ABD’de mart ayı enflasyonu yıllık bazda yüzde 3,3 oranında artınca, Wall Street analistleri, piyasa stratejistleri ve ekonomistler aynı konuda hem fikirdi: Hürmüz Boğazı’nın trafiğe kapanması TÜFE’deki artışın bir numaralı sebebiydi. Pompadaki benzinin, plastikten suni gübreye petrokimyasal ürünlerin fiyatı yüksek kaldıkça, enflasyon oranı da fed’in yüzde 2’lik hedefinin çok üzerinde yer alacaktı. Bu uzmanlar savaş sona erdiğinde enflasyon eğrisinde sert bir düşüş bekliyorlar. Ancak “sürünün dışında” kalan bir ekonomist, bu uzmanların sorunun asıl nedenini ıskaladıkları görüşünde; her ne kadar petroldeki artışa paralel fiyatlar artsa da, burada suçlanması gereken petrol değil.
Bu görüşü ortaya koyan, Johns Hopkins Üniversitesi’nden uygulamalı ekonomi profesörü ve “Para Doktoru” takma adıyla da bilinen Steve Hanke. Hanke şöyle diyor: “Herkes petrol fiyatlarının enflasyona yol açtığından söz ediyor. Her ne kadar ikisi arasında korelasyon olsa da, ilki ikincisinin nedeni değil. Hanke’ye göre, Wall Street her ne kadar yüzde 3,3 oranındaki enflasyonu sürpriz ve savaşın sonucu olarak görse de, aslında bu hiç de sürpriz değil. Kendisi, şubatta hesaplanan üç aylık enflasyonun da tam yüzde 3,3 olduğunu belirtiyor. Steve Hanke, Fortune’a yaptığı açıklamada, “Enflasyon savaştan önce de hızlanıyordu ve savaş bittikten sonra, petrol fiyatları düştüğünde de artmaya devam edecek” dedi. “Cin şişeden çıktı ve artık kısa samanda da tekrar içeri sokmak zor.”
Steve Hanke’ye göre, fiyatları belirleyen halihazırda tanık olduğumuz şoklar değil para arzı. Hanke tezini şöyle açıklıyor: “Benzin ve diğer petrol ürünlerinin fiyatı arttığında, insanlar kiraya, restoranlara ve daha başka şeylere daha az para harcar. Tedarik zincirindeki bozulma yalnızca fiyatları değiştirir, genel enflasyon üzerinde etki yaratmaz.” Para Doktoru’na göre, gerçek suçlu para arzındaki patlama. Kendisi bu durumu şöyle açıklıyor: “Yeni paranın yüzde 80’ini ticari bankalar yaratır. Fed yalnızca yüzde 20’sini oluşturur. Banka kredilerindeki büyük artış fiyat artışlarına da neden oluyor.” Para arzı son iki senede adeta uçuşa geçti ve Hanke de o zamandan beri uyarıda bulunuyor. Hanke, bankaların yarattığı ticari kredinin negatif olduğu 2023 yılında Fed’in enflasyonu düşürmeye çok yakın olduğuna işaret ediyor. Ancak daha sonraki yıl bu ölçüm durumu tersine çevirerek, Mart 2024’te pozitif alana girdi ve şubatta da yüzde 6,6 gibi bir artış hızına ulaştı. Hanke, “Bu devasa bir artış ve mevcut oran da yüzde 2’lik enflasyon hedeflemesini gerçekleştirmekten çok uzak” diyerek devam ediyor. Bir kez daha, banka kredileri para arzında aslan payını oluşturuyor.
Steve Hanke, Japonya’da 1970’lerdeki devasa fiyat artışlarının da modern tarihin en büyük petrol krizinden değil para arzındaki fazlalıktan kaynaklandığını belirtiyor. (Kaynak: Fortune.com)
