Yazılım İhracatında İddialı Hedefler

By Fortune Türkiye

Evo Holding Yönetim Kurulu Başkanı Evren Yaşlak, geliştirdikleri ürünlerin yurtdışında büyük ölçüde talep gördüğünü belirtiyor. Önümüzdeki beş yılda, ihracatın cirodaki payının yüzde 80’e çıkarılması hedefleniyor. PwC projeksiyonlarına göre yapay zekanın 2030 yılına kadar küresel ekonomiye 15,7 trilyon dolar katkı sağlaması bekleniyor. İşte bu devasa pastadan pay almayı hedefleyen şirketler, etkili projeleriyle öne çıkmayı hedefliyorlar. Bu şirketlerden biri de Evo Holding. Holding özellikle ihracat odaklı çalışmalarıyla dikkat çekiyor.

Yeni Bir Platform

Evo HoldingYönetim Kurulu Başkanı ve yazılım mühendisi Evren Yaşlak da geliştirdikleri yazılımlarla bu devasa pastadan pay almayı hedeflediklerini söylüyor. Yaşlak, “Geliştirdiğimiz platform; mobil uygulama ekonomisi ile yapay zekanın karar verici gücünü bir araya getiriyor. Biz buna “Bütünleşik Zeka (Composite AI)” diyoruz. Hedefimiz kullanıcı başına düşen veri değerini artırıp, dünyaya yüksek teknoloji ihraç eden ölçeklenebilir bir SaaS altyapısı kurmak” diyor. Bugün enerji maliyetleri ve enflasyonist baskıların hem hanehalkını hem de işletmeleri zorladığını vurgulayan Yaşlak, geliştirdikleri akıllı yaşam çözümlerinin doğrudan ekonomik fayda ürettiğini ifade ediyor. Geleneksel akıllı ev sistemlerinden farklı olarak, kendi geliştirdikleri derin öğrenme algoritmalarının tüketim alışkanlıklarını analiz ettiğini belirten Yaşlak, böylece enerji kullanımını minimum düzeyde tuttuklarını vurguluyor. Yaşlak, geliştirdikleri sistem hakkında şu bilgileri veriyor: “Pilot uygulamalarımızda, hane başına yüzde 22–30 arası doğrudan enerji tasarrufu, işletmelerde operasyonel enerji giderlerinde çift haneli düşüş ve ortalama geri dönüş süresi 8–14 ay. Türkiye’nin enerji ithalat faturasının büyüklüğü düşünüldüğünde, bu yaklaşım sadece bireysel değil, makroekonomik ölçekte de stratejik bir kazanım anlamına geliyor.”

Teknoloji Geliştirdi

Küresel sağlık harcamalarının artık sürdürülebilir sınırları zorladığını kaydeden Yaşlak, özellikle kronik hastalıkların hem bireylerin yaşam kalitesini düşürdüğünü hem de kamu ve sigorta sistemleri üzerinde ciddi maliyetler oluşturduğunu hatırlatıyor. World Health Organization verilerine göre kronik hastalıkların küresel ekonomik yükünün trilyonlarca dolar seviyesinde olduğunu kaydeden Yaşlak, geliştirdikleri yapay zekanın giyilebilir teknolojilerden gelen verileri analiz ederek, sağlık risklerini kriz oluşmadan yüzde 90’a varan oranda öngörebildiğinin altını çiziyor. Böylece sigorta şirketleri için tazminat ödemelerinde yüzde 15–20 azalma potansiyeli sunduklarına dikkat çeken Yaşlak, geliştirdikleri bu teknolojinin, yaşlanan dünya nüfusu için küresel ölçekte ihraç edilebilir stratejik bir ürün olduğuna işaret ediyor.

Verimlilik Artışı

McKinsey & Company araştırmalarının, yapay zeka kullanan şirketlerin nakit akışlarını yüzde 120’ye kadar artırabildiklerini ortaya koyduğunu dile getiren Yaşlak, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Bizim farkımız; İK, satış, operasyon ve finans verilerini silo olmaktan çıkarıp tek bir nöral karar mekanizmasında birleştirmemiz. Yöneticilere sadece tablo sunmuyoruz; ‘Bu kararı alırsan kârlılığın yüzde 5 artar’ diyen bir karar destek altyapısı sunuyoruz. Böylece operasyonel giderlerde ciddi düşüş, çalışan verimliliğinde ölçülebilir artış ve bunun da bilançoya doğrudan yansıyan kârlılık etkisi oluyor. Hedefimiz yalnızca değerleme üzerinden bir “unicorn” çıkarmak değil; Türkiye’nin teknolojik egemenliğine katkı sağlayan, Deep Tech alanında küresel bir marka inşa etmek. Önümüzdeki 5 yılda gelirlerimizin yüzde 80’ini ihracattan elde etmeyi, platformumuzu 30’dan fazla ülkede lisanslamayı ve Türkiye merkezli bir global SaaS ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz.”

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...