Anasayfa TÜRKİYE 23 Nisan CEO’su
TÜRKİYE - 24 Kasım 2017

23 Nisan CEO’su

Odgers Berndtson, 10 yıldır global düzeyde yürüttüğü 'CEO for a day–Bir Gün CEO' sosyal sorumluluk programını Türkiye’ye getirdi.

Odgers Berndtson Geleceğin lider adaylarını Türkiye’nin alanında öncü şirketlerinin üst düzey yöneticileri ile buluşturarak gençlere teorik eğitimin üzerine uygulamayı da görme şansı verecek bir sosyal sorumluluk programını Türkiye’ye getirdi. Üst düzey yönetici araştırma ve değerlendirme alanında dünyanın önde gelen kurumlarından olan Odgers Berndtson’ın 10 yıldır global olarak uygulanan “CEO for a day” programı Türkiye’de “Bir Gün CEO” adıyla uygulanmaya başladı.

Programın amacı “bugünün liderlerinden geleceğin liderlerine deneyim aktarımı” olarak açıklansa da aslında bir günün birlikte geçirilmesi ile tanışıklık oluşmasını hedefliyor. Bizim çocukluğumuzda 23 Nisan’larda çocukların başbakan koltuğu gibi yerlere oturtulup “sen olsan ne yapardın” sorusunun sorulduğu uygulamadan farkı olup olmadığını zaman içinde göreceğiz ama ilk işaretler bu yönde.

Araştırmalar, dijital dönüşümün şekillendirdiği yeni dünyada CEO’ların değişimi yönetme konusundaki endişelerine işaret ederken deneyim aktarmanın hangi yönde gerçekleşeceği soru işareti oluşturuyor. Ancak bu deneme ile ilgili iki olumlu nokta da dikkat çekiyor.

Bunlardan birincisi, Odgers Berndstone’un “üst düzey yöneticilerle genç lider adaylarının sağlıklı iletişim kurabilmesi ve geleceği ortak akılla tasarlaması kritik hale geliyor” ifadesiyle tespit ettiği ihtiyacı adresliyor olması. Bu önemli bir konu…

İkinci önemli noktayı ise, programın üniversitelerden akademik başarıya göre seçilen gençleri gerçek iş hayatı ile kısa bir süreliğine de olsa tanıştırması oluşturuyor. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde okurken hocamız Prof.Dr.Osman Palamutçuoğulları bize bir sınavda gerçek video devresi üzerinden soru sorana kadar hayatın akım ve çıktı hesaplarını yaptığımız o tek katlı devrelerden ibaret olduğunu sanıyorduk. Hatırladığım kadarıyla hiç kimse çözümü bulamadı ama zaten sınav bununla ilgili değildi. Osman Hoca, sınavdan sonra buradaki amacın, bizi okuldan çıkınca dışarıda karşılaşacağımız dünya ile tanıştırmak olduğunu söylemişti. Hayatta aldığım en iyi derslerden biriydi. Stajlar da iş hayatının ne olduğunu bir nebze anlamamızı sağlamıştı.    
Bunun değerini en iyi bilenlerden biri iki tarafı da çok iyi bilen Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin olmalı. Programın tanıtım toplantısının açılışında yaptığı konuşma, öğrenciler için CEO’larla geçirecekleri o bir günlük süre kadar önemli bir içeriğe sahipti. 20 bin öğrencinin eğitim gördüğü Oregon State University’de okurken son senesinde öğrenci birliği başkanı olan Özyeğin, maaş aldığı ve iki sekreteri bulunan o yılları şöyle anlatıyor: “Üçüncü senemde başkan yardımcısıydım ve dördüncü senemde başkan oldum. Bunun için bana maaş veriyorlardı. Ve de iki tane sekreterim vardı. Şu anda sadece bir tane var. Yani aslında gerilemiş durumdayım.”

Para kazanma derdi ve öğrenci birliği başkanlığının ağırlığıyla son senesinde dersleri ihmal etmesi Özyeğin’in dersleri epey ihmal etmesine ve dört üzerinden 2,17 ile mezun olmasına neden oluyor. Hüsnü Bey, “Öğrencilere örnek olmasın inşallah” diyor ama bu deneyim kendisine iki master programına başvurma cesareti veriyor. Hiç iş tecrübesi olmadan Stanford ve Harvard’ın işletme fakülterlerine (business school) başvuran Özyeğin, “Hayretime mucip bir şekilde ikisi de beni kabul etti” şeklinde konuşuyor. Özyeğin öyle şaşırıyor ki ikinci defa yazıp kabul konusunda teyit alıyor.

Hüsnü Özyeğin, bunun liderlik vasfına dayanan bir karar olduğunu sonradan öğreniyor: “Sonra öğrendim ki bu, liderlik vasıflarına çok önem veren bir okul. Öğrenci birliği başkanlığım sırasında kampüse birçok ünlü kişi davet etmiştim ve bunlardan biri de Bobby Kennedy idi. Bir günü beraber geçirdik kendisiyle. Hatta ben kendisine bir Cadillac araba kiraladım. Politikacı olarak tabii ki üniversitenin bulunduğu Corvallis kasabasında dolaşmak istedi. Üstü açık bir arabada o sağdaydı, ben de soldaydım. O vatandaşları selamlıyordu. Ben de havaya girdim ve selamlamaya başladım. Enteresan bir gündü benim için; hiç unutmuyorum.”

Bir Gün CEO programını en iyi anlatabilecek anekdot bu olmalı. Tabii, Özyeğin’in 2,17’lik mezuniyet notu ve dünyayı değiştiren liderlerin genellikle akademik başarıdan uzak karakterler olmaları, Odgers Berndston’ın -lider ifadesini kullanacaksa- buraya seçtiği gençlerle ilgili kriterlerini yeniden gözden geçirmesini gerektiriyor; ya da profesyonel ifadesini kullanmayı tercih edebilir.

Şekli bırakıp işin özüne dönünce, Odgers Berndtson Türkiye Yönetici Ortağı Ayşe Öztuna Bozoklar’ın “Günümüz ekonomik yapılarının teknolojik gelişmeler, yapay zeka ve küreselleşmenin etkisiyle hızla değişiyor ve giderek karmaşıklaşan yeni ekonomik ortamda liderlerden beklenen yetkinliklerin de değişiyor” şeklindeki sözlerine dikkat etmek gerekiyor. Halihazırda bir liderden beklenen yetkinliklerin pek çoğunun gelecekte önemini yitireceğini belirten Öztuna Bozoklar, “Örneğin; kalite kontrol veya denetim gibi yetkinlikler liderin işi olmaktan çıkacak. Bunu yapay zeka insanlardan çok daha iyi yapacak. Bunların yerine, kompleks problemleri çözebilme, yaratıcılık, kritik düşünme, duygusal zeka ve işbirliği yapma kabiliyetleri öne çıkacak. “Bir Gün CEO” programı, gençleri önlerindeki bu yeni ve bilinmeyen döneme hazırlamak, “iş başında” kritik deneyim kazandırmak için iyi bir fırsat. Geleceğin lider adayları, bu programla yarın oturacakları koltuklarda bugün oturan liderlerin ne tarz sorunlarla karşılaştığını, hangi şartlar altında karar almak durumunda kaldıklarını, problemlerin üstesinden nasıl geldiklerini yaşayarak deneyimleyecek” yorumu bugünkü durumu başarıyla resmediyor.

Bir Gün CEO programı, bu değişimin yönetim takımlarında gerektirdiği dönüşüme farklı bir açıdan çözüm sunmaya çalışıyor. Türkiye’deki ilk modülü Nisan 2018’de tamamlanacak olan Bir Gün CEO programı kapsamında, ulusal ve uluslararası saygın üniversiteler tarafından aday gösterilen öğrenciler, Türkiye’nin alanında lider şirketlerinin üst düzey yöneticileri ile bir gün geçirme imkanına sahip olacak. Böylece genç lider adayları, olaylara bir CEO’nun gözünden bakma fırsatı bulacak. Liderler de, yarının yönetici kadroları ile bağ kurma, onların olaylara yaklaşımını ve motivasyonlarını daha iyi anlama imkanı yakalayacak.

Bir Gün CEO programının Türkiye ayağının Danışma Kurulu, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, FİBA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, Doğan TV Holding Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay ile Odgers Berndtson Yönetim Kurulu ve CEO Grubu Başkanı Barones Virginia Bottomley’den oluşuyor.

Programın Türkiye’deki ilk yıl katılımcıları ise, Akkök Holding, Arvato, Borusan Holding, Deloitte, Denizbank, Doğan TV Holding, Fiba Holding, Kale Grubu, Koçsistem, Netaş, Nobel İlaç, Sabancı Holding, Siemens, Türk Traktör ve Zorlu Holding CEO’larından oluşuyor.

İş dünyasının gündeminde giderek artan öneme sahip olan sürdürülebilirlik, Bir Gün CEO programının da önemli bir teması ve kuşaklar arasında iletişimin güçlendirilmesi buna yönelik bir çözüm olarak öneriliyor. Öztuna Bozoklar, “Dünya kritik bir değişim ve dönüşüm sürecinde. Bu, üç kuşağın birlikte çalışarak pek çok ekonomik soruna çözüm bulması gereken bir süreç. Türkiye de bu sürecin dışında kalamayacak. Özellikle eğitim kurumlarımız ve iş dünyasının, bu değişimin getirdiği ihtiyaçlara tam olarak cevap verebilmek için el ele çalışması kritik öneme sahip. Tüm çalışanlarda, özellikle yönetici yeteneklerinde hayat boyu gelişim yaklaşımının benimsenmesi, bunun bugünün liderleri tarafından aktif şekilde sorumluluk üstlenilerek desteklenmesi önemli bir fark yaratacak” diyor.

Programda Nisan 2018’e kadar sürecek olan “CEO & Genç Yetenek Günü” bölümünde yapılacaklar, “Türkiye’den programa katılan şirketlerin liderleri, eşleşecekleri genç yetenekler ile bir tam iş günü geçirecek. Liderlerin bir günlük programına eşlik edecek olan genç yetenekler, tepe yöneticilerin sorumlulukları, başa çıkmaları gereken zorlukları ve çözüm yollarını yakından görme şansına sahip olacak. CEO’lar da yarının liderleri ile bağ kurma, onların konulara yaklaşımlarını ve motivasyonlarını daha iyi anlama açısından faydalı bir deneyim yaşayacak” şeklinde ifade ediliyor.

Nisan ayındaki kapanış ise, dünyaca ünlü Besteci ve Orkestra Şefi Rob Kapilow ve İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ile gerçekleştirilecek “Sonsuz Olanakları Dinlemeye Hazır Mısınız?” bölümü ile yapılacak.
Programın kapanışı Nisan 2018’de dünyaca ünlü besteci ve orkestra şefi Rob Kapilow ile gerçekleşecek. Kapilow; klasik müziği kullanarak iş dünyası, akademi ve sanat dünyası arasında köprüler kurarken, farklı yetenekleri dayanışma ve ortak akıl ile harekete geçirerek kurumların ‘sıra dışı performans’ yakalayabilmeleri için ilginç ipuçları verecek. Kapilow’a İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası eşlik edecek.

Bütün bu akış içinde gençlerin gelecekte fark yaratabilmek için ihtiyaç duyacakları kritik beceri ve yetkinlikler listesini akıllarından çıkarmadan ve bunlarla ilgili her ayrıntıyı yakalamaya hazır olarak hareket etmelerinde yara var. Bu yetkinlikler, -birçok diğer platformda ifade edildiği gibi- şu şekilde sıralanıyor: karmaşık problem çözme, stratejik ve analitik düşünme, yaratıcılık, işbirliği ile etkin ekip yönetme, duygusal zeka, muhakeme ve karar verme, insan / hizmet merkezli yaklaşım, müzakere, bilişsel esneklik.

CEO’lar ne diyor?
Bir Gün CEO programında yer alan CEO’ların mesajları kısaca şöyle:
 
Agah Uğur (Borusan Holding CEO’su)
Belirsizliği yönetmeye, belirsizlikten korkmamaya, tam tersi bunu bir fırsat olarak görmeye hazır olmalılar. Üniversite sistemlerimiz gençlerimizi bu özelliği kazandırmak için yetiştiriyor mu herkesin çok ciddi soru işaretleri var. Ama bence fark burada olacak.
 
Ahmet C.  Dördüncü (Akkök Holding CEO’su)
Bugünkü genç neslin yarın lider olabilmesi için sadece bir konuyu çok iyi bilmeleri, ya da matematikten çok iyi anlamaları veya fiziği çok iyi bilmeleri yetmeyecek. Bunlar “tangible” dediğimiz dokunabildiğimiz şeyler. Genç liderlerde aynı zamanda “intangible” yani dokunulamayan kabiliyetlerin de olması lazım.
 
Hakan Ateş (Denizbank Finansal Hizmetler Grubu CEO’su)
Kurumsal yönetişim ilkelerini saydamlık, hesap verebilirlik, sorumluluk ve adalet olarak özetliyorum. Bu ilkelerin varlığı, birey ve aile düzeyinden başlayarak, daha büyük ölçekte kurumsallaşmış ve gelecek nesillere aktarılabilecek şirketlerin inşası açısından kritik öneme sahip.
 
Hakan Şahin (Nobel İlaç CEO’su)
Gençlerin motivasyonlarını iyi anlayan ve onlara heyecan veren bir deneyim sağlamayı başaran, sorumluluk verip geliştiren, üstelik bunları da kendi kurumsal değerlerine uygun bir şekilde hayata geçirebilen şirketlerin, artan bir hızla değişmeye devam edecek iş ortamında kendilerini daha da ayrıştıracaklarına inanıyorum. 
 
Hüseyin Geliş (Siemens Türkiye CEO’su)
Bu program sadece gençlere değil biz üst düzey yöneticilere de katkıda bulunacak. Artık dijital çağdayız ve yeni jenerasyon da kendi ilkelerini ve hedeflerini buna göre belirliyor. Yeni neslin düşünce ve kabiliyetlerini iyi anlamak ve analiz etmek; hangi konumda olursanız olun sizi ileriye taşır, başarıyı getirir.
 
Humprhry Hatton (Deloitte Türkiye CEO’su)
Şirketimizde çeşitlilik ve inovasyon hayati bir öneme sahip. Bu doğrultuda, yeni kuşağın iş dünyası perspektifine büyük bir tutkuyla yaklaşıyor, genç ve parlak zihinleri destekleyecek her türlü inisiyatifi önceliklendiriyoruz.
 
Mehmet Göçmen (Sabancı Holding CEO’su)
Müşterilerimizden tedarikçilerimize ve yatırımcılarımıza kadar tüm paydaşlarımız değişiyor. Oysa biz bugünkü dünyada neredeyse ikinci dünya savaşından kalmış yönetim modelleri ve teknikleriyle günümüzün insanını yönetmeye, yönlendirmeye ve geliştirmeye çalışıyoruz. Ya bu nesiller arası çatışmanın devamından yana olacağız ya da nesiller arası iletişimi kuvvetlendirerek birlikte geleceği inşa edeceğiz.
 
Mehmet Ali Akarca (Koçsistem CEO’su)
Günümüzde üst düzey yöneticilerle genç lider adaylarının geleceği ortak akılla tasarlaması kritik bir öneme sahip.  Bizler de yarının yönetici adayları ile bağ kurma ve onları daha iyi anlama imkanı yakalayarak, birlikte geleceği tasarlama yolunda önemli bir adım atacağız.
 
Murat Özyeğin (Fiba Holding Yönetim Kurulu Üyesi)
Gençlere, okul dışında aktivitelere, farklı sosyal sorumluluk çalışmalarına katılarak konfor alanlarının dışına çıkmalarını tavsiye ediyorum. İleride önlerine çıkacak her türlü değişim, zorluklar veya risk almaları ya da kriz yönetmeleri gereken noktada nasıl hareket edeceklerinin provasını yapsınlar. Risk alın, deneyin ve konfor alanınızın dışına çıkın.
 
C. Müjdat Altay (Netaş CEO’su)
Geleceğimiz için ortak akıl geliştirmek ve toplu bir vizyona sahip olabilmek yeni nesillere karşı sorumluluğumuzdur. İçinde bulunduğumuz, hızla değişen bu ortamda bir kez daha demokrasiyi temel alarak; iletişim, verimli iş birliği ve karşılıklı saygıyı en önemli bileşenler olarak görüyorum.
 
Ömer Yüngül (Zorlu Holding CEO’su)
Dünyanın önde gelen birçok iş insanının hayatına baktığımızda, hikâyelerinde başarı ve başarısızlıkların kol kola yürüdüğünü görürüz. Önemli olan başarısızlıklardan ders çıkarabilmektir. Ben o yüzden tüm gençlerimize, iş insanlarının başarı hikâyelerine her yönüyle bakmalarını tavsiye ediyorum.
 
Soner Cesur (Arvato Türkiye CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi)
Geleceğin liderlerinin, insanı, teknolojiyi, kültürü ve performansı çok daha hassas bir terazi üzerinde dengede tutması gerekecek. Hatta kısa süre sonra CEO`lardan sadece insanlara değil, robotlara da liderlik etmesi beklenecek. Özetle geleceğin liderlerinin işi bizlerden daha da zor olacak.
 
Zeynep Bodur Okyay (Kale Grubu Başkanı ve CEO’su)

Ülke olarak, değişen rekabet koşullarında ayakta kalabilmemizin tek yolu beşeri sermayemizi rekabetçi hale getirmekten geçiyor. Geleceğin işgücünü şekillendirirken, daha müreffeh bir toplum ve kapsayıcı bir dünya için insan kaynağına yatırım hepimizin önceliği ve sorumluluğu olmalı.

İlginizi Çekebilir

2020’ ye İddialı Hazırlık

İklimlendirme sektörü oyuncusu İtalyan Ferroli S.p.A, Türkiye’deki üretim, satış ve pazarl…