Dört Değerleme ve Bir Kârlılık Kriteriyle Öne Çıkan 8 Şirket

By Fortune Türkiye

Zeynep Aktaş – 2026 yılında girerken faizlerde gevşeme beklentisi, Borsa İstanbul’u yeniden yatırımcının radarına soktu. Piyasa genelinde ucuzluk arayışı hızlanırken, biz de dört değerleme ve bir kârlılık kriterini aynı anda sağlayan şirketleri araştırdık. BIST 100 içinde söz konusu kriterleri sağlayan 8 şirket öne çıktı. Borsa yeniden yatırımcının ilgi alanına girdi. 2026 yılında faizlerde gevşeme beklentisi, hisse senetlerine olan ilgiyi güçlendiriyor. Böyle dönemlerde yatırımcı psikolojisi genellikle ikiye ayrılır. Bir kesim hızlı yükselen hisseleri takip ederek kısa vadede güçlü kazançlar yakalamaya çalışır. Diğer kesim ise daha soğukkanlı davranıp iskontolu alanları tarar ve daha uzun vadeli bir yaklaşım sergiler.

Fon yöneticileri arbitraj fırsatlarını kollarken, bireysel yatırımcı tarafında da hangi hissede kalmalı, hangisinden çıkmalı, sorusu daha yüksek sesle sorulmaya başlar. İşte bu ortamda, aşırı primlenmiş hisselerden uzak durup, gerçekten değerleme açısından geride kalmış şirketleri bulmak her zamankinden daha kıymetli hale geliyor. Bu nedenle çalışmamızı, tek bir çarpana bağlı kılmak yerine, dört farklı değerleme ölçütü ve bir kârlılık göstergesini birlikte sağlayan şirketler üzerine kurduk. Kullandığımız filtre seti hisselerin kısa süreli dalgalanmalarından ziyade, uzun vadeli performansını ölçmeyi hedefliyor.

Bu çerçevede Hisse Başına Kâr, PD / Aktifler, PD / DD, PD / Esas Faaliyet Kârı ve PD / Net Satış kriterlerini birlikte sağlayan sekiz firma öne çıktı. Söz konusu kriterlerle şirketin gerçekten para kazanıp kazanmadığını, sahip olduğu varlıklara göre pahalı olup olmadığını, özkaynağına kıyasla nasıl fiyatlandıklarını, asıl işlerinden ürettikleri kâra piyasanın kaç kat biçtiğini ve satış hacmine göre değerlerinin nerede durduğunu gözleme imkanı bulunabilecek. Çalışmanın sonucuna göre oranların bir arada makul seviyelere işaret etmesi ise piyasanın temkinli bir duruş sergilemelerinden kaynaklandığını gösteriyor.

Çalışmayı özellikle BIST 100 hisseleriyle sınırladık. Çünkü bu endekste hem ölçek hem de bilanço kalitesi açısından belli bir eşiğin üzerindeki şirketler var. Çalışmamızda amaç, küçük ve spekülatif hisselerde ucuzluk avcılığı yapmak yerine; büyük, kurumsal ve likit şirketler içinde, faaliyet gücüne rağmen hâlâ temkinli çarpanlarla işlem görenleri tespit etmek. Bir başka deyişle, çalıştırdığımız filtre uzun vadeli ve daha derin inceleme yapılması gereken alanı gösteren bir harita niteliğinde.

Listeye giren 8 hisse neye işaret ediyor?

Beş kriteri birlikte sağlayan sekiz şirket şunlar: Türk Hava Yolları (THYAO), Pegasus (PGSUS), Emlak Konut GYO (EKGYO), Ülker Bisküvi (ULKER), Doğuş Otomotiv (DOAS), TAV Havalimanları (TAVHL), Turkcell (TCELL) ve Türk Telekom (TTKOM). Listeye bakıldığında üç alanın öne çıktığı görülüyor. Bunlar; ulaştırma, telekomünikasyon ve iç talep odaklı tüketim tarafı. Havacılık şirketlerinde hisse başına kârın yüksek olmasına rağmen PD/Aktifler ve PD/ DD oranlarının düşük kalması, piyasanın bu kârların sürdürülebilirliği konusunda hâlâ temkinli olduğunu gösteriyor.

Telekom tarafında ise güçlü nakit üretimine rağmen satış ve faaliyet kârı çarpanlarının görece makul seviyelerde kalması dikkat çekiyor. Ülker ve Doğuş Otomotiv gibi şirketlerde ise satış gücü ve kârlılık korunurken, piyasa değerinin bu hacme kıyasla geride kaldığı görülüyor.

Peki kurumlar bu hisseler için ne öneriyor?

Aracı kurumların hedef fiyatlarına bakıldığında, listedeki hisselerin tamamında mevcut fiyatların üzerinde hedefler öne çıkıyor. Türk Hava Yolları ve Pegasus için yüzde 50’nin üzerinde, Ülker ve Turkcell için yüzde 30–45 bandında, TAV Havalimanları için yüzde 30’un üzerinde beklenti korunurken, Türk Telekom ve Emlak Konut GYO içinse yüzde 24-26 seviyelerinde potansiyel getiri beklentileri dikkat çekiyor. En zayıf beklenti %16,7 ile Doğuş Otomotiv’de gözleniyor. Mevcut tablo, piyasanın genelinde temkinli bir fiyatlama varken, analist tarafında orta vadeli toparlanma beklentisinin korunduğunu gösteriyor. Elbette bu hedeflerin bir taahhüt içermediği, mevcut varsayımlara dayalı senaryolar olduğunu unutmamak gerekiyor.

Hangi sektörler öne çıkıyor?

Bir bütün olarak değerlendirildiğinde listede ulaştırma ve telekomünikasyon belirgin şekilde öne çıkıyor. Her iki sektör, hem kârlılık hem de değerleme açısından hem en fazla soru işareti taşıyan hem de aynı zamanda en fazla potansiyel barındıran alanlar. Gayrimenkul tarafında Emlak Konut, iç talep ve konut döngüsüne bağlı olarak ayrı bir hikâye sunuyor. Gıda ve otomotiv tarafındaki şirketler daha defansif ve nakit üretimi yüksek profilleriyle öne çıkıyor.

Analizin gayesi

Çalışmanın amacı, bir al sat listesi hazırlamak olmadığı muhakkak. Hedef, hem kârlı hem de aynı anda beş değerleme ölçütünde de makul görünen şirketleri bir araya getirerek, yatırımcının bakması gereken alanı daraltmak. Uzun vadede getiriyi belirleyen çoğu zaman faaliyet gücü ile piyasa değeri arasındaki makasın ne kadar kapandığıdır. Mevcut sekiz şirket, makasın açık olduğuna işaret etse de risksiz oldukları anlamına gelmiyor. Bununla birlikte ucuzluk tartışmasının oranlarla gözlenebildiği bir alan oluşturuyor.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...