Petrolde Yukarı, Global Büyümede ve Hisse Senetlerinde Aşağı Yönlü Riskler Görülüyor

By Fortune Türkiye

Yapı Kredi Yatırım Yatırım Stratejileri Müdürü Hakan Halaç, son dönemlerde yükselen petrol fiyatlarına değinerek beraberinde getirdiği risklerden ve fırsatlardan bahsetti.

Petrolde yükseliş beklemediğimiz bir arz şoku ile geldi… Petrol fiyatları 2025’de OPEC+ konsorsiyumunun ısrarlı üretim artışları, ABD’de rekor üretim, Trump tarifelerinin yarattığı belirsizlik ve global ticaretin yavaşlaması ile %20 üzerinde geriledi. Ancak Mart ayı ile beraber biz, OPEC üretim artışlarının sonlanması, global talebin güçlenmesi, Çin gibi aktörlerin stoklama eğilimi ve mevsimsel olarak artan talep etkisi ile fiyatlarda $80 seviyelerine doğru bir yükseliş bekliyorduk. Ancak bu yükseliş İran’daki savaş ve hiçbir krizde görmediğimiz şekilde Hürmüz boğazının kapanması ile geldi. Global arzın 105 milyon varil civarında olduğu bir dönemde, arzın yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz boğazının kapanması bir lojistik darboğazına ve global petrol üretiminin yaklaşık üçte birini sağlayan Arap yarımadasında üretim aksaklığına neden oldu.
Hürmüz boğazının kapanması 7-8 milyon varil arz açığına sebep olabilir… Hürmüz boğazından geçen tanker sayısı %90 üzerinde azalırken, Suudi Arabistan Doğu-Batı petrol boru hattı ve Kızıldeniz’deki Yanbu limanı, BAE Fujairah limanı, Irak ise Kerkük-Ceyhan boru hattının tekrar açılması baypas edebilir. Ancak İran’ın bu alternatif rotalara saldırıları bu kapasiteyi sınırlandırabilir. Geçmişteki arz şoklarının 5 milyon varil civarında bir arz düşüşüne neden olduğu düşünüldüğünde, 7-8 milyon varile yaklaşacak bir şokun benzeri tarihte görülmeniş bir krize işaret ediyor.
Yüksek global envanter ve stratejik rezervler zaman kazandırıyor…. Geçtiğimiz sene üretim artışlarıyla global envanter 477 milyon varil veya günde ortalama 1.3 milyon artmış olması, kısa vadeli arz şoklarına karşı direnç sağlıyor. Burada en büyük iki tüketici olan ABD ve Çin’e baktığımızda, ABD’nin 13,5 mb/d ile en büyük global üretici olması ve enerji bağımsızlığına sahip olması, Çin’in 1,4 milyar stoğu ve hala İran kargolarını alabiliyor olması arz şokuna toleranslarını artırıyor. IEA’ın rezervlerden 400 milyon varillik rekor petrol bırakma planı fiziki piyasayı nispeten rahatlatsa da, bu akış kapasitesi günlük 2 milyon varil civarında olabilir ve potansiyel arz açığını karşılayamayacaktır.
Grafik
Ancak kalıcı çözüm için boğazın açılması veya petrolde talep yıkımı gerekiyor… Her ne kadar Rus petrolüne yönelik kısıtlamaların kaldırılması, stratejik rezervlerden rekor miktarda petrol bırakılması, yüksek seviyelerdeki global envanterin yarattığı tampon, Arap yarımadası dışında ülkelerden gelecek arz artışları, Hürmüz boğazını by-pass edecek rotaların lojistik sıkıntıları hafifletmesi, Asya’ya gidecek bazı tankerlere İran tarafından izin verilmesi gibi gelişmeler arz kaybını kısmen hafifletse de, bu dinamiklerin toplam olumlu etkisi dahi, Hürmüz Boğazının kapatılması ile yaşanacak potansiyel kaybın tarihteki en büyük arz şoku olmasının (günlük 7-8 milyon varil) önüne geçemiyor.
Dolayısıyla yukarıda sıraladığımız geçici çözümlerin etkisi sınırlı olacaktır ve kalıcı bir çözüm ile enerji piyasasının rahatlaması için iki opsiyon kalıyor;
I. Kısıtlanan arz kadar talebin törpülenmesi ile tekrar arz/talep dengesinin sağlanması
II. Bir ateşkes anlaşması ile boğazdan tekrar tankerlerin ve diğer kuru yük gemilerinin geçişine olanak sağlanması
Birinci seçenek talep yıkımı için daha yüksek ($150+) fiyatlar gerekebilir… Talep düşüşü ile dengelenme, sıkıntılı ve resesyona neden olabilecek ideal olmayan çözüm…Politik bir çözümün bulunamaması ve sürecin uzaması durumunda piyasa kendi dinamikleri ile dengeye gelmeye çalışacaktır ve bunun da tek çözümü fiyat artışlarıyla oluşacak talepte hızlı bir törpülenme olacaktır. Global talebin arz kesintilerine neden olacak günlük 7-8 milyon varil gerilemesi petrol fiyatlarının daha da yukarıya tırmanması ile yaratılabilir. Ancak bu seçenek bir çok enerji ithalatçısı ülke ekonomisinde daralmalara, dislokasyona ve ABD’de bir resesyona neden olacaktır. Geçmiş resesyonlarda petrolde %5’e yaklaşan talep düşüşleri yaşanmıştı. Brent ve WTI gibi sık kullanılan likid kontratlara sahip benchmarklar dışındaki bazı ham petrol enstrümanlarının spot ve yakın vade fiyatlarının $150 üzerine çıkması da dengelenmenin daha yüksek seviyelerde olabileceğini gösteriyor. Bitmiş ürün tarafında da gemi ve uçaklarda kullanılan jet yakıtı, fuel oil gibi akaryakıt fiyatları da popüler benchmarkların çok üzerinde parabolik artmış durumda.
Grafik
İkinci seçenek olan ateşkes için net bir patika yok, İran Hürmüz kozunu kullanıyor… İsrail ve İran barış için ortak bir noktada buluşmaktan uzaklar. İsrail savaş sırasında gerçekleşme ihtimali düşük olan bir rejim değişikliği isterken, İran’da az sayıda karar alıcı mevcut rejimi koruyarak bu saldırıların tekrarlanmamasını garantiye almak istiyor. İran bir süre daha Hürmüz boğazı vasıtasıyla petrol fiyatları üzerinden ele geçirdiği kaldıracı kullanmak isteyebilir.
ABD ise bu noktada savaşın sonlanmasını en çok isteyen aktör ve İsrail ile amaçlarının farklı olduğu giderek ortaya çıkıyor. ABD’de yüksek enerji fiyatlarının enflasyona, tüketicilerin bütçesine ve ekonomik aktiviteye olumsuz etkisi, hisse senetlerindeki düşüşün tüketicilerde zenginlik efektini aşındırması ve tüketime yansıması, savaşa karşı olan görüşlerin hükümete tepkiyi artırması gibi faktörler, Cumhuriyetçilerin Kasım seçimlerinde Kongre’nin her iki kanadını da kaybetmesine yol açabilir. Petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalıcı olmaya başlaması giderek ekonomide daha fazla hissetmeye başlayacaktır. Nitekim mal taşımacılığında önemli bir yakıt olan dizel fiyatları $5 üzerine tırmanırken, bu son dönemde yükselen ÜFE’ye yansıyacaktır. Bir yıllık başabaşlarda gördüğümüz sert yükselişin enflasyon beklentilerinde bozulmaya işaret etmesi de, krizin etkisinin giderek belirginleştiğini gösteriyor.
Grafik
Her ne kadar ilk etapta enerji fiyatlarındaki artışa odaklanmış olsak da, boğazın kapalı kalması petrokimya ürünleri, gübre, alüminyum gibi bir çok hammadde ve tarımsallarda sıkışıklık yaratıyor. Çip üretimi için gerekli olan helyumun global arzının yaklaşık üçte birinin Katar’dan geliyor olması da bu tarafta sıkışmalara yol açabilir. Bu da dolaylı olarak ABD’deki teknoloji şirketlerinde, özellikle çip ve donanım hisselerinde ve dolayısıyla da S&P 500 ve Nasdaq gibi teknoloji ağırlıklı endekslerde baskı yaratabilir.
İran’ın tutumu politik bir çözüm ve piyasaların rahatlaması için kritik… İran’ın savaşı diğer bölge ülkelerine yayma ve enerji ve hammadde maliyetlerini global bazda bütün ülkeler için mümkün olduğu kadar pahalı hale getirmek isteği, savaşın daha da uzamasına neden olabilir. İran aynı zamanda savaş sonrasında yuan bazlı alınan petrolün geçişine izin vermesi ve bölgede ABD tahvillerine yatırım yapan kuruluşların hedef alınacağı gibi açıklamalarla 1970’lerden bu yana doların rezerv para birimi statüsünü perçinleyen ve bütçe açıklarının finansmanına yardımcı olan petrodolar sistemini de hedef alıyor. Bu noktada bir ateşkesin tesis edilmesi için İran’dan gelecek mesajları yakından takip edeceğiz ve burada somut bir mesaj veya adım görmeden yatırımcıların petrolde bir gevşeme ve riskli varlıklarda yükseliş beklentisi konusunda temkinli davranmaları gerekiyor.
Para politikası ve FED’in bu gelişmelere etkisi çok sınırlı… FED yeni petrol varilleri yaratamadığı için krize etkisi sınırlı… Geçmişte yaşanan krizlere para politikası ile hızla müdahale ederek likiditeyi artıran ve parasal genişleme yoluyla ekonomik aktivitedeki sert daralmalara tampon etkisi yapan FED’in ve global merkez bankalarının bu krize etkisi sınırlı olacaktır. Merkez bankalarının parasal tabanı genişlettikleri gibi petrol arzında yeni varil yaratarak bir gelişmeye sebep olamamaları ve enerji krizinin fiyatlara olan etkisi ile enflasyon beklentilerini sıçratması, para politikalarının etki alanını sınırlı tutuyor.
Enflasyon şoku kısmen fiyatlanırken, büyüme şoku fiyatlanmıyor… Boğazın açılması petrol, doğal gaz ve LNG gibi ürünlerin fiyatlarında sert bir düşüşe yol açacaktır. Ancak Arap yarımadasında kaybedilen üretimin normalleşmesi uzun süre alabilir ve durdurulan üretim kuyularda basınç kaybı ile rezervlere olumsuz yansıyabilir. Dolayısıyla fiyatlar beklenenden daha yüksek bir banda oturabilir. Burada kriz sonrasında ülkelerin stoklama eğiliminin ne seviyede olacağı, navlun maliyetlerinin ve sigorta maliyetlerinin ne olacağı ve önemli bir arz şokunun yaratacağı risk primini şimdiden tahmin etmek kolay değil. Özellikle global envanterin harcandığı ve üretimin arkadan geldiği bir ortamda fiyatlar beklenen seviyelerin çok üzerinde daha uzun süre kalabilir. Petrol fiyatlarının $80 ve üzeri gibi yüksek seviyelerde kalması, global ekonomide ve petrol ithalatçılarında durgunluğa, bazı merkez bankalarının enflasyonu göz önüne alarak para politikalarında sıkılaşmaya gitmesine neden olabilir. Sıkılaşan finansal koşullara tüketicilerin defansif duruşa geçmelerini eklediğimizde büyüme bir çok ekonomide hızla eksiye gidebilir. Nitekim ABD’de getiri eğrisinde bunun yansımalarını görüyoruz ancak hisselerde henüz fiyatlanmıyor.
Grafik
Piyasa oyuncuları yükselişe hazırlıksız yakalandılar… Opsiyon ve vadeli piyasalara baktığımızda yatırımcıların bu krize hazırlıksız yakalandıklarını ve savaşın başlarında petroldeki yükselişi geçici olarak fiyatladıklarını görüyoruz. Petrolde geçtiğimiz sene yaşanan düşüşler ve şişkin envanter yatırımcılarda düşüşün devamına yönelik put opsiyonu alımlarını ön plana getirmişti ancak 2026 ile beraber bunun değiştiğini ve call opsiyonlarına artan talep ile beraber call primlerinin daha pahalı hale geldiğini görüyoruz. Vadeli piyasalarda spekülatif pozisyonlanmaya baktığımızda da, geçtiğimiz sene kısaya doğru giden pozisyonların son haftalarda agresif bir şekilde uzun pozisyonlara döndüğünü görüyoruz. Burada spekülatif oyuncuların yanı sıra, operasyonlarında yakıt masraflarının önemli yer tuttuğu havayolları gibi şirketlerinde düşük hedge oranları(ABD’de özellikle oldukça düşük) ile bu yükselişe yakalandıkları ve bunun net kara etkisini görecekleri unutulmamalı.
Grafik
Portföyler için öneriler… Bu noktada yatırımcıların temkinli kalmaları doğru olacaktır. S&P 500’de bir tepki sonrasında 6,000-6,200 bandına doğru geri çekilme potansiyeli olabilir ancak bu düşüşler seçilmiş hisselerde alım fırsatları yaratacaktır. Diğer taraftan risk iştahına korelasyonu son dönemde giderek artan petrolde yükselişin henüz bitmemiş olabileceğini düşünüyoruz. Hürmüz’ün kapalı ve petrol ve gaz fiyatlarının yüksek kalması, her geçen gün global bir resesyon riskini canlı tutarken, merkez bankalarının bu tarz bir arz şoku ile gelebilecek krize cevaplarının sınırlı olacağı unutulmamalı.
– Makul değerlemelere sahip, petrol odaklı bağımsız enerji üreticileri ve rafineriler eklenebilir (geçtiğimiz haftalarda güncellediğimiz model portföyümüze Vista Energy’i eklemiştik)
– ABD’de petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artış paniği ile nükleer enerji odaklı üretim yapan elektrik üreticilerindeki satışlar (portföyümüzde Constellation Energy var) fırsat yaratıyor
– Fosil yakıtlardaki artışa karşılık alternatif enerji(solar, depolama) hisseleri sınırlı hareket etmiş durumda ve petrol fiyatlarının yüksek bir banda oturması bu hisselere olumlu yansıyacaktır (First Solar solar sektörde en beğendiğimiz ve geçtiğimiz senelerde model portföyümüzde tuttuğumuz bir hisse)
– LNG tarafındaki sıkışıklığın daha kalıcı olmasına yönelik taşımacılık ve altyapı tarafında hisseler değerlendirilebilir (Golar LNG ilgimizi çeken bir hisse)
– Spekülatif pozisyonlarda satışa gidilerek bir miktar nakit yaratılabilir
– Zorunlu tüketim gibi defansif alanlar geride kalmış durumda, bir miktar burada ağırlık artırılabilir (model portföyümüzde PhilipMorris var)
– Teknolojide yazılım hisseleri gibi son dönemdeki panik satışları ile ucuzlamış ve değer yatırımcılarının hedefi haline gelmiş alanlar değerlendirilebilir (Autodesk ve Spotify son eklediğimiz hisseler)
– Kısa pozisyonlar veya put opsiyon alımı için havayolları gibi gerek savaş ortamından gerekse de petrol fiyatlarındaki yükselişten olumsuz etkilenecek ve düşük hedge oranlarına sahip sektörler düşünülebilir
– Tarımsallar tarafında tedarik zincirindeki aksamalar sınırlı fiyatlanıyor ve bu taraftaki varlıkların portföy çeşitlendirme etkisi de cazip bir nokta
– Altında hafta başında gördüğümüz gibi sert düşüşlerin ($4000 seviyeleri) fırsat yarattığını düşünüyoruz.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...