Anasayfa TÜRKİYE Erdem Başçı, TCMB’nin 2016 yılı Para ve Kur Politikası’nı açıkladı
TÜRKİYE - 9 Aralık 2015

Erdem Başçı, TCMB’nin 2016 yılı Para ve Kur Politikası’nı açıkladı

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, TCMB'nin 2016 yılı Para ve Kur Politikası'nı açıkladı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 2016 yılı Para ve Kur Politikası’ toplantısında konuştu.. 

Toplantıda herhangi bir politika sinyali vermeyeceklerini kaydeden Başçı, sadece politika araçlarını tanıtacaklarını söyledi.

ENFLASYON HEDEFİ YÜZDE 5
Erdem Başçı, 2016-2017 yılları için olduğu gibi 2018 yılı enflasyon hedefinin de Orta Vadeli Program hazırlık sürecinde Hükümet ile varılan mutabakatla uyumlu olarak yüzde 5 seviyesinde belirlendiğini söyledi.

2016 Yılında Para ve Kur Politikası konulu basın toplantısında konuşan Başçı, enflasyonun yıl içinde üçer aylık dönemlerin sonu itibarıyla yıl sonu hedefinden yüzde 2’den fazla farklılaşması durumunda, yıl içinde Enflasyon Raporu ile yıl sonunda hükümete açık mektup olarak açıklanacağını belirterek, “TCMB’nin hesap verme yükümlülüğünün bir unsuru olan belirsizlik aralığı, önceki yıllarda olduğu gibi her iki yönde 2 yüzdelik puan olarak korundu” dedi.
 
Yüzde 5’lik enflasyon hedefine ulaşmak için 3 puan civarında bir çaba gerektiğine değine Erdem Başçı, “Enflasyonu önce yüzde 6,5’e indirmek, daha sonra da yüzde 5,5 ve yüzde 5,0’e ulaşmak şeklinde bir plan var, hükümetle bu konuda mutabıkız. 2016 yılı başlarında düşüş sürecine girmesi beklenen enflasyonun yıl sonunda yüzde 6,5 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülmektedir” diye konuştu.
 
‘CARİ DENGE YAZ AYLARINDA ARTIYA GEÇECEK’
Cari işlemler dengesindeki iyileşmenin de devam edeceğine değinen Başçı, “Cari işlemler ile ilgili çok güzel bir iyileşme var, bu konuda endişelerimiz azaldı. Cari denge yaz aylarında artık artıya geçebilecek, ancak kış aylarında eksi devam edecek.12 aylık cari açık hızlı bir şekilde onu takip edecek ve iyileşme devam edecek.” dedi. 

Başçı, ‘Para politikası enflasyon görünümüne karşı sıkı, döviz likiditesinde dengeleyici ve finansal istikrarı destekleyici niteliğini korumaktadır’ diye konuştu.

DÖVİZ REZERVLERİNDE ILIMLI ARTIŞ BEKLENTİSİ
Başçı, resmi rezervlerin kısa vadeli dış borçları karşılama oranının, bankaların yurtdışı şubelerine olan borçları hariç yüzde 100’ün üzerinde olduğunu bildirdi.

Bankacılık sektörünün yurtdışı borçlarının ağırlıklı ortalama  vadesinin uzadığını belirten Başçı, ortalama vadenin 2013 yılındaki  44 ayın üzerine çıkarak 50 ayın üzerine geldiğini, daha da uzama eğilimi olduğunu söyledi.

BOTAŞ’ın döviz talebinin yarı yarıya düştüğünü belirten Başçı, sakin günlerde talebi  kamu bankaları tarafından karşıladıklarını; Mart ayından itibaren BOTAŞ’ın döviz talebinin daha da azalacağını söyledi. Başçı, 2016 ilk çeyrekten itibaren ılımlı bir döviz rezervi artışı görülebileceğine dikkat çekti. 

ASGARİ ÜCRETİ VE RUSYA’NIN ENFLASYONA ETKİSİ
Enflasyon hedefinin hükümet ile beraber belirlenmesi gerektiği görüşünde olduklarını belirten.Başçı, asgari ücret artışının toplam talebi artırıcı etkisi olacağını söyledi. Enflasyona talep tarafından yönetilebilir etkinin kalacağını bildiren Başçı, yüzde 6,5 olan 2016 enflasyon tahmini için 1,5 puanlık ilavenin buradan kaynaklandığını belirtti. 

Rusya krizi ile ilgili soruya Başçı, “Rusya’nın etkisinin bu ay için meyve-sebze tarafındaki etkisiyle enflasyonu düşürücü bir etki yaratmasını bekliyoruz” diyerek cevap verdi.

“SİYASİ ALAN AYRIMINI İYİ YAPMAK GEREK”
Seçim bildirgeleri ve hükümet programında teknik olarak herkesin anlayacağı dilden “araç bağımsızlığı”nın tarif edildiğini, kendi içinde tutarlı olduğunu belirten Başçı, şöyle konuştu:

“Geçen sene ve önceki yıllardaki hükümet programlarında farklı dille yazılmıştı bu, onun daha açık bir dille yazılmış olması araç bağımsızlığını ifade eden bir cümledir, tamamen Merkez Bankası Kanunu’ndaki ifadelerdir. Dolayısıyla burada herhangi bir değişiklik yok diye düşünüyoruz biz. Onun dışındaki tartışmalar, sadece Türkiye’de değil, her yerde bu zaman zaman olur. Çünkü bu, teknik alan ve siyasi alan ayrımını iyi yapmak gerekir” dedi.

FED’E KARŞI ÖNLEMLER HAZIR
FED’in faiz artışı ihtimalini değerlendiren Başçı, artış yapılırsa ertesi gün YP zorunlu karşılıklara müdahale edebileceklerini belirtti. Fed’in getirdiği belirsizliğin giderek azaldığını söyleyen Başçı, Avrupa Merkez Bankası’ndan gelebilecek belirsizliklere karşı da önlemlerin hazır olduğunu söyledi.

GÖREV SÜRESİ NİSAN’DA DOLUYOR
TCMB Başkanlığının zor ve sorumluluğu yüksek bir görev olduğunu belirten Başçı, görevin verildiği son güne kadar yapılacağını, Nisan ayından sonra ise tamamen hükümetin takdirinde olacağını söyledi.

NORMALLEŞME SÜRECİ YOL HARİTASI

Türk Lirası Likidite Yönetimi Çerçevesi ve Sadeleşme Adımları

POLİTİKA ZAMANLAMA
Faiz Koridoru: Faiz koridoru bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı etrafında daha simetrik bir hale getirilecek ve daraltılacaktır.  Normalleşme Sürecinde
Fonlama: Hali hazırda piyasa yapıcısı bankalara sağlanan toplam fonlama imkanı, piyasa yapıcı bankaların TCMB’den sağladıkları fonlamanın maliyetini değiştirmeyecek şekilde, haftalık vadeli miktar repo ihalesi limit hesaplarına eklenecektir. Böylece piyasa yapıcısı bankalara tanınan borçlanma imkanı faiz oranı kaldırılacaktır Normalleşme Öncesinde
Teminat Koşulları: Teminat koşulları sadeleştirilecektir.  Normalleşme Öncesinde ve Sürecinde

Döviz Likiditesi Önlemleri 

POLİTİKA ZAMANLAMA
Esnek Döviz Satım İhaleleri: Döviz kuru oynaklığını azaltmak amacıyla döviz satım ihalelerinin esnekliği artırılacaktır Normalleşme Öncesinde
Rezerv Opsiyonları: Türk lirası zorunlu karşılıklara ödenen kısmi faizin yükseltilmesi veya Rezerv Opsiyon Katsayıları (ROK) düzenlemeleriyle finansal sisteme döviz likiditesi sağlanacaktır.  Normalleşme Öncesinde ve Sürecinde
Döviz Depo Piyasası Tedbirleri: Döviz depo limitleri artırılacaktır. Yapılacak düzenlemeler ile finansal sistemin TCMB nezdinde erişebileceği (ROM’daki mevcut döviz miktarı ve döviz depo imkanının toplamı şeklinde olan) döviz likiditesi bankalarımızın gelecek bir yıldaki yurt dışı ödemelerini fazlasıyla karşılayacak seviyede belirlenecektir. Normalleşme Öncesinde

Finansal İstikrarı Destekleyici Önlemler

POLİTİKA ZAMANLAMA
Yabancı Para Çekirdek Dışı Yükümlülüklerin Vadelerinin Uzatılması: Bankaların mevcut stoklar üzerindeki maliyet yükünü artırmadan sadece yeni yabancı para çekirdek dışı yükümlülükleri için zorunlu karşılık oranları üç yıldan uzun vadeyi teşvik edecek şekilde belirlenecektir. Normalleşme Öncesinde 
Türk Lirası Cinsi Çekirdek Yükümlülüklerin Desteklenmesi: Gerekli görülmesi durumunda, önümüzdeki dönemde bankacılık sektörünün aracılık maliyetini azaltmak ve çekirdek yükümlülükleri desteklemek için Türk lirası zorunlu karşılıklara ödenen kısmi faiz gözden geçirilebilecektir Normalleşme Öncesinde ve Sürecinde
Yabancı Para Zorunlu Karşılıklara Faiz Ödenmesi: ABD doları cinsinden tutulan zorunlu karşılıklara, rezerv opsiyonlarına ve serbest hesaplara ödenen faiz oranı Fed politika faiz aralığının üst bandına yakın seviyelerde tutulabilecektir. Normalleşme Öncesinde ve Sürecinde

TCMB sunumunda 2016 yılının para politikası çerçevesi şöyle belirtildi;

2016 YILINDA PARA POLİTİKASI ÇERÇEVESİ
“TCMB fiyat istikrarına odaklı para politikası duruşunun korunduğu bir çerçeveyi esas almaktadır. Enflasyonun hedefle uyumlu seviyelerde tutulması amaçlanırken finansal istikrar da gözetilmeye devam edilecektir. Ayrıca iletişim politikası destekleyici bir araç olarak kullanılacaktır.
   
2013 Mayıs sonrası dönemde küresel para politikalarına dair yaşanan gelişmeler finans piyasalarındaki hareketlerin temel belirleyicisi olmuştur. Bu dönemde küresel ölçekte neredeyse tüm finansal varlıklarda yeniden fiyatlama yaşanmış ve gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımlarında çıkışlar gözlenmiştir. Bu süreçte TCMB, 1 haftalık repo faiz oranı, faiz koridoru, Türk lirası ve yabancı para likidite politikaları ve zorunlu karşılık araçlarını aktif bir şekilde kullanarak küresel oynaklığın Türkiye ekonomisine olan olumsuz etkilerini sınırlamaya ve enflasyon görümünde yaşanan bozulmayı gidermeye yönelik politikalar uygulamıştır.
   
Küresel kriz sonrası dönemde, gelişmiş ülkelerin uyguladıkları geleneksel olmayan politikalar ve bu politikalara ilişkin bnan verilere aşırı duyarlı hale gelmesine neden olmuştur. Bu süreçte TCMB’nin geniş faiz koridoru ve sıkı likidite politikasının bir arada kullanıldığı bir para politikası çerçevesi uygulaması, Türkiye ekonomisinin küresel şoklara karşı hassasiyetini azaltarak fiyat istikrarını ve finansal istikrarı desteklemiştir.
   
TCMB 18 Ağustos 2015 tarihinde yayınladığı yol haritasında küresel para politikalarının normalleşmeye başlamasından önce ve sonra uygulanabilecek politikaları kamuoyuna açıklamıştır. Bu çerçevede, faiz koridorunun daraltılacağı ve bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı etrafında daha simetrik bir hale getirileceği açıklanmıştır. Ayrıca, ilgili duyuruda Türk lirası likiditesi, döviz likiditesi ve finansal istikrara yönelik normalleşme öncesinde ve sırasında uygulanacak politikalara yer verilmiştir. Türk lirası likiditesine ilişkin olarak, yol haritasının açıklanmasını takiben, piyasa yapıcı bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranı uygulaması kaldırılmış ve Türk lirası işlemlerinin teminat koşullarında sadeleşmeye gidilmiştir. Ayrıca, Türk lirası işlemleri için teminata döviz depo getirilmesi imkanı hatırlatılmış ve bu imkanın kullanımıyla ilgili basitleştirilen yeni kurallar ilan edilmiştir.
   
Küresel para politikalarına ilişkin belirsizliklerin döviz piyasasındaki etkilerini sınırlamak ve bu belirsizlikler karşısında finansal sistemi desteklemek amacıyla yakın zamanda döviz likiditesini düzenleyici bir dizi tedbir alınmıştır. TCMB, 2014 yılı sonlarından itibaren bankaların Döviz Depo Piyasası’nda kendilerine tanınan borçlanma limitleri çerçevesinde TCMB’den alabilecekleri döviz depolarının faiz oranlarını kademeli olarak düşürmüştür. Ayrıca, küresel para politikalarının normalleşmeye başlamasından önce ve sonra uygulanabilecek politikalara ilişkin yayınlanan yol haritasında yer verildiği gibi, bankaların TCMB nezdindeki döviz ve efektif piyasalarında işlem yapma limitleri yükseltilmiştir. Bu çerçevede, bankalara tahsis edilen depo limitleri ile ROM kapsamında TCMB’de bulundurulan altın ve döviz varlıklarının toplamının bankaların gelecek 1 yıldaki yurt dışı borç ödemelerinin tamamını fazlasıyla karşılayabilecek seviyeye ulaşması sağlanmıştır. Ayrıca, küresel finansal piyasalardaki oynaklıklara karşı döviz satım ihalelerinin esnekliği artırılmıştır. Bu düzenlemeler, bankacılık sektörüne önemli bir güvence sağlamakta ve sektörün olası bir dış finansman şokuna karşı direncini artırmaktadır.
   
2014 yılı sonundan itibaren yabancı para zorunlu karşılık oranlarında ve Türk lirası zorunlu karşılıklara ödenen faizlerde yapılan bir dizi düzenlemeyle, finansal kuruluşların yabancı para cinsinden çekirdek dışı yükümlülüklerinin vadesini uzatmaya ve çekirdek yükümlülükleri teşvik etmeye dönük adımlar atılmıştır. Alınan önlemler sonrasında bankacılık sisteminin dış borçlarının vadesinin uzamaya başladığı ve çekirdek dışı yükümlülüklerin payındaki artış eğiliminin durduğu gözlenmektedir. Önümüzdeki dönemde de makrofinansal
riskleri sınırlamaya ve basiretli borçlanmayı desteklemeye yönelik makroihtiyati politikalar uygulanmaya devam edilecektir. Ayrıca, faiz politikasının operasyonel çerçevesinde kademeli bir sadeleşmeye gidilebilecektir. Sadeleşme süreci boyunca fonlama kompozisyonunda para politikasında gerekli görülen sıkılık derecesini koruyucu yönde ayarlamalar yapılacaktır.
   
2013 yılı Mayıs ayı sonrası dönemde Türk lirasında yaşanan belirgin değerkaybı enflasyonu ve enflasyon beklentilerini olumsuz etkilemiştir. TCMB,enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarındaki bozulmayı sınırlamak için2014 yılının başından itibaren para politikasında sıkı bir duruş sergilemiştir.
2015 yılı genelinde izlenen sıkı likidite politikası sonucunda ortalama fonlama faizi kademeli olarak yükseltilmiş ve bankalararası gecelik repo faizlerinin faizkoridorunun üst bandında oluşması sağlanmıştır. Makroihtiyati önlemler ve para politikasındaki sıkı duruş 2015 yılında enflasyonun yükselişini sınırlamıştır. 2015 yılı genelinde başta petrol olmak üzere döviz cinsinden ithalat fiyatları da enflasyonu sınırlayıcı yönde etki yapmıştır. Buna rağmen gıda fiyatlarındaki yüksek seyir ve döviz kurundaki değer kaybının gecikmeli etkilerine bağlı olarak yıl boyunca enflasyon hedefin belirgin olarak üzerinde seyretmiştir.
   
Önümüzdeki dönem yurt içi ve küresel piyasalara ilişkin belirsizliklerin dövizkuru üzerindeki etkileri ile gıda fiyatlarındaki seyrin yanında, ücretgelm Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme veDeğerlendirme Komitesi’nin kurulması olmuştur. Bu komiteninkoordinasyonunda alınmakta olan önlemlerin gıda enflasyonunu düşürücüyönde yapısal ve konjonktürel katkılar sağlayacağı değerlendirilmektedir. Buçerçevede, enflasyonun birikimli döviz kuru etkilerine bağlı olarak bir süre dahamevcut düzeylere yakın seyredeceği sonrasında ise azalma eğilimine gireceğitahmin edilmektedir. Kamu maliyesindeki gelirler ve harcamalarpolitikalarındaki görünüme bağlı olarak enflasyonun yüzde 5 hedefine ortavadede ulaşacağı değerlendirilmektedir.

2015 yılının son çeyreğinde politika duruşu enflasyon görünümüne karşı sıkı,döviz likiditesinde dengeleyici ve finansal istikrarı destekleyici yöndebelirlenmiştir. Sıkı para politikası duruşunun ve alınan makroihtiyati önlemlerinetkisiyle kredilerin yıllık büyüme hızlarının makul düzeylerde seyretmesi veticari kredilerin tüketici kredilerine kıyasla daha yüksek bir hızla büyümeyedevam etmesi ekonomideki dengelenme sürecine katkıda bulunmaktadır. Cariişlemler dengesinin iyileşmeye devam etmesi beklenmektedir. Dış ticaret hadlerindeki olumlu gelişmeler ve dış talepte Avrupa Birliği kaynaklıtoparlanmanın 2016 yılında cari dengeye olumlu yansıyacağıdeğerlendirilmektedir. Ekonomideki dengelenme sürecinin sürmesi ve basiretliborçlanmanın teşvik edilmesi Türkiye ekonomisinin olası dış şoklara karşı direncini destekleyerek önümüzdeki dönemde yaşanabilecek küresel oranda sınırlayabilecektir.

İletişim Araçları ve Karar Alma Süreci
Para politikasının temel iletişim dokümanları Para Politikası Kurulu (Kurul)duyuruları ve Enflasyon Raporudur. Önümüzdeki dönemde Enflasyon Raporuyılda dört defa yayımlanmaya devam edecektir. Kurul, önceden açıklanan bir takvim çerçevesinde aylık olarak toplanmayı sürdürecek ve para politikasıkararı ile kısa gerekçesi toplantının hemen ardından saat 14.00’da, Kurul’un ayrıntılı değerlendirmelerini içeren toplantı özeti ise toplantıyı takip eden beş iş günü içinde TCMB internet sayfasında yayımlanacaktır. Kamuoyu ile iletişimin daha etkin şekilde yapılabilmesi amacıyla Enflasyon Raporu bilgilendirme toplantılarıyla tanıtılmaya devam edecektir

İlginizi Çekebilir

Yönetim Kurullarında Kadın Üyelerin Sayısı Artmaya Devam Ediyor

Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından bu yıl 7.si düzenlenen ‘Türkiye Ka…