SİGARA İÇMEME ŞARTI
Konuyla ilgili Hürriyet’e bilgi veren Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, SGK’nın bazı hastalıklarda getirdiği geri ödeme şartlarının vatandaş sağlığını kötü etkilediğini belirterek, “Örneğin 3 Şubat günü akciğer kanseri olan bir hastanın ilacını ödemek için sigara içmemiş olma şartı getirildi. Bu durum kabul edilebilir değil” dedi. Saydan şunları söyledi: “Hayati önemi haiz bir grup ilaç prospektüsünde belirlenen endikasyonlar dışında başka hastalıklarda da faydalı olabiliyor. Bu ilaçların SGK tarafından parasının ödenebilmesi Sağlık Bakanlığı’nın vereceği özel izinlere bağlı. Bu güne kadar bu uygulama adı geçen iki kurumun organize çalışmaları ile başarıyla sürdürülebilirken, SGK bu uygulamada kuralları zorlaştırıp, Sağlık Bakanlığı’nın düzenlediği izin belgelerini kabul etmeyerek hastaları adeta kendi haline bıraktı.
MS HASTALARI DA ZORDA
Hastaların hayatlarını tehdit eden bu uygulama SGK ve Sağlık Bakanlığı tarafından derhal düzeltilmeli. Akciğer kanseri, MS, Lösemi gibi bir çok hastalıkla mücadele eden hasta bu uygulamayla hayati riskle karşı karşıya kalma tehlikesinde kalıyor. Akciğer kanserinde kullanılan Erlotinib etken maddeli ilaç için SGK, vatandaşın ‘hiç sigara kullanmamış’ olmasını şart koşması ve daha önce sigara kullanmış olan kişilerin tedavisi için bu ilacın parasını ödememesi, Multipl skleroz (MS) hastalarında kullanılan Fingolimod etken maddeli ilacın ödenmesi için başka bir ilacın bir yıl süreyle kullanılmasını şart koşması, Azasitidin etken maddeli ilacın kronik miyelomonositer lösemi (KMML) ve akut miyeloid lösemi (AML) tedavisinde başarılı olsa bile 6 kürden fazla ödenmemesi, krizotinib etken maddesi içeren küçük hücreli dışı akciğer kanseri tedavisinde kullanılan bir ilacın en az bir seri kemoterapi kullanmamış hastalara doktor gerekli görse bile ödenmemesi dikkat çekici birkaç örnek. Yani SGK daha önce sigara içti diye bir hastayı akciğer kanseri tedavisine uygun görmediği gibi, MS hastalığı olan bir hastanın başka bir ilaçla bir yıl zaman kaybetmesini şart koşarak adeta hastanın daha ağır ve gecikmiş bir MS hastalığıyla karşı karşıya kalmasını göze alabiliyor. “
