Four Seasons Sultanahmet Tarihi Yarımada’yı Gastronomi Rotasına Dönüştürebilir mi?

By Fortune Türkiye

Tarihi Yarımada, tartışmasız yabancı turistin kalesidir. Kalenin göbeğindeki 1918 yapımı eski hapishane binası ise şimdilerde ödüllü restoranıyla yerli misafir oranını hızla yukarı taşıyor. Michelin Anahtarı gibi uluslararası ödüllerle öne çıkan Four Seasons Sultanahmet, yaklaşımıyla hem bir konaklama noktası hem de Tarihi Yarımada’nın gastronomi merkezine dönüşmeye aday. Peki, bir zamanlar İstanbullunun kapısından girmek istemediği bu bina, nasıl oldu da şehrin en gözde lezzet destinasyonuna dönüştü?

Four Seasons Hotel Sultanahmet’in tarihi koridorundan geçerek, kalbindeki Avlu restoranın kapısından içeri giriyorum.

 İçeride ahşap tavan detaylarından yayılan sıcak sarı ışık, etrafında gülen yüzlerin toplandığı birazdan oturacağım yuvarlak yemek masasını aydınlatıyor.

Arka tarafta bakır tavalarla süslü çini duvarın önünde, mutfak ekibi hummalı bir hazırlık içinde.

Executive Chef Özgür Üstün’ün hünerli elinden çıkan yemeklerle misafirler iftarını açacak.

Four Seasons Hotel Sultanahmet Otel Müdürü Serap Akkuş ile sohbet ediyorum.

Four Seasons Hotel Sultanahmet Otel Müdürü Serap Akkuş

“Sadece Sultanahmet’te bulunmak bile insanı manevi olarak doyuruyor,” diyor.

İstanbullular şehrin karmaşasından kaçınmak adına eski şehre inmekten uzun zaman imtina etti. Peki insanları unuttukları bu tarihi sokaklara geri çağıran ne oldu?

Lezzet odaklı yeni bir kimlik

“Modern Anadolu mutfağı fikrini ve yiyecek içecek konseptini, dört yıldır beraber çalıştığımız Özgür Şef hazırladı,” diyor Serap Akkuş.

Avlu, otel müşterilerinin ötesine geçerek dışarıdan gelen lezzet tutkunlarına da güçlü şekilde hitap ediyor.

“Ramazan özelinde yerli misafir ağırlıklı olsak da normalde restoranımızın misafir profili yüzde 50 yerli, yüzde 50 yabancı.”  

Menüde yer alan ballı mahmudiye ve ızgara dana şaşlık gibi seçenekler, geleneksel tatların modern dokunuşlarla harmanlandığını gösteriyor.

“Burası Michelin rehberinde ve Gault & Millau’da yer alan, bilinirliği yüksek ödüllü bir mekan.”

Gastronomi dünyasındaki bu onay, özel bir akşam yemeği deneyimi yaşamak isteyenleri doğrudan tarihi avluya çekiyor.

“Sahip olduğumuz ödüller ve bilinirliğimiz, restoranımıza gelenlerin sayısını daha da çoğaltıyor.”

Zamanı yavaşlatan hizmet anlayışı

Yapının 1918 yılına uzanan köklü geçmişi, yönetim anlayışını ve sunulan hizmetin ritmini doğrudan şekillendiriyor.

“Buranın ruhunu düşünerek ve binanın tarihine saygı duyarak organizasyonlar yapıyoruz.”

Servis personelinin misafirlere yaklaşımı da bu tarihi dinginliği yansıtacak biçimde titizlikle kurgulanıyor.

“Sakin, hiçbir zaman aceleye getirmeyen ve bu özeni hissettiren bir servis şeklimiz var.”

Günümüzde lüks beklentisi, şatafatlı gösterişin ötesine geçerek sadeleşmiş ve kişiselleştirilmiş deneyime dönüşüyor.

“Lüks kesinlikle her şeyin en iyisi demektir, ama mümkün olduğu kadar sade ve ulaşılabilen formatta.”

Sözleriyle misafirlerin iyi bir yemeğin yanında, bulundukları şehrin yerel ritmini de yakından hissetmek istediklerine dikkat çekiyor, Serap Akkuş.

“Gerçekten detayları düşünerek onlara hazırladığımız her şey, asıl farkı yaratan unsur,” diyerek felsefelerini açıklıyor.

Küresel marka ve yerel dokunuş

Uluslararası bir markayı İstanbul’un en tarihi yerleşiminde yönetmek, yerel kültürle organik bir bağ kurmayı gerektiriyor.

“Çalışanların yüzde doksan dokuzu Türk ve kendi kültürümüzü yansıtarak misafirlerin isteklerini karşılıyoruz.”

Sultanahmet konumu bu kültürel dengeyi kusursuzca sağlıyor.

“Global markayı yerel kültürle dengelemek, bizim otelimiz özelinde çok büyük bir avantaj yaratıyor.”  

Başarının ardındaki asıl ölçüt ise rakamsal verilerin ötesinde misafirlerin zihninde bırakılan kalıcı izlerle belirleniyor.

“Misafirin hafızası otelin doluluk oranını kendiliğinden yükseltiyor.”

Ulaşılan yüksek memnuniyet düzeyine işaret ediyor.

Tarihi mirasa karşı sorumluluk

İstanbulluların eski şehre inme alışkanlıkları, Avlu gibi nitelikli mekanların varlığıyla doğrudan değişime uğruyor.

“Kapıdan içeri girdiğimde, İstanbul’un koşturmacasından uzaklaşıp başka bir dünyaya geçiyormuşum gibi hissediyorum.”

Böylesi bir tarihi bölgede hizmet üretmek, beraberinde çok yönlü ve ince duyarlılık gerektiriyor.

“Sultanahmet’te otelci olduğunuz zaman tarihe, çevreye ve ülkenin itibarına karşı büyük bir sorumluluğunuz oluyor.”

Misafirlerden alınan samimi geri bildirimler, bütün bu yoğun mesainin en değerli karşılığı olarak kabul ediliyor.

“Misafirlerin bize yazdıkları ve yüz yüzeyken paylaştıkları notlar, bütün ekibimizin en çok gururlandığı anlar.”

Samimi yaklaşım insanların kendilerini evlerindeki kadar rahat hissetmelerini sağlıyor.

“Buradan ayrılan misafirlerimiz ‘Artık benim de burada bir ailem var’ duygusuyla kapıdan çıkıyor.”

Sözleri başarının sırrını ele veriyor.

Sohbetimiz bitiyor.  

Önümde duran çay bardağından ince bir duman havalanıyor.

Fazla yükselemeden kayboluyor.

Avlu’nun ahşap kapısından dışarı çıkıyorum.

Sultanahmet meydanına doğru yürüyorum.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...