2026 turizm sezonunun en yoğun dönemine girerken, Rusya ve BDT (Bağımsız Devletler Topluluğu) ülkelerinden gelen turistler, Türkiye turizm sektörünün en önemli misafirleri arasında yer alıyor. Limak Holding Turizm Grubu İcra Kurulu Başkanı ve AKTOB (Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu ile sektörün karşı karşıya olduğu başlıca eğilimleri, seyahat edenlerin değişen tercihlerini, yükselen destinasyonların yarattığı rekabeti ve Yandex gibi dijital platformların Türkiye turizminin büyümesinde nasıl stratejik bir köprü görevi üstlendiğini konuştuk.

Son üç yılda Rusya ve BDT ülkelerinden seyahat edenler arasında Türkiye turizmine olan talepte bir değişiklik gözlemliyor musunuz?
Evet, son üç yılda talebin tamamen değişmesinden ziyade, daha bilinçli ve daha seçici hale geldiğini görüyoruz. Rusya ve BDT ülkeleri Türkiye için hâlâ en güçlü kaynak pazarların başında geliyor.
Türkiye; ulaşım kolaylığı, güçlü otel altyapısı, aile tatiline uygun konseptleri ve hizmet kalitesiyle bu pazarlarda güvenilirliğini koruyor. Ancak artık misafir yalnızca fiyat odaklı karar vermiyor; kalite, deneyim, güvenlik, gastronomi, çocuk dostu hizmetler ve dijital erişilebilirlik çok daha belirleyici hale geldi.
Turistler daha seçici oldu mu? Hangi seyahat seçenekleri ve istikametler yükselişte?
Kesinlikle daha seçici oldular. Misafirler artık ödediği ücretin karşılığını çok net görmek istiyor. Antalya, Side, Belek, Kemer ve Lara klasik gücünü koruyor. Bunun yanında İstanbul’un özellikle aktarmalı trafik ve şehir turizmi tarafında daha fazla öne çıktığını görüyoruz. Ege kıyıları, kültür turları, sağlık ve medikal turizm, kısa süreli premium tatiller ve aile odaklı resort konseptleri de yükselen başlıklar arasında.
Türk turizm sektörü, Rusya ve BDT pazarlarıyla nasıl bir iş birliği içinde? Pazarda hangi rakipleri görüyorsunuz?
Rusya ve BDT ülkelerinden seyahat eden misafirlerin tercihleri incelendiğinde birkaç yıl öncesine kadar Türkiye’nin ardından İspanya, İtalya, Yunanistan, Dubai ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi destinasyonların da ilgi gördüğünü söyleyebiliriz. Son dönemde ise Vietnam ve Mısır gibi destinasyonlar ilave olmuştur. Ancak Türkiye; her şey dahil sistemi, aile odaklı hizmet anlayışı ve sunduğu fayda maliyet dengesiyle bu pazarlarda güçlü konumunu korumaya devam ediyor.
Şu anda turist akışını sürdürmede en etkili kanallar hangileri ve işletmeler bugün turistleri nasıl çekmeli?
Klasik tur operatörleri hâlâ çok etkili. Ancak artık sadece geleneksel satış kanallarıyla ilerlemek yeterli değil. Dijital reklamlar, yerel arama motorları, online seyahat platformları, sosyal medya, yorum yönetimi, influencer iş birlikleri ve doğrudan rezervasyon kanalları birlikte kullanılmalı. İşletmeler bugün yalnızca oda satmamalı; güven, deneyim ve değer sunmalı. Misafire neden Türkiye’yi, neden Antalya’yı ve neden kendi tesisini seçmesi gerektiğini çok net anlatmalı.
Uluslararası ortaklıkların turizm sektörünün büyümesini güçlendirebileceğine inanıyor musunuz?
Kesinlikle inanıyorum. Turizm artık yalnızca konaklama sektörü değildir; ulaşım, teknoloji, dijital pazarlama, veri analitiği, finansal çözümler ve destinasyon yönetimiyle birlikte büyüyen çok yönlü bir ekosistemdir. Uluslararası ortaklıklar hem pazar çeşitliliğini artırır hem de Türkiye’nin marka değerini güçlendirir. Doğru ortaklıklar sayesinde daha fazla turistin yanı sıra daha nitelikli ve daha sürdürülebilir talep de yaratabiliriz.
Yandex gibi yerel oyuncular, seyahat işletmelerinin pazarlar arası köprüler kurmasına ve Rusya ile BDT’den müşterileri çekmesine nasıl yardımcı oluyor?
Yandex; Rusya ve BDT pazarını anlamak açısından çok değerli. Çünkü bu pazarlarda misafirin arama alışkanlıkları, harita kullanımı, yorum okuma davranışı ve dijital satın alma süreci farklılık gösteriyor. Yandex Ads, Yandex Travel, harita servisleri, veri analitiği ve hedefli reklam çözümleri otellerin doğru misafire doğru zamanda ulaşmasını sağlıyor. Bu tür platformlar Türkiye’deki turizm işletmeleri için pazara girişte ve marka bilinirliği oluşturmada güçlü bir köprü görevi görüyor.
Türk seyahat sektörü, özellikle Rusya ve BDT ülkelerinden gelen turistlerin ilgisini canlı tutmak ve bölgeye gelen turist akışını artırmak için neler yapmalıdır?
Öncelikle kalite algısını korumalıyız. Fiyat rekabeti önemlidir ama tek başına yeterli değildir. Rusça ve yerel dillere uygun içerik, hızlı iletişim, dijital görünürlük, aile dostu ürünler, güçlü gastronomi, çocuk konseptleri, sağlık ve spor turizmi gibi farklı ürünler daha fazla öne çıkarılmalıdır. Ayrıca sezonu yalnızca yaz aylarıyla sınırlamadan bahar, sonbahar, kongre, spor, sağlık ve kültür turizmiyle desteklemeliyiz. Türkiye’nin en güçlü tarafı ürün çeşitliliğidir; bunu daha etkili anlatmalıyız.
Sezonun başlangıcından bu yana hangi trendleri gözlemlediniz? 2026 turizm sezonundan ne gibi sonuçlar bekliyorsunuz?
Sezon başından bu yana en belirgin trend, talebin devam ettiği ancak karar alma süresinin kısaldığı yönünde. Misafirler daha fazla karşılaştırma yapıyor, fiyatları daha dikkatli takip ediyor. Ayrıca son dakika rezervasyon eğilimi de artıyor. Buna rağmen Rusya ve BDT pazarlarında Türkiye’ye olan ilgi güçlü. 2026 sezonunda büyük sıçramalardan ziyade dengeli, kontrollü ve kalite odaklı bir büyüme bekliyoruz. Doğru fiyatlama, güçlü tanıtım, dijital pazarlama ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye’nin bu pazarlardaki lider konumunu koruyacağına inanıyorum.
