Anasayfa Bölge Ekleri “2 Milyon TL’lik Yeni Ar-Ge Tesisi Yatırımı Yaptık”
Bölge Ekleri - Kayseri - 18 Mart 2020

“2 Milyon TL’lik Yeni Ar-Ge Tesisi Yatırımı Yaptık”

Kayseri Yatak Yönetim Kurulu Başkanı ve Mert Makina Yönetim Kurulu Üyesi olan genç iş insanı Mustafa Nebi Doğan, 2 milyon TL Ar-Ge yatırımı ile 30 bin civarında olan yatak üretim kapasitesini aylık 50 bin seviyesine çıkarmayı hedeflediklerini söylüyor.

Kayseri Organize Sanayi de faaliyet gösteren ve 1995 yılında kurulan Mert Makina, 2010 yılından sonra yöneldiği ihracat ile önemli başarılara imza atmaya devam ediyor. 2 milyon TL Ar-Ge yatırımı ile 30 bin civarında olan yatak üretim kapasitesini aylık 50 bin seviyesine çıkarmayı hedeflediklerinin altını çiziyor. 160 çalışanı ile 6 bin metrekare alanda üretimlerine devam eden Mert Makine ile yatak makinaları üretiminde Türkiye ve dünyada adından söz ettirdiklerini ifade eden Doğan, Kayseri Yatak tesisleri ile de private label yatak üretimi ile ihracat yapıyor.

Şirketin hikayesini anlatır mısınız?

İki tane şirketimiz var. Mert Makine ve Kayseri Yatak. Kısaca kendimden bahsetmem gerekirse ben, Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkileri bitirip Amerika’ya gittim ve dönüşte askerliğimi yapıp tekrar dönecekken, kendimi sektörde buldum. Mert Makina’ya dahil olmadan yatak sektöründe yöneticilik tecrübem oldu ve 10 yıldan bu yana da burada yöneticilik yapıyorum. Aslında bilinçsiz girdiğim bu sektörde, bilinçli bir biçimde kalmaya çalışıyorum. Yatak sektörü dünyada büyüyen bir sektör ve her zaman da ihtiyaç artıyor. Mert Makina’ya geldiğim zaman henüz ihracat anlamında pek bir şey yapılmıyordu. Sonra firmayı yurt dışına açtık. 10 sene zarfında da ciddi bir yol kat ettiğimizi düşünüyorum.

Biz alanımızdaki işlerdeki makinaları yapmaya devam edip, yine alanımızdaki işlerdeki farklı makinaları da yapmaya karar verdik. Onun için de 20 kişilik istihdam planı ile, 2 milyon TL’lik yeni bir Ar-Ge tesisi yatırımı yaptık. Yatak üretim tarafında da yüzde 300 kapasite artırmayı hedefliyoruz. Asıl hedefimiz yıllık 20-30 bin olan yatak üretimimizi 50 bine çıkarmak.

Yıllık cironuz ne kadar?

2019 ciromuz makine da 50 milyon TL, yatakta da 15 milyon TL. Bu yılki hedefimiz hem ciromuzu hem büyümemizi yüzde 20 artırmak.

Kaç ülkeye ihracat yapıyorsunuz? Hedefte başka ülkeler var mı?

Tam 99 ülkeye ihracatımız var. En çok ihracat yaptığımız ülke İtalya. İtalya’da bir servis noktamız var. Aynı oluşumu Portekiz’de de yapmaya çalışıyoruz. Daha sonraki hedefimiz de Almanya ve İskandinav ülkeleri. Şu anda özellikle; Hindistan, Endonezya ve Güney Kore gibi ülkelere yoğunlaştık. Avrupa, Amerika ve Afrika’ya ise son beş yıldır devam eden ihracatımız var. Yurtdışında 10’a yakın exclusive, yani bizi ülkede tamamen temsil yetkisi olan bayimiz ile birlikte, 20’nin üzerinde nonexclusive-yarı yetkili dediğimiz bayimiz ve acentemiz var. Tabi burada makine ile yatak işini karıştırmamak lazım. Yatak tarafındaki ihracatımız 25 ülke. Makine ihracatımız da 99 ülke.

Devlet teşviki alıyor musunuz?

İhracat anlamında devletimizin fuar ve seyahat teşviklerini kullanıyoruz. AR-GE tesisimiz için de devlet teşviklerinden yararlanacağız.

Çin’deki Corana virüsü krizinden etkilendiniz mi? Sizce bu kriz fırsata çevrilebilir mi?

Çin’deki Corana virüsü bizi fuarlar anlamında etkiledi diyebilirim. Ama üretim anlamında Çin’e alternatif bir ülkede Türkiye. Bizde bunu fırsata çevirebiliriz. Türkiye’nin, Çin’in bu döneminde diğer ülkelerden o ihtiyacı karşılama anlamında hazır olması gerektiğini düşünüyorum. Bu da bizim ekonomimize doğru yansıyabilir.

Bir yatak markası düşünceniz var mı?

Private label olarak yapmak istiyoruz aslında. Bunu yapma amacımız da, firmaların içinde artık münferit yatak tesisinden ziyade kendi isimleriyle buna uygun yatak ürettirmek istiyorlar. Özelikle internet satışıyla alakalı olarak da firmalar artık üretimden çok satış alanında uzmanlaşıyorlar. Bizde burada firmaların partneri olmaya çalışıyoruz ve yüzde 90’ı ihracat olacak. Beş yıl içinde de iç pazarda markalaşma konusunda çalışmalarımız da devam ediyor. Beş yıl sonunda da kendi markamızı yaratacağız. Ama ilk önce o talebi oluşturmamız lazım.

Makine işinde Türkiye ve dünyadaki rakipleriniz kimler?

Türkiye’de 2-3 firma rakibimiz. Dünya genelinde ise Amerika, Almanya ve Çin’de rakiplerimiz var.

Yazılım desteği alıyor musunuz?

Makine tarafında yazılımlarımızı kendimiz yapıyoruz. Yatakta da özel bir sistem üzerinde çalışıyoruz. Abdullah Gül Üniversitesi’ndeki arkadaşlarla beraber bir üniversite-sanayi işbirliği çerçevesinde bir yazılım üzerinde çalışıyoruz. Yine Abdullah Gül Üniversitesi’nde sanayi ile üniversiteyi yaklaştırmak adına, öğrencilere mentörlük hizmeti veriyoruz. Yaklaşık bu sene de 25 öğrenciyi fabrikamızda ağırlayacağız.

Kadın çalışan sayınız ne kadar? Bunun için özel bir politikanız var mı?

Kadınların iş dünyası içerisinde olmasının oluşturduğu değeri önemsiyoruz. Bizim işimiz ağır iş koluna girdiği için, makine sektöründe çok fazla kadın çalışan bulunduramıyoruz. Çalışan kadın sayımız 5 kişi.

2.kuşağın bu işleri devir almasını ister misiniz?

Eskiden çocuğumun işlerin başına geçmesini isterdim ama artık böyle düşünmüyorum. Tabi dünyayı geze geze bakış açım değişti diyebilirim. İşim gereği 85 ülke gezdim.Bence ailenin en önemli görevi çocuğunun eğitimin en iyi şekilde yaptırmak ve onları düzgün bir birey olarak yetiştirmek. Tercihi çocuklar yapacak. Tabi isterlerse burada böyle bir kuruluş var, çalışabilirler. İstemezlerse de kendileri ne yapmak istiyorlarsa o mesleği yaparlar. Kimse kimsenin hayatında başrol oynamamalı çünkü herkes kendi hayatının başrol oyuncusu.

Aile şirketleri hakkındaki düşünceleriniz nedir?

Türkiye’deki aile şirketlerine baktığımızda en eskileri ya lokumcu ya tatlıcı. Orada da tamamen emek gücü olduğu için devam ediyor. Ama sanayicilik geçmişimizde çok fazla kuşaktan kuşağa geçen şirketlerimiz yok. Bence burada en önemli nokta kurumsallaşma. Ben şirketi çocuğuma aktaracağım diye değil de, şirket kurumsallaştırıp sonrasında neler yapabilirizi düşünmemiz lazım.

Sektörel birliktelik hakkında ne düşünüyorsunuz?

Biliyorsunuz sektörel birliktelik konusunda devletin müthiş teşviki var. Hatta geçen senelerde KOSGEB’in ‘güç birliği’ diye projesi vardı. Sanayicilerimizin de ortakpayda da buluşması ve desteklemesi bu projeleri başarıya götürecektir.

Önümüzdeki dönemde bir satın alma yapmayı planlıyor musunuz?

2017 yılında İtalya’daki bir makina firmayla görüşmeler yaptık ve satın almayı düşündük. Ama sonrasında olmadı. Bu da bizim için iyi bir tecrübe oldu.

İlginizi Çekebilir

Ofis Korkusuna Yenileri Ekleniyor

Özellikle Fortune ile paylaşılan yeni bir araştırmaya göre, coronavirüs ile ilgili negatif…