Tahsilat vadelerini 70-80 günlere indirip mali disiplini seçti. Gebze’de çıkan yüksek mühendislik küresel sahnede yerini aldı. Peki Alarko Carrier %30 ihracat hedefine ‘terzi usulü’ modelle ulaşabilecek mi?
Alarko Carrier’in Gebze’deki fabrikasındayım. Geniş camlarından dışarının puslu silüetine bakan aydınlık ofise geçiyorum. Şirketin CEO’su Cem Akan ahşap masasının yanındaki yeşil yapraklı çiçeklerin hemen yanında gülümseyerek beni karşılıyor. Şirketin standart üreticiliğinin ötesinde ihtiyaca özgü büyüklükte klima santrallerinin üretim hikayesini öğrenmek için buradayım.
“Standart ürünler yerine, katma değeri yüksek klima santrallere yöneldik,” diyor Cem Akan.
Peki enflasyonun yıprattığı bir pazarda, ucuz üretimle rekabet yerine terzi usulü üretimle mali tabloyu düze çıkarmak mümkün mü?

İhracatın Terzi Usulü Kodları
Şirket, Gebze’deki 60.000 m² alanda kurulu fabrikasında standart ölçüleri ihtiyaca göre her defasında değişen klima santralleri, çatı tipi klimalar ve fancoil cihazları üretiyor. Ürünün müşterisi çoğunlukla AVM, hastane ya da otel gibi yapılar.
“İçinin yüzde 50’si boş bir ürün olan klima santrali üretiyoruz,” diyor Cem Akan.
Ürünlerin neredeyse tamamını yurt dışına satıyorlar.
Büyük hacimleri sebebiyle oldukça maliyetli olan bu ürünler uzak coğrafyalara ulaştırmak meşakkatli bir operasyon gerektiriyor.
Yabancı rakiplerin üretimiyle başa çıkmanın yolu, santrallerin o boşluklarını özel mühendislikle dolduracak kâr marjını yüksek tutmaktan geçiyor.
“Kaliteli bir şey yapmak zorundayız ki Avustralya’ya kadar gönderebilelim,” diyor.
Ar-Ge’yi önemsemişler. Ortadoğu’nun LNG tesisleri ya da petrol platformları ile Mozambik’in korozyonlu ortamları için ATEX ve IECEx sertifikalı, patlamaya dayanıklı sistemler geliştirdiklerini söylüyor Cem Akan.
“Müşterilerimiz platforma girdikten sonra 20 yıl bakım gerektirmeyecek kalitede ürün istiyor.”
Katma değerli üretimin şirkete sağladığı güvenilirliğe ve döviz getirisine dikkat çekiyor.
Böylesi özel mühendislik gerektiren sistemler, şirketin küresel arenadaki rekabet gücünü yukarı taşırken, kârlılığa giden finansal toparlanmanın da ana omurgasını oluşturuyor.
“Gebze’deki fabrikamızda ürettiğimiz ürünlerin yaklaşık yüzde 95’i ihraç ediliyor.”
Eskişehir’dekiyle birlikte firmanın iki tesisinde toplam 550 kişi çalışıyor. Fabrikanın maksimum ihracat kapasitesi ise 60-70 milyon dolar seviyesinde.
“Şu anda 30 milyon dolarlardayız.”
Göreve başladığı süreçte yüzde 13-14 olan ihracatın ciro içindeki payı bugün yüzde 18-19 bandına ulaşmış.
“Açıkça söylemek gerekirse amacımız oranı yüzde 30 seviyesine çıkarmak.”

Enflasyon Kıskacında Finansal Kararlar
Makroekonomik dalgalanmalar şirket bilançolarında sarsıntılara yol açarak yönetimsel stratejileri yeniden şekillendirmek zorunda bırakabiliyor.
“Son dört çeyrektir zarar ediyoruz, bunun temelinde enflasyon muhasebesinin etkisi yatıyor.”
Şirketin özellikle son 2 yıldır yaşadığı süreç finansal tabloları zorluyor. Enflasyonun artmasıyla birlikte maliyetler de hızla yukarı tırmanmış.
“İlk dönemlerde üretimin içindeki işçilik payı yüzde 11-12 iken şu anda yüzde 30’lara çıktı.”
Maliyetlerin içindeki ithal girdinin yaklaşık yüzde 60 seviyelerinde dolaşması, denklemi daha da zorlaştırıyor.
“Çelik mesela çok temel bir girdi, yerli üretim olsa dahi dövizle hareket ediyor.”
Rasyonel adımlar atmak zaruri hale gelince şirket tahsilat politikalarında önemli bir değişime gitmiş.
“Türkiye piyasasında 120-150 günlere çıkan ödeme vadelerini 70-80 günlere indirdik.”
Böylece pazar kaybetme riskini göze alarak mali disiplini sağlamayı öne çıkarmışlar.
Şirketin mali seyri borsada işlem gören hissenin fiyatını da yansıyor. Yatırımcının daha ne kadar bekleyeceğini soruyorum.
“Ekonominin toparlanması için 2026 son çeyreği bekliyoruz, borsa yatırımcısının sabırlı olması lazım,” diyor.
Alarko Carrier’in %42,03’üne sahip yabancı ortak Carrier’in Türkiye dinamiklerine bakışını merak ediyorum.
“2023’te Gebze fabrikasını ziyaret ettiler, çok beğendiler,” diyor.
Yabancı sermayenin maliyeti önemsediğini, öngörülebilirliği ise daha da önemsediğine dikkat çekiyor.
“800 milyon dolarlık yatırımı Türkiye yerine Hindistan’a yaptılar.”

Isı Pompası Pazarı Büyümeli
Alarko Carrier, sürdürülebilirlik hedefini üretim süreçlerinin ve kurumsal stratejisinin merkezine oturtuyor. Gerçekleştirilen adımlardan bahsediyor Cem Akan.
“Alarko Holding ile uyumlu şekilde 2050 yılı için sıfır emisyon hedefi açıkladık.”
Şirketin toplam Scope 1 ve Scope 2 emisyonu 14.340 ton CO₂e olarak hesaplanıyor.
“Geçen yıl tüketilen enerjinin yüzde 7,5’ini yenilenebilir kaynaklardan sağladık.”
Eskişehir fabrikasında güneş panelleriyle 700 MWh enerji üretimi sağlanırken, Gebze’deki otomasyon sayesinde 177.000 kWh tasarruf elde ediliyor.
“Ayrıca üretim süreçlerinde kullandığımız suyun yüzde 14’ünü geri kazandık.”
Avrupa’daki yeşil enerji rüzgarı, Türkiye pazarında henüz istenen hıza ulaşamamış.
“Bazı ülkelerde ısı pompasına yüzde 50-60 oranında teşvik veriliyor.”
Fransa’da 130-150 bin adet, Almanya’da 200 bin adet satılan ısı pompaları, Türkiye’de ancak 25 bin adetlik bir pazara hitap ediyor.
“Türkiye’deki 2 milyon adetlik klima pazarına kıyasla bu rakam oldukça zayıf kalıyor,” diyerek hesabı masaya koyuyor.

Şirket sosyal sorumluluk alanında vizyoner projelerle ilerliyor.
“Üç farklı noktada üç okulun iklimlendirme sistemini yeni teknolojilerle değiştirdik.”
Yeşil dönüşümü sahaya yansıttıklarını ifade ediyor.
Sohbetimizi bitiriyoruz.
Ofisten çıkıp ritmik ve metalik seslerinin arasında fabrikayı dolaşıyorum.
Üretim bantlarında işlenen büyük sac levhaların her birinin farklı ebattaki klima santrallerine yaptığı yolculuğu izliyorum.
Küresel rüzgarlara ve içerideki finansal zorluklara karşı Gebze’deki terzi usulü üretim, istenen ihracat rakamına ulaştırabilecek mi acaba?
