Baykar, 2.5 Milyar Dolarlık Gücüyle Şimdi de Uzay Ekonomisini mi Hedefliyor?

By Fortune Türkiye

Gelirlerinin yüzde 88’ini ihracattan elde eden, 2025’te 2,5 milyar dolar ciroya ve 37 ülkeye ulaşan bir yapının önünde duruyorum. Hadımköy’deki bu fütüristik kampüsün steril koridorlarında, savunma sanayisinin ötesinde; uzay ve kentsel ulaşımı hedefleyen, kamuoyunun henüz tam bilmediği yeni bir ticari evren inşa ediliyor. Peki, küresel teknoloji ligini zorlayacak asıl formül bu duvarların ardında saklı olabilir mi?

Özdemir Bayraktar anısına hazırlanan “Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti” belgeselinin özel gösterimi için Hadımköy’de, Baykar’ın ana yerleşkesindeyim.  Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi’nin kapsından atriyuma giriyorum.

Gözüm, zeminden tavana kadar DNA sarmalı gibi yükselen ahşap kaplama merdivenlere ve katları birbirine bağlayan şeffaf cam korkuluklara takılıyor.

Burası soğuk metal yığınlarının olduğu, gri duvarlı klasik bir savunma sanayi fabrikasına hiç benzemiyor. Aksine, ahşabın sıcaklığı ve turuncu detayların enerjisiyle Silikon Vadisi’ndeki yeni nesil teknoloji üslerini çağrıştırıyor.

Etrafımdaki kalabalıkta bir tarafta anma hüznü diğer tarafta geleceğe dair bir heyecan var.

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar

Kürsüde Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar babasının mirasından bahsediyor.

“Rüzgar ne yönden eserse essin, o doğru bildiği yoldan asla sapmadı.”

Cümleleri, kurucunun duruşuna atıf yapıyor.  

Sözleri beni düşündürüyor. İçinde bulunduğum modern mimarinin ve milyar dolarlık ihracat rakamlarının ötesinde, yapının ruhuna odaklanıyorum.

Karadeniz’in balıkçı köyünden çıkan bu vizyon, acaba küresel sermayenin ve rekabetin sert dişlileriyle nasıl başa çıkıyordu?

Garipçe’den yükselen kıvılcım

Özdemir Bayraktar belgeseli duygu yüklü olduğu kadar, aynı zamanda Baykar’ın bugün ulaştığı boyutun kodlarını da veriyor.

Selçuk Bayraktar, babasının yolculuğunu anlatıyor.

“Bir kıvılcım olarak başladı, meşaleye dönüştü.”

Bahsettiği aslında Baykar’ın iş yapış modelini özetliyordu. Sonuçtan ziyade süreç odaklı bir usta disiplini.

Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, babasını tanımlıyor.

“Bir adaletsizlik gördüğünde keskin duran bir karakterdi.”

Sözleri, Baykar’ın küresel pazardaki hızlı büyüme stratejisinin arkasındaki etik omurgayı işaret ediyor.

Salondaki ışıklar yandığında geçmişin duygusallığı yerini, bugünün sert ekonomik gerçeklerine ve başarısına bırakıyor.

Küresel ihracat liderliği

Duygusal atmosferden sıyrılıp bilançolara ve sert pazar verilerine baktığımda karşımda son derece rasyonel ve güçlü bir küresel oyuncu duruyor.

2024 yılında küresel savunma harcamalarının yüzde 9,4 artışla 2,7 trilyon dolara ulaştığı, rekabetin en vahşi halini aldığı bir süreçte, Baykar 1,8 milyar dolarlık ihracatla savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri olarak öne çıkıyor.

Ancak asıl ivme 2025 yılında görülüyor. Cirosunu 2,5 milyar dolara taşırken, ihracat hacmini de 2,2 milyar dolara yükselterek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıyor.

Gelirlerinin yüzde 88’ini ihracattan elde eden Baykar, 2024 yılında savunma ve havacılık sektörünün toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştiriyor.

Şirket, aynı zamanda bir diplomasi ağı da kuruyor. Toplam 37 ülkeyle imzalanan ihracat anlaşmaları bunun adeta kanıtı niteliğinde.

Veriler, Garipçe’deki o küçük atölye vizyonunun, milyar dolarlık somut bir ekonomik gerçekliğe dönüştüğünü söylüyor.

Görünmeyen cephe, yarını kodlamak

Baykar’ın ajandasında sadece herkesin bildiği SİHA’lar durmuyor. Kampüsün derinliklerinde, temiz oda denilen steril alanlarda, kamuoyunun çok az bildiği hummalı bir çalışma yürüyor.

Proje Yöneticisi Bahri Ayhan, tesisi gezdirirken Fergani uzay girişiminin olduğu yeri işaret ediyor.

“Faz 1’in bir bölümü Fergani’ye ait, uzay çalışmaları burada yürütülüyor.”

2022 yılında kurulan Fergani; ticari uydular ve Yörünge Transfer Araçları (YTA) üzerine yoğunlaşıyor. Şirketi atmosferin ötesine, trilyon dolarlık uzay ekonomisine taşımayı hedefliyor.

Bunun yanı sıra, kentsel hava taşımacılığını kökten değiştirecek Cezeri uçan araba projesi de geleceğin lojistik pazarından pay almak için çalışmalarını sürdürüyor.

Gezdiğim tesis sadece bugünün uçan platformlarını üreten bir bant gibi durmuyor. Karşımda 10 yıl sonrasının dünyasını kurgulayan bir laboratuvar var.

Bahri Ayhan, entegrasyon merkezindeki hassas süreci anlatıyor.

“Üretimler genelde temiz oda dediğimiz alanlarda yapılıyor, parçalar sırayla entegre edilip teste çıkıyor.”

Yapay zeka destekli otonom sistemler ve uzay teknolojileri, bu duvarların ardında ilmek ilmek işleniyor.

Yapılan yatırımın vizyonuna değiniyor.

“Her şey çalışılarak ve ileriyi de planlamak suretiyle hayata geçiriliyor.”

Etkinlik bittiyor.

Atriyumdaki sarmal merdivenlerden aşağı iniyorum.

Binanın cam cephesinden içeri süzülen gün ışığını bakıyorum.

Henüz haritası çizilmemiş yarınları aydınlatıyor…

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...