Uludağ Enerji, Güney Marmara’da 3,7 milyon aboneye aralıksız elektrik ulaştırıyor. Her yıl altyapı güçlendirmeleri için milyarlarca lira tutarında bütçe ayrılıyor. Karar alma mekanizmasının merkezinde ise 2.946 mahalle muhtarı bulunuyor. Peki, en alt birimden gelen bu mikro veri akışı makro yönetimi nasıl şekillendiriyor?
Uludağ Enerji’nin faaliyet alanı içindeki Bursa , Balıkesir, Çanakkale, Yalova ve beraberinde 8 adayı içine alan yatırım hamlesinin perde arkasını dinlemek üzere şirketin merkezinin bulunduğu Akarsu Plaza’dayım.

Uludağ Enerji Grubu CEO’su Sinan Öktem, lacivert takımı ve mavi desenli kravatıyla masasında oturuyor. Arkasındaki duvarda Texas A&M Üniversitesi diploması ile CFA sertifikası göze çarpıyor. Köşede ise ahşap bir at figürü duruyor.
Kurumsal İletişim Direktörü Yusuf Ziya Yüce, basın ilişkileri uzmanları Burcu Tuncer ve Ahmet Kerem Özdemir bizlere eşlik ediyor.

Milyarlarca liralık enerji yatırımının sokaktaki vatandaşa ve o mahallenin muhtarına nasıl bağlandığını merak ediyorum. Sinan Öktem, ellerini masada birleştirerek izah ediyor.
“Masa başı kararlar sahadaki gerçeği yansıtmıyorsa, o rotayı hızla değiştirmek zorundasınız.”
Bölgenin enerji atardamarının tepesindeki ismin sözleri, rotayı tabandan gelen sesle tayin ettiğine işaret ediyor.
Mikro veriyle kurulan makro oyun
Güney Marmara’da 35 bin kilometrekarelik bir alanda enerji dağıtımı bir veri havuzu gerektiriyor. 4 il ve 55 ilçeyi kapsayan bu devasa ağda; 81 bin 831 kilometrelik hat uzunluğu, 30.453 trafo ve 14.400 adet dağıtım transformatörü ile 2025 yılında tam 14 milyon terawatt saat enerji dağıtımı gerçekleştirildi. Sinan Öktem süreci özetliyor.
“Bizim için en değerli veri, sahadan anlık olarak gelen yerel bildirimlerdir.”
Bununla birlikte, yatırımların nereye yapılacağı yalnızca mühendislik hesaplarına dayanmıyor.
“Muhtarlarımızla kurduğumuz VIP iletişim hattı, trafo veya hat yenileme kararlarımızda pusula görevi görüyor,” diyor deneyimli yönetici.
Bölgedeki 2.946 muhtardan gelen çağrılar, şirketin 10,7 milyar liralık 2026 yılı yatırım bütçesine yön veriyor.
“Bir sokağın enerji ihtiyacını oranın yerel yöneticisinden daha iyi kimse bilemez.”
Sözleri iletişimin gücünü vurguluyor.
Yukarıdan aşağıya inen hantal kararlar yerine, tabandan tavana doğru hızla tırmanan çevik bir yönetim modeli inşa edilmiş. Ulaştıkları başarıyı paylaşıyor.
“2013 yılından beri uyguladığımız bu hat sayesinde memnuniyet anketlerinde ilk üçe yerleştik.”
Kurumsallaşmanın Taşıyıcı Omurgası
Kişilere bağımlı kalmamak, şirketlerin geleceğini garanti altına alan en temel unsurlardan biridir. Sinan Öktem kurumsallaşmanın önemine değiniyor.
“Bir kişi ayrıldığında yerine kimin geçeceğinden ziyade, sistemin kendi ayakları üzerinde durabilmesi çok daha önemli.”
Uluslararası ortaklık kurumsal kültürün yaygınlaşmasında etkili bir faktör. Yabancı yatırımcı Actis ile sağlanan uyum, karar alma hızını artırmış.
“Yeni bir mevzuat değişikliğinde saatler içinde reaksiyon gösterip kurumumuzu hemen uyumlu hale getiriyoruz.”
İş güvenliği ve hukuki süreçlerde sağlanan standart, yöneticilerin geceleri rahat uyumasını sağlıyor. Oluşturdukları yapıyı anlatıyor.
“Çıtayı sürekli yukarı taşıyan, bizi zorlayan ama bir o kadar da güvende hissettiren bir sistem kurduk.”
Kuşkusuz bu dönüşüm, sahada ve ofiste 7/24 omuz omuza görev yapan 2.993 çalışanın ekibin doğru isimlerden oluşmasıyla mümkün hale geliyor. Yetenek seçimindeki kıstasını paylaşıyor.
“Benim için en önemlisi, çalışma arkadaşımın içindeki o başarma arzusunu hissedebilmektir.”

Rakamların ötesindeki ekosistem
Elektrik dağıtımı yalnızca kablolar ve trafolardan ibaret bir altyapı operasyonu değildir. Doğaya dokunan bir tarafı da var. Ekosisteme verdikleri önemi paylaşıyor Sinan Öktem.
“Leylekler için özel yuvalar tasarlayıp onların göç yollarındaki güvenliğini sağlıyoruz.”
Orman yangınlarına karşı alınan tedbirler de bakım bütçesinin aslan payını oluşturuyor. Sürdürülebilirliğin altını çiziyor.
“İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için şebekemizi sürekli zorlu hava koşullarına uygun hale getiriyoruz.”
Çocukların enerji bilinciyle büyümesi, şirketin sosyal yatırımlarının merkezinde bulunuyor. 2018 yılından bu yana 520 okulda 41.000’in üzerinde öğrenciye ulaştıkları eğitim vizyonunu aktarıyor.
“Karagöz ve Hacivat oyunlarıyla onlara enerji tasarrufunu kendi dillerinde anlatıyoruz.”
Bunun yanı sıra 2017 yılında başlayan ve sektöründe öncü olan “Trafolar Konuşuyor” projesiyle, kadına şiddetten organ bağışına, emniyet kemerinden madde bağımlılığına kadar farkındalık gerektiren birçok konu 75 trafoda sanatla birleştirilerek kamuoyuna sunuluyor.
Yalnızca insanlara ve kuşlara yönelmiyorlar, sokaktaki diğer canlılara da el uzatıyorlar. Şirketin vicdani pusulasını özetliyor.
“İşlem merkezlerimizin önüne koyduğumuz mama kaplarıyla dört mevsim sokak hayvanlarının yanında oluyoruz.”

Sahadaki zorlu coğrafya mücadelesi
Sohbetimize ara verip, alanda yapılanları yerinde gözlemek için yeşillikler içindeki eğitim sahasına geçiyoruz. UEDAŞ Teknik Eğitim Uzmanı Nimet Türkoğlu, çalışmalar hakkında bilgi veriyor.
“Teorik bilgileri burada zorlu saha şartlarına uyarlayarak personelimizin yetkinliğini artırıyoruz.”
Yüksek iletim direklerinin altında sistemi inceliyorum.

“Hata payının sıfır olduğu bir iş yapıyoruz, bu yüzden eğitim sahamız gerçek hayatın küçük bir simülasyonudur,” diyor Osmangazi İşletme Bakım Mühendisi Oğuzhan Bayram.
Gökçeada, Bozcaada, Avşa ve Marmara’nın da içinde olduğu yerleşimi olan 8 adaya deniz altından çekilen 70 kilometrelik kablolar, mühendisliğin sınırlarını zorlayan bir diğer detayı oluşturuyor.
Adalar arası iletişim ve enerji altyapısı, yeraltı kablolarının kurşunla izole edilerek sondaj gemileri aracılığıyla deniz tabanına döşenmesiyle sağlanmış.
1988 yılında Gökçeada ile Bozcaada arasında kurulan fiber optik bağlantı o dönemde Türkiye’de gerçekleştirilen en uzun denizaltı kablosu olma özelliği taşıdığını belirtiyor. Görünmez emeği tarif ediyor CEO Sinan Öktem.
“Sondaj gemileriyle deniz tabanına döşenen hatlar sayesinde uç noktalara enerjiyi ulaştırıyoruz.”
Yeni kurulan grup şirketi Zirve’den bahsediyor, piyasaya yeni bir soluk getireceğini söylüyor.
“Rüzgar santralleriyle portföy oluşturup iletim sistemindeki dengesizliği azaltacağız.”
Sohbetimiz bitiyor.
Sahadaki bahar rüzgarı sarı yeleğimi dalgalandırıyor.
Ben ise arkamda duran yüksek gerilim hatlarının o ince uğultusunu dinliyorum.
