklerini belirtiyorlar.
Eni aynı zamanda, ticari füzyon reaktörlerinin kesintisiz çalışmalarını sağlayacak yakıt sistemlerini besleyecek bir işletme de kurmak istiyor. Şirket, pek çok füzyon reaktör tasarımları tarafından yakıt olarak kullanılan iki hidrojen izotopu deuterium ve tritium’u elde etmek, saflaştırmak ve tekrar dönüştürmek için kendi hidrokarbon ve hidrojen işleme deneyiminden yararlanmak istiyor. Eni bu amaçla, bu hizmetleri dünyada geliştirmek ve satmak üzere İngiliz Atom Enerjisi Kuruluşu’yla bir ortaklık oluşturdu.
Tritium’u çıkarmak deuterium’u çıkarmaktan daha zordur. Deuterium stabildir ve deniz suyundan elde edilebilecek kadar bol miktarda vardır; deniz suyunda kabaca 6,700 hidrojen atomundan her biri deuterium’dur. Tritium radyoaktiftir ve yalnızca 12,3 yıllık ömrü vardır; doğada çok az miktarda bulunur. 1 GW’lık deuterium-tritium füzyon tesisi yılda kabaca 55 kg tritium tüketebiliyor; bu da doğal kaynaklardan elde edilebilecek miktardan çok daha fazla.
Bu durum, ticari reaktörlerin tritiumun çoğunu üretmek ve kullanılmayan yakıtı da düzenli olarak yeniden dönüştürmek zorunda kalacaklarını gösteriyor.
Füzyon endüstrisinde yıllardır konumlanmaya çalışan yalnızca Eni değil; Equinor, Chevron, Shell ve Cenovus da ticari elektrik üretmeye başlamadan önce birbiriyle rekabet eden reaktör teknolojilerini yıllardır destekliyorlar.
Equinor Ventures ilk olarak 2020’de Commonwealth Fusion Systems’a yatırım yaptı ve bir sonraki yıl CFS’nin 1,8 milyar dolarlık Seri B raundunda payını artırdı.
Chevron da pek çok füzyon teknolojisine yatırım yaptı. Chevron Technology Ventures hem TAE Technologies’i hem de Zap Energy’yi destekledi ve Google’ın 2025 yılındaki TAE’ye 150 miyon dolarlık fon aktarım sürecine dahil olarak, startup’ın toplam fonlamasını 1,3 milyar dolar üzerine taşıdı. TAE ilk başta 50 MW füzyon enerjisi tesisi kurmayı planlıyor. Daha sonra diğer tesislerle 350 MW -500 MW kapasiteye taşınacak.
Shall Ventures da 2024 yılında Zap Energy’nin 130 milyon dolarlık fon toplama turunda Chevron ve diğer yatırımcılarla beraber katılım gösterdi.
Cenovus ise büyük petrol kuruluşları arasında füzyon sektöründe erken davrananlardan; şirket 2011 yılında Kanadalı General Fusion’a 4 milyon dolar yatırım yaptı ve diğer fonlama turlarına da katıldı. Şirket ilk ticari enerji tesisini 2030 yıllarında faaliyete geçirmeyi planlıyor. (Kaynak: oilprice.com)
