“Girişimlerin Büyümesine Aktif Katkı Sağlayan Bir Yapı Olmayı Sürdüreceğiz”

By Fortune Türkiye

Önümüzdeki dönemde odak alanlarını daha da netleştirerek ilerleyecek olan Gedik Holding, sanayi teknolojileri, yapay zeka, sürdürülebilirlik ve üretim süreçlerini dönüştüren çözümleri öncelikli alanları arasında belirledi. Sadece yatırım yapan değil; girişimlerin büyümesine aktif katkı sağlayan bir yapı olmayı sürdüreceklerini söyleyen Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik, “Hedefimiz; Türkiye’den çıkan güçlü girişimlerin global ölçekte değer yaratmasına katkı sağlamak” diyor.

Sanayi gibi köklü bir sektörden gelip girişim ekosistemine yatırım yapma kararınız nasıl şekillendi? Bu dönüşümü nasıl tanımlıyorsunuz?

Aslında bunu bir dönüşümden çok doğal bir evrim olarak görüyorum. Sanayi uzun yıllardır üretimin, verimliliğin ve ölçek ekonomisinin merkezinde. Ancak bugün rekabet artık sadece üretim gücüyle değil, teknoloji, hız ve inovasyon kapasitesiyle belirleniyor.

Bu noktada girişim ekosistemi, sanayinin ihtiyaç duyduğu çevikliği ve yenilikçi bakışı sunuyor. Biz de Gedik Holding olarak bu iki dünyayı bir araya getirmeyi stratejik bir zorunluluk olarak gördük. Bu yaklaşımı “sanayi ile girişimin kesişiminde yeni bir değer üretme modeli” olarak tanımlıyorum.

Gedik Eğitim Vakfı (GEV) aracılığıyla hayata geçirdiğiniz GEV Gelecek Zirvesi’nin girişimcilik ekosistemine nasıl bir katkı sağladığını düşünüyorsunuz?

GEV Gelecek Zirvesi’ni sadece bir etkinlik olarak değil, bir buluşma ve etkileşim platformu olarak kurguladık. Amacımız; eğitim, teknoloji ve iş dünyasını aynı zeminde bir araya getirerek gerçek temas alanları yaratmak. Özellikle gençler, girişimciler ve iş dünyası temsilcilerinin aynı masada oturması çok kıymetli. Bu zirve ile ekosistemde eksik olan “nitelikli temas” ve “anlamlı bağlantı” ihtiyacına katkı sağladığımızı düşünüyorum.

Gear Up platformu ile hedeflediğiniz etki nedir? Türkiye’de girişimcilik ekosisteminde nasıl bir boşluğu doldurmayı amaçlıyorsunuz?

Gear Up ile hedefimiz; girişimlerin sadece fikir aşamasında kalmadığı, ölçeklenebilir işlere dönüştüğü bir yapı kurmak. Türkiye’de aslında çok iyi fikirler var ama ölçekleme ve globalleşme aşamasında ciddi bir boşluk olduğunu görüyoruz. Biz bu noktada girişimlere sadece finansal destek değil; mentorluk, sanayi bağlantıları ve pazara erişim imkânı sunarak bu boşluğu doldurmayı amaçlıyoruz.

Özellikle teknoloji ve sanayi süreçlerini iyileştiren girişimlere odaklanmanızın arkasındaki stratejik gerekçe nedir?

Çünkü en büyük dönüşüm potansiyeli tam da burada. Sanayi; verimlilik, maliyet yönetimi ve sürdürülebilirlik açısından ciddi bir dönüşüm ihtiyacı içinde. Teknoloji girişimleri ise bu alanlarda hızlı ve yenilikçi çözümler üretebiliyor. Bu iki alanı birleştirdiğinizde ortaya hem ekonomik değeri yüksek hem de rekabet gücünü artıran bir etki çıkıyor. Biz bu kesişimi stratejik olarak çok kritik görüyoruz.

Yatırım yaptığınız Corezzle Elektronik ve İntechne Teknoloji özelinde sizi en çok heyecanlandıran unsurlar neler oldu?

Her iki girişimde de bizi en çok heyecanlandıran unsur; gerçek bir probleme somut ve uygulanabilir çözümler üretmeleri oldu. Corezzle Elektronik tarafında özellikle derin teknoloji odağı ve güçlü mühendislik yaklaşımı dikkat çekiyor. Bunun yanında Corezzle’ın Gedik Üniversitesi öğrencilerinden çıkmış olması bizim için ayrıca anlamlı.

Bu, aslında eğitimden girişimciliğe uzanan değer zincirinin somut bir çıktısı. Üniversite-sanayi iş birliğinin gerçek bir başarı hikâyesine dönüşmesi bizim için çok kıymetli. Her iki girişimde de ekiplerin vizyonu, problem çözme kabiliyeti ve ölçeklenebilirlik potansiyeli bizim yatırım kararımızda belirleyici oldu.

Büyük ölçekli sanayi şirketleri ile girişimler arasında nasıl bir sinerji yaratılabileceğini düşünüyorsunuz? Gedik Holding bu noktada nasıl bir rol üstleniyor?

Burada en kritik konu karşılıklı anlayış ve doğru entegrasyon. Girişimler hız ve inovasyon getiriyor, sanayi şirketleri ise ölçek, deneyim ve pazar gücü. Bu iki yapıyı doğru şekilde buluşturduğunuzda çok güçlü bir sinerji ortaya çıkıyor. Gedik Holding olarak biz bu noktada bir köprü görevi görüyoruz. Girişimlerin sahada test edilmesini, ölçeklenmesini ve gerçek üretim ortamında değer yaratmasını sağlıyoruz.

Türkiye’de girişim ekosisteminin bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce en büyük fırsatlar ve kırılma alanları neler?

Türkiye’de girişimcilik ekosistemi son yıllarda ciddi bir ivme kazandı. Özellikle teknoloji tarafında güçlü bir insan kaynağı var. Ancak hâlâ ölçekleme, global pazarlara açılma ve uzun vadeli sermaye erişimi gibi alanlarda gelişime ihtiyaç var. En büyük fırsat; bu potansiyeli global oyunculara dönüştürmek. En kritik kırılma alanı ise sürdürülebilir büyüme ve doğru finansman yapılarının kurulması.

Kadın lider olarak hem sanayide hem de girişimcilik ekosisteminde aktif rol alıyorsunuz. Bu iki alanda kadınların temsili konusunda nasıl bir değişim gözlemliyorsunuz?

Son yıllarda çok olumlu bir değişim var. Daha fazla kadının liderlik pozisyonlarında yer aldığını görüyoruz. Ancak özellikle sanayi gibi alanlarda hâlâ gidilecek yol var. Girişimcilik ekosisteminde ise kadın girişimcilerin sayısı artıyor ama yatırım alma oranlarında hâlâ eşitsizlikler söz konusu. Bu nedenle sadece görünürlüğü değil, fırsat eşitliğini artıracak mekanizmaların da güçlenmesi gerektiğine inanıyorum.

Önümüzdeki dönemde GEV ve Gedik Holding’in girişim yatırımları tarafında nasıl bir yol haritası olacak? Yeni sektörler veya odak alanları gündeminizde mi?

Önümüzdeki dönemde odak alanımızı daha da netleştirerek ilerleyeceğiz. Sanayi teknolojileri, yapay zeka, sürdürülebilirlik ve üretim süreçlerini dönüştüren çözümler öncelikli alanlarımız arasında olacak. Bunun yanı sıra, sadece yatırım yapan değil; girişimlerin büyümesine aktif katkı sağlayan bir yapı olmayı sürdüreceğiz. Hedefimiz; Türkiye’den çıkan güçlü girişimlerin global ölçekte değer yaratmasına katkı sağlamak.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...