Kaçkar by UTMB, bu yıl 60’tan fazla ülkeden 2 binin üzerinde sporcuyu Ayder’in bulutlu zirvelerinde ağırlayacak. Katılımcıların yüzde 43’ü yabancı koşuculardan, yüzde 35’i ise kadın sporculardan oluşuyor. Kaçkar’ın sert coğrafyası ile küresel spor endüstrisi aynı patikada kesişiyor. Peki, bu dağ maratonu Karadeniz’in bir yaylasını dünya standartlarında kalıcı bir ekonomiye dönüştürebilir mi?
Önümde duran Kaçkar by UTMB etkinliğinin lansman afişini inceliyorum. Bakışlarım koşuların yapılacağı “11-13 Eylül Ayder” yazısının olduğu yerden yukarıya, 3.000 metreyi aşan sarp dağların önünde koşan sporcuya takılıyor.
Kaçkarların dağ yollarını aşan figür, insanın doğayla kurduğu bağı yansıtırken; zorlu coğrafya, aynı zamanda yüzyıllardır süregelen geleneksel yaylacılık kültürünü küresel bir etkinlikle buluşturuyor.

Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar Genel Müdürü Ahmet Temurci, “Amacımız, spor ve turizmi entegre ederek ülkemizin küresel marka değerini artırmak,” diyerek beklentilerini paylaşıyor.
Ahmet Temurci’nin sözleri, organizasyonun sportif heyecanının yanı sıra bölge ekonomisi için uzun soluklu bir vizyon sunduğunu gösteriyor.
Peki, bu zorlu patikalar bölgenin kaderini nasıl değiştiriyor?
Dağ yollarından dünya finallerine
Kaçkarlar’da yüzyıllardır yaylacıların ve yöre insanının kullandığı dağ yolları, bugün küresel spor endüstrisinin en prestijli rotalarından birine dönüşüyor.
Çamlıhemşin Belediye Başkanı Ömer Altun, “Bölge halk,” diyerek yerel desteğin önemini vurguluyor.
Yabancı sporcular, 100 kilometrelik zorlu bir parkuru tamamlamanın yanı sıra, ahşap mimariyi ve tulum ritmini deneyimlemek için bölgeye geliyor.
“Bu benzersiz atmosfer ve misafirperverlik, Kaçkarlar’ı bizim için cennetin fragmanı haline getiriyor,” sözleriyle coğrafyanın doğal gücüne vurgu yapıyor Ömer Altun.
Sözleri geleneksel yaylacılık kültürünün dokusunu kaybetmeden uluslararası bir turizm değerine dönüştüğüne söylüyor.
Bölge insanın ürettiği değerler, küresel katılımcıların talebiyle buluşarak mikro girişimciliği destekliyor.

UTMB World Temsilcisi Julian Festor, “Bölgenin otantik yapısı ve el değmemiş doğası bu yarışı ayrıcalıklı kılıyor,” diyor.
Konaklamadan yöresel ürünlere kadar uzanan hizmet zinciri, eylül ayında turizm sezonunun uzamasına olanak tanıyor.
Julian Festor, “Yerel halkın güler yüzü ve misafirperverliği organizasyonun kalitesini daha da yükseltiyor,” cümlesiyle toplumsal desteğin rolüne dikkat çekiyor.
İlgi bölge esnafının uluslararası standartlarda hizmet üretme yeteneğini geliştiriyor.

Ayder’den Mont-Blanc’a Uzanan Hayal
UTMB World Series, katılan sporculara Fransa’daki ikonik Mont-Blanc finallerine katılabilmek için gereken kura puanı hakkını veriyor.
Rize Vali Yardımcısı Abdullah Kurt, “Geçtiğimiz yıl 59 ülkeden 1.878 sporcuyu ağırlarken, bu yıl 60’tan fazla ülkeden 2 binin üzerinde katılımcı bekliyoruz,” ifadesiyle artan ilgiyi paylaşıyor.
Türkiye’nin ilk ve tek serisi olan etkinlik, Ayder Yaylası’nı dünya koşucuları için zorunlu bir durağa dönüştürmekte.
Abdullah Kurt, “Tüm hazırlıklarımızı tamamlayarak sporseverleri dere ile kuş seslerinin birbirine karıştığı bu eşsiz coğrafyada buluşturuyoruz,” hatırlatmasını yapıyor.
Sözleri yerel bir Karadeniz kasabasının dünya spor haritasında güçlü bir cazibe merkezi konumuna doğru gidişini işaret ediyor.
Organizasyonun uluslararası takvimdeki yeri, bölgeye nitelikli turizm geliri olarak geri dönmekte.
Ahmet Temurci, “Uluslararası organizasyonlarda asıl başarı, sürekliliği sağlayarak takvimde kalıcı olmaktır,” vurgusunu yapıyor.
Ayder Yaylası, sadece bir başlangıç noktası olmakla kalmayıp aynı zamanda sürdürülebilir turizmin merkez üssü haline gelmekte.

İrtifa, Dayanıklılık ve İnsanın Doğayla İmtihanı
Yüksek rakım, yoğun sis ve 3.000 metreyi aşan sarp geçitler, insan iradesini sınarken bölgenin en büyük çekim gücünü oluşturuyor.
Milli patika dağ koşucusu Beyza Güzel, “Yüksek irtifa, teknik parkurlar ve doğanın sunduğu sürprizler beni her seferinde etkiliyor,” diyerek zirvedeki mücadeleye dikkat çekiyor.
Sporcuların bulutların üzerindeki sırt hatlarında verdiği zorlu sınav, outdoor markaları ve sponsorlar için eşsiz bir dayanıklılık vitrini sunuyor.
Beyza Güzel, “Kaçkarlar sadece koşulan değil, mutlaka yaşanması gereken bir deneyim sunuyor,” sözleriyle coğrafyanın etkileyici tarafına değiniyor.
Zorlu doğa koşullarında yürütülen operasyon, kamu kurumları ve sponsor markaların ortak aklıyla destekleniyor.

Kaçkar by UTMB Türkiye Temsilcisi Georg Hartberger, “Yüksek dağlarda hava şartları hızla değişebildiği için organizasyon ekibimizin her an hazır olması gerekiyor,” hatırlatmasında bulunuyor.
Arama kurtarma ekiplerinden teknolojik altyapıya kadar kurulan sistem, yarışın dünya standartlarında gerçekleşmesini sağlıyor.
Georg Hartberger, “Bu etkinlik, yerel kültür, misafirperverlik ve eşsiz doğa deneyimini sürdürülebilirlik ilkesiyle bir araya getiriyor,” diyor.
Kaçkar’ın sisler arasından uzanan yeşil sırtlarında, rengarenk dağ çiçekleri arasından geçen bir koşucunun bıraktığı o güçlü iz zihnimde canlanıyor.

Bulutların üzerindeki bu patikalarda atılan adımlar, bölgesel kalkınma ile geleneksel yaşamı aynı rotada buluşturuyor.
İnsanın doğayla kurduğu bu samimi bağ sadece sportif bir heyecandan ibaret kalmıyor; aynı zamanda Karadeniz’in bir yaylası, doğru bir vizyonla dünya standartlarında kalıcı bir ekosisteme dönüşüyor.
