ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la iş yapan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi uygulama kararı, Washington’un Tahran’ın en büyük ticari ortağı olan Pekin’le kırılgan ticaret anlaşmasını rayından çıkarabilir.
Dünyanın iki büyük ekonomisi ekim ayı sonlarında geçici bir ticaret anlaşması imzaladı; buna göre, ABD Çin’e uyguladığı yüksek gümrük vergilerinden geri adım atarken, Pekin yönetimi de nadir toprak elementlerinin ihracatına yönelik kontrolleri gevşetti.
Analistlere göre, Trump yüzde 25’lik oranda ısrarcıysa, “mevcut gümrük vergileri üzerinden ciddi bir tırmanma” söz konusu olabilir.
Bu durumda, kısasa kısas tavrı devreye girer ve örneğin, ABD’nin Çin’e soya fasulyesi ihracatıyla ilgili umutlar sönebilir. Gözlemciler, bu kozun öne sürüldüğü yakın zamanda gümrük vergilerinin yüzde 145’e çıktığını hatırlatıyorlar.
Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Pekin uzun zamandır İran’dan ham petrol alıyor. İran’ın Çin’e ham petrol sevkiyatı 2017 ila 2024 yılları arasında günlük bazda iki katı üzeri bir atışla 1,2 milyon varile yükseldi. Dünya Bankası’nın en son verilerine göre, 2022 yılında petrol Çin’in İran’dan ithalatının yarısından fazlasını oluşturuyordu.
Çin Renmin Üniversitesi’nden uluslararası ilişkiler akademisyeni Cui Shoujun, Trump’ın gümrük vergisi tehditleri nedeniyle Pekin’in İran’la ekonomik ilişkisini azaltmayacağını belirtti.
Avrasya Grubu’nda Çin direktörü Dan Wang ise, Trump’ın ticaret geriliminde ateşkesin sağladığı kırılgan güveni tamamen ortadan kaldırmaya çalıştığını söyledi.
Wang, Çin’in Tayvan’la iş birliği yapan ABD’li şirketlere yaptırım uygulayarak ya da Çin’de faaliyet gösteren Amerikalı teknoloji şirketlerine tekelcilik soruşturmaları açarak misillemede bulunabileceğine dikkat çekti.
