TEKNOLOJİ – Fortune Turkey https://www.fortuneturkey.com Mon, 30 Sep 2019 11:16:20 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=5.3.2 Diğer Banka Hesapları Da İşCep’te https://www.fortuneturkey.com/diger-banka-hesaplari-da-iscepte Mon, 30 Sep 2019 11:16:19 +0000 https://www.fortuneturkey.com/?p=532421666721 Softtech tarafından geliştirilen ve Türkiye’de ticari bankacılıkta bir ilk olan TekCep hizmeti ile Türkiye İş Bankası’nın tüzel kişi firma müşterileri, farklı bankalardaki hesap hareketlerini ve bakiyelerini İşCep üzerinden takip etme imkanı buluyor.

İş Bankası müşterisi firmalar, TekCep hizmeti sayesinde, vadeli-vadesiz hesaplarının bulunduğu diğer bankaların dijital kanallarına girmelerine gerek kalmadan veya e-postalarına bakmadan, tek bir ekrandan hesap hareketlerini görebiliyor. Halihazırda tüm bankaların müşterilerine sağladığı, hesap hareketlerinin müşterinin talep ettiği ortama veri olarak aktarıldığı online hesap ekstresi hizmetleri, İş Bankası müşterilerine tek ekran üzerinden sunulmuş oluyor.Şu anda sadece İşCep üzerinden kullanılabilen hizmet, ilerleyen dönemde İş Bankası İnternet Şubesi kanalıyla da kullanılabilecek.

Softtech’in teknolojik gücünün İş Bankası’nın yaygınlığı ve yenilikçi yaklaşımı ile birleştiği TekCep hizmeti, bankacılığın geleceği olan ve günümüzde adımları atılan “açık bankacılık” için Türkiye’de gerçekleştirilen en önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

TekCep ile hem zaman tasarrufu hem ciddi kolaylık sağlanıyor

İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Şahismail Şimşek, TekCep’in tanıtıldığı basın toplantısında yaptığı konuşmada, İş Bankası olarak, günümüzde artık hayatın her alanına nüfuz eden teknolojideki değişim ve dönüşümü kurum içinde uygularken, bir yandan da sağladıkları hizmet ve ürünlerle müşterilerinin dijitalleşme süreçlerine destek olduklarını söyledi. Günümüzde müşterilerin artık daha hızlı, daha kolay ve ergonomik olanı tercih ettiklerini belirten Şimşek, “Müşterilerimizi farklı, en iyi ürün ve hizmetlerimizle buluştururken, ilk olanı da hayata geçirmek için çalışıyoruz, TekCep özelliğiyle tüzel kişi müşterilerimize nakit yönetiminde zaman tasarrufu yaratıyor ve bankacılık işlemlerini yönetmede ciddi bir kolaylık sağlıyoruz” dedi. Şimşek, bu hizmetin, Avrupa ve Amerika’da bile hala tam uygulanamayan, kısıtlı örnekleri bulunan açık bankacılık uygulamalarına iyi bir örnek olduğunu vurguladı.

Softtech Genel Müdürü M. Murat Ertem de “İş Bankası ile bugüne kadar birçok ilke birlikte imza attık. Bu kez de işimiz, ticari müşterilerin hayatlarını kolaylaştırmaktı. Biz, insanların potansiyellerini gerçekleştirmelerine olanak sağlamak için hayata zaman yaratıyoruz. Bu amaç doğrultusunda, teknolojinin yapabileceği hiçbir işi insana yaptırmamak için çalışıyoruz. TekCep, bunun güzel bir örneği. İş Bankası’nın ticari müşterileri, İşCep uygulamalarında yer alan TekCep sayesinde, diğer bankalardaki hesaplarını tek uygulama içinde görüp zaman kazanacaklar. Kazandıkları zamanı da potansiyelleriyle fark yaratacakları işlere harcayabilecekler” diye konuştu.

]]>
Huawei Watch GT 2, Kişisel Sağlık Merkezi Olacak https://www.fortuneturkey.com/huawei-watch-gt-2-kisisel-saglik-merkezi-olacak Thu, 26 Sep 2019 09:30:56 +0000 https://www.fortuneturkey.com/?p=532421666638 Pil verimliliğini artıran Kirin işlemcili yeni saat, günlük sağlık takibi ve 500 MP3 saklama kapasitesi ile sağlık ihtiyaçlarını; üç boyutlu 42 ve 46 mm gövde seçenekleri ile modayı yakalayacak. KEREM ÖZDEMİR 

Akıllı saatlerine pazarda yer açmak için sağlık temasına odaklanan Huawei, Watch GT 2’si ile de buraya nişan almayı sürdürürken performans ve şıklık tarafında önemli yenilikleri bunun üzerine ekliyor. GT 2’nin 42 ve 46 mm’lik gövdelerdeki iki farklı modeldeki tasarımları Türkiye’de ve Avrupa’da genel saat pazarında en fazla ilgi gören boyutu hedef alıyor olacak. Bunun üzerine eklenen teknolojik özellikler ürünün artısını oluşturuyor.

Bir önceki modelin kurulumunu yaparken QR kod üzerinden sağlık uygulamasını indirerek kuruluma geçtiğimi hatırlıyorum. Akıllı saat kullanıcılarına sağlık tarafında destek olma konusu yeni modelde de önemli bir odak olmayı sürdürüyor. Gelişmiş akıllı algoritmalardan yararlanan Huawei, nabızı takip ederek bradikardi ve kalp yetmezliğinin izlenmesine yardımcı oluyor. Spor modunda olmadığı sürece, nabız dakikada 100’ün üzerindeyse veya 10 dakikadan fazla bir süre 50’nin altındaysa kullanıcıyı uyarıyor. Kullanıcılar ayrıca gerçek zamanlı olarak sağlık bilgilerine göz atmak için Huawei Spor ve Sağlık uygulamasındaki verileri de görebiliyor.

Bunu spor ile birlikte değerlendirmek gerekiyor. Burada kullanıcıların daha fazlasını talep etmeye başladığını fark eden Huawei, müşteriden aldığı geri beslemeyi “Spor meraklıları, akıllı saatlerinden profesyonel spor veri izleme ve tam kapsamlı deneyim istiyorlar” şeklinde ifade ediyor. Firmanın buna yanıtı ise,

Spor modunda saat, sekiz açık hava sporu (koşu, yürüyüş, patika koşusu, bisiklet, açık deniz, triatlon) ve yedi kapalı salon sporu (Yürüyüş, koşu, bisiklet, yüzme havuzu, serbest çalışma, eliptik alet, kürek aleti) dahil olmak üzere 15 spor modunu destekliyor. Bu 15 spor modu için akıllı saat, yaklaşık 190 veri türünün tam ve kesintisiz izlenmesini sağlıyor. WATCH GT 2, farklı sporlar için hedefli egzersiz öncesi veri analizi, egzersiz sırasındaki veri kayıt ile analizi ve sonrasında profesyonel tavsiyeler sunuyor.

Huawei, saatin sağlıkla ilgili diğer özelliklerini

“Kalp atış hızı izlemeye ek olarak, uyku izlemesi kullanıcıların ilgilendiği başka bir işlev. Düşük kaliteli uyku çoğu kişi için büyük bir sorun haline geldi. HUAWEI TruSleep 2.0 uyku kalitesini, gerçek zamanlı kalp atış hızını, uyku nefes kalitesini izliyor ve uyku kalitesini değerlendirmek için büyük veri analizi kullanıyor. Uyku sorunlarını doğru bir şekilde analiz etmek için Huawei AI teknolojisi sayesinde uyku iyileştirme önerileri ile kişiselleştirilmiş uyku hizmetleri ve kullanıcıların uyku kalitesini iyileştirmelerine yardımcı olmak için raporlar sunuyor.

HUAWEI WATCH GT 2 aynı zamanda kullanıcıların HRV (kalp atış hızı değişkenliği) değerlerini kaydederek ve kullanıcının stres endeksi hakkında geri bildirim sağlayarak stresi azaltmasına yardımcı olan kendi geliştirdiği HUAWEI TruRelax teknolojisi ile birlikte geliyor. Ek olarak, kullanıcıya belirli bir süre sonra ayağa kalkmasını ve hareket etmesini hatırlatan bir hareketsizlik uyarısı da sisteme entegre edildi. Özel durumlarda, bu hareketsizlik uyarısı da kapatılabiliyor. Her gün atılan adım sayısını, yakılan kaloriyi ve ayağa kalkma sayısının da kaydı tutulabiliyor. HUAWEI WATCH GT 2, tüketicilere sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve yaşam tarzları geliştirmelerine yardımcı olmak için gün boyu fiziksel durum bilgisi sağlıyor” şeklinde ifade ediyor.

Özellikle yoğun yaşayan C-Level yöneticilerin uyku konusuna dikkat etmemeleri durumunda önemli sağlık sorunları ile karşılaşmaya aday olması, Huawei Watch GT 2’yi firmanın P serisi telefonlarının yanında iyi bir kuplaj haline getirecek.

Bu arada saatin kendisinin sağlığına da büyük özen gösterildiği de gerekiyor. Huawei’nin, Kirin A1 yongasıyla güçlendirdiği yeni nesil akıllı saati, 46 mm serisinde, GPS takipli spor modunda 30 saatlik pil ömrü sağlarken, 42 mm serisinde bu süre 15 saate ulaşıyor. Dikkat çekici olan, genel bir pil ömrü yerine kullanım şekline göre bir pil ömründen bahsedilmesi. Bu da saatin işlevsel kullanılması hedefi ile çok yakından ilgili. Firmanın bu konuda sunduğu ayrıntılı açıklama şu şekilde: “Günlük kullanımda HUAWEI WATCH GT 2 46 mm serisi, Nabız Takip Modu, haftada 30 dakikalık Bluetooth çağrısı, 30 dakikaya kadar müzik çalma; 90 dakikalık egzersiz ve geceleri bilimsel uyku modu açıkken iki hafta boyunca sürekli çalışabilir; Klasik modda, HUAWEI WATCH GT 2 42mm serisi, aynı koşullarda bir haftaya kadar sürekli çalışabilir. Her iki versiyonda da GPS açık halde spor yaparken pil ömrü eski nesle göre daha da arttı.” Burada sadece rakamlara değil, kullanım ayrıntılarına da bakmanız, gelecekteki kullanım alışkanlıkları konusunda da fikir veriyor olacak.

Son olarak modaya kısaca değineyim: Bir önceki modelde de bulunan farklı renklerdeki kayış seçenekleri moda konusunda oldukça geniş esneklik sağlıyor. Dijital ekranın görüntüyü değiştirme ve farklı renkte kadran seçenekleri de zaten alıştığımız özelliklerdi. Klasik tasarımın modasının asla geçmeyeceğinin farkında olan Huawei, klasik görünümü tam ekran ve çerçevesiz bir tasarımla bir adım ileri taşırken kavisli kadran ile sağladığı üç boyut etkisiyle yeni bir şıklık deniyor. Bunu ekim ayında Türkiye’de piyasaya çıkacak ürüne bakarak denemenizi öneririm. Öngösterim içinse, P30’u yan yatırıp tam ekran video seyrederken alt ve üst kenarlara bakabilirsiniz.

]]>
Kusursuz Yaşama Sanat Bakışı https://www.fortuneturkey.com/kusursuz-yasama-sanat-bakisi Tue, 17 Sep 2019 07:33:56 +0000 https://www.fortuneturkey.com/?p=532421666395 Siemens Ev Aletleri’nin 2017 yılından bu yana desteğini sürdürdüğü Contemporary Istanbul Çağdaş Sanat Fuarı kapsamında yer alan Plugin Yeni Medya Bölümü, Eylül ayında RW. [material] teması altında ziyaretçileriyle buluşacak. Kerem Özdemir

Siemens Ev Aletleri’nin 2017 yılından bu yana desteğini sürdürdüğü Contemporary Istanbul Çağdaş Sanat Fuarı kapsamında yer alan Plugin Yeni Medya Bölümü, Eylül ayında RW. [material] teması altında ziyaretçileriyle buluşacak. Esra Özkan küratörlüğünde teknoloji, bilim ve sanatın kesişimi üzerinden dünyayı algılama ve hissetme şekillerini ele alan birçok deneyime ev sahipliği yapacak Plugin bölümünde bu yıl Siemens Ev Aletleri’nin vizyoner duruşuna vurgu yapan özel bir sanat eseri sergilenecek. Nohlab ve DECOL ekipleri tarafından Siemens Ev Aletleri için tasarlanan interaktif eser “Arkhe”, mutfak deneyiminin hammaddesini oluşturan su, ateş gibi doğa elementlerinin formları arasındaki değişim ve dönüşümü soyut bir görsel dil ile izleyiciye sunacak. Contemporary Istanbul, 11 Eylül’de davetlilere özel ön izlemesi ile 12-15 Eylül tarihlerinde 14’üncü kez kapılarını açacak.

Siemens Ev Aletleri Pazarlama Müdürü Ekin Sarfati; “Ankastre, teknoloji ve tasarımla özdeşleşmiş vizyoner bir marka olarak odağımız, kullanıcılarımızı hayat kalitelerini artıracak, farklı deneyimlerle uğraşmalarına fırsat yaratacak teknolojilerle buluşturmak. Siemens Ev Aletleri olarak bu günlük hayatı baştan yazacak ve akışında yaşamamızı sağlayacak yeniliklerimizi çatı söylemimiz ‘Seamless Life’ (Kusursuz Yaşam) altında birleştiriyoruz. Seamless Life; Flow, Mastery, Resilience, Augmentation ve Serendipity gibi kavramları içerisinde barındırıyor” sözleriyle ifade ediyor.

Bu beş maddeden öne çıkan Flow (Akış), birbiri ile bağlantılı teknolojik ürün ve cihazlar, kesintisiz bir yaşama ulaşma ve hayatı akışkan olarak yaşamanın en önemli bileşenlerinden biri. Siemens Ev Aletleri’nin sunduğu ileri teknolojiye sahip ürünler, tasarımlarıyla da gün içinde küçük, kişiselleştirilmiş ve optimize edilmiş anlar ve deneyimler yaşanmasına olanak tanıyor. Hayatı pürüzsüz ve akışında yaşamayı sağlarken günlük hayata da esneklik kazandırıyor. Mastery konsepti her geçen gün daha karmaşıklaşan ve teknolojinin öne çıktığı dünyada kendi zamanının sahibi olma olgusundan yola çıkarak Siemens’in sunduğu Home Connect, iSensoric gibi teknolojilerle de hayatın kontrolünü kullanıcısının kendi ellerine almasını mümkün kılıyor.

Sarfati, “Siemens Ev Aletleri olarak Türkiye’de satış ve pazarlama faaliyetlerine başladığımız 1992 yılından itibaren mutfakları yaşam alanına dönüştüren ve fonksiyonellik katan ankastre ürünlerini pazarda bilinir kılan bir marka olduk. Siemens Ankastre ürünleri; şıklığı net ve açık bir biçimde gösteren, sade ancak zamana meydan okuyan bir tasarım diline sahip. Kısaca, ‘karmaşık teknolojileri kullanımı kolay hale getirme sanatı’ ile yaşamı sadeleştiriyor diyebiliriz. Bunun yanı sıra son yıllarda tüketicilerimize sunduğumuz, hayatlarına değer yaratan bağlantılı çözümler ile “connectivity” konusunda akla ilk gelen markalardanız. Siemens Ev Aletleri’nin Home Connect teknolojisi ile kullanıcılarımız, iOS ve Android cihazlarla uyumlu, tek bir ortak uygulama üzerinden ev aletlerini kontrol etme olanağına sahip oluyor. Yaşamın dinamizmine kolayca ayak uydurabilen bu akıllı teknoloji sayesinde kullanıcılarımız buzdolabından bulaşık ve çamaşır makinesine, fırından kahve makinesine kadar ev aletlerinin fonksiyonlarına diledikleri yerden kolayca erişebiliyorlar. Kullanıcılarımız Home Connect uygulaması ile evin içinde veya dışında, ev aletleriyle rahatça bağlantı kurabildikleri için ev aletlerinin durumunu her yerden takip edebiliyor, fonksiyonlarına erişim sağlıyor ve anlık bildirimler sayesinde hayatlarını akışında planlayabiliyorlar” diyor.

Siemens’in son dönemde öne çıkan ve ürünün özelliklerine göre farklı fayda sağlayan yenilikçi iSensoric sensor teknolojisi, kullanım şekilleri ve içeriği analiz edip hangi ev aleti olursa olsun otomatik şekilde program seçimini, kaynak kullanımını ayarlıyor, tüm potansiyelinin kullanılmasını sağlıyor. Örneğin i-Dos özelliğine sahip çamaşır makinelerinde sensörler çamaşırları analiz ediyor, bu yük için doğru deterjan miktarını otomatik olarak tespit ederek doğru şekilde kaynak kullanımı sağlıyor. brilliantShine özelliğine sahip Siemens bulaşık makinelerinde ise yüksek hassasiyetli sensörler su tüketimini, sıcaklık seviyelerini ve kirlilik derecesini otomatik olarak ölçüyor. Sensör teknolojisi yemek pişirmeye de esneklik ve keyif katıyor. Sensor teknolojisi sayesinde ankastre fırınımız hamur işinden, et yemeklerine her lezzete uygun pişirme yöntemi sunuyor. roastingSensor, bakingSensor, fryingSensor plus gibi fırın teknolojileri sayesinde pişirilen yemeğin türüne göre en doğru ayarlar tek dokunuşla fırına yükleniyor, yemekler tam kıvamında pişiyor. Sarfati, “Bu noktada tüm Seamless Life bileşenleri Siemens Ev Aletleri için Contemporary Istanbul’da sponsoru olduğumuz ve bu yıl RW. [material], hammadde teması altında gerçekleşen Plugin Yeni Medya’da özel bir eser yaratmamız için ilham verdi” diyor.

Yaşam alanına dönüşen mutfaklarda element formları ve madde ile iç içeyiz. Teknoloji sayesinde bu hammaddeler etkileşimimiz sonucunda bambaşka formlar elde ediyor, değişiyor, dönüşüyor. “Arkhe”, Yunanca’da “başlangıç maddesi ve ilk” anlamına gelen ve aynı zamanda değişimlerin temelinde yatan bir ilke. Eserimiz “Arkhe” Siemens’in sektörde ilkleri ortaya koyan öncü marka kimliğine ve yenilikçiliğine vurgu yaparken, hammadde ilişkisiyle kullanıcılarımızın hafızalarında iz bırakacak, evlerinin dışında bir deneyim yaratıyor. Hikayesini Siemens Ev Aletleri’nin öncülüğünün yanı sıra buzdolabı, fırın ve bulaşık makinesi gibi ürünlerinin doğa ile ilişkisinden alan eser, mutfağın temelini oluşturan bu ev aletlerinin doğadaki karşılıklarıyla birlikte etkileşime girerek soyut bir görsel dil içerisinde izleyiciye sunuyor. DECOL ve Nohlab ekiplerinin ortak çalışmasıyla tasarlanan ‘Arkhe’ ile izleyiciler ev aletlerini simgeleyen su, ateş gibi doğa elementleri ile bağ kuran bir enstalasyon deneyimleyecekler. Eseri deneyimleyenler, tıpkı bizim teknolojilerimizin mutfakta ve günlük hayatımızda yarattığı gibi maddelerin özü olan elementleri kontrol edecek. Sarfati, “Bugüne kadar marka olarak gözlemimiz, tüketicilerin alışık olmadıkları teknolojilere çekinerek yaklaştığı yönünde. Ancak konu dijital sanat olduğunda, eserlere tereddüt etmeden yaklaşılıyor. Teknolojinin insan dokunuşu ile yeni olasılıklar yarattığını gösteriyor ve insanların teknolojiden çekinmeden günlük hayatlarında etkileşim içerisinde olmasına fırsat sağlıyoruz” yorumunu yapıyor.

Küratör Esra Özkan

Küratör Esra Özkan da Arkhe hakkında, “Arkhe eseri temellerini insanlığın-tarih boyunca doğaya hükmetmek için- doğanın temel elementlerinin çalışma şeklini ve arasındaki ilişkiyi anlamaya ve kendi yararına kullanmak için “elementleri yönlendirmeye (arcana)” çalışmasından alıyor. Eseri deneyimleyen kişi, maddelerin özü olan elementleri kontrol ediyor, maddenin özüne hakim oldukça kabuğundan çıkartıp, diğer maddelerle kesiştiğinde ortaya çıkabilecek dönüşümü, devinimi ve ahengi deneyimliyor. Bu noktada, Flow eserin görselleri arasındaki akışı, Mastery ana elementleri ve onu kontrol etmekte ustalık kazanmayı, Resilience görsel dünyanın içerisindeki akış esnekliğini ve elementlerin geçişkenliğini, Augmentation bir elementin etkileşim ile yaratacağı büyümeyi, son olarak Serendipity de izleyicinin esere dokunduğunda oluşacak tesadüfi etkileşimin oluşturacağı ahengi gösteriyor olacak” şeklinde konuşuyor.

]]>
Gözünü Ay’a diken kadın https://www.fortuneturkey.com/gozunu-aya-diken-kadin Tue, 21 May 2019 14:37:56 +0000 https://www.fortuneturkey.com/?p=532421662714 Tokyo’da yaşayan Akane Imamura 2017 yılında Ispace Inc. adlı bir startup şirketin iş ilanını görünce gözlerine inanamadı. Şirket, Ay’da kullanılmak üzere minyatür bir rover (gezgin robot araç) tasarlayabilecek bir mühendis arıyordu. Dünya hızla değişiyor. Ortaya çıkan demografik, ekonomik ve sosyal değişimler karşısında yaşama ve çalışma biçimlerimiz de radikal bir değişimden geçiyor. Bugün profesyonel video oyunu oyuncusundan insan-robot ilişkileri araştırmacısına dek geçmişte hiç duymadığımız yepyeni meslek kolları türemiş durumda. Bu anlamda mühendis Imamura’nın Ay için minyatür rover tasarlaması da hayali bir iş olmaktan çıktı. Max Tegmark, yapay zeka çağında insan olmayı sorgulayan “Life 3.0” adlı kitabı uluslararası çok-satanlar arasına giren bir fizik profesörü ve Massachussets Institute of Technology (MIT) Yaşamın Geleceği Enstitüsü’nün de başkanı.

]]>
Amazon Alexa Guard ile Echo akıllı hoparlörler ev güvenlik sistemine dönüşüyor https://www.fortuneturkey.com/amazon-alexa-guard-siz-yokken-evinizi-koruyor Wed, 15 May 2019 08:38:08 +0000 https://www.fortuneturkey.com/?p=532421662459 6 aydan uzun zamandır üzerinde çalışmaların devam ettiği Amazon Alexa Guard, kullanıcılara sunulmaya başlandı. Şimdilik sadece ABD’deki Echo hoparlör kullanıcıları Alexa’ya “Evden çıkıyorum” diyerek güvenlik sistemini aktive edebiliyor.

Resmi olarak Eylül ayında tanıtıldıktan sadece birkaç ay sonra ilk beta test davetiyeleri dağıtılan ilgi çekici Alexa Guard özelliği şimdi ABD’de daha yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı. Bu işlevi etkinleştirmek için yapmanız gereken tek şey, evinizden her çıktığınızda “Alexa, ben ayrılıyorum” demeniz ve bu sayede dijital asistanınızın sanal kulağını zeminde tutmasını istemeniz.

Guard’ı yukarıda belirtilen sihirli cümleyle “dış moda” ayarladıktan sonra, Echo cihazınız tetikte kalıyor ve duman alarmları, karbon monoksit alarmları veya cam kırılmaları durumunda telefonunuza bildirimler gönderiyor. Ancak her seferinde “akıllı bir uyarı” alır almaz panik yapmanız gerekmiyor. Alexa bunun yerine size algıladığı tehlikeli sesin 10 saniyelik bir kaydını dinletiyor. Bu sayede problemin evinizdeki hayvanınız olup olmadığından emin olabiliyorsunuz. Alexa hoparlöründe oldukça güçlü mikrofonlar bulunmakta ve dışarıdaki sesleri de kolaylıkla algılayabiliyor.

Tüm Echo kullanıcılarına ücretsiz sunulan Alexa Guard özelliği, öncelikle ayarlardan aktivasyona ihtiyaç duyuyor. Özellik aşamalı olarak dağıtıldığından henüz herkesin erişimi mevcut değil.

Tam olarak bir güvenlik sistemi ya da güvenlik kameraları kurulumu yerine geçmeyecek bu sistem, acil durumda güvenlik güçlerini aramıyor. Bunun dışında hırsız ya da başka kötü niyetli kişi evinize sessiz bir biçimde kapıdan ya da pencereden, yani cam kırmadan girerse yine sistem bir işe yaramıyor.

]]>
Apple CEO’su Tim Cook: Yazılımcı olmak için üniversiteye gerek yok https://www.fortuneturkey.com/apple-ceosu-tim-cook-yazilimci-olmak-icin-universiteye-gerek-yok Tue, 14 May 2019 14:58:25 +0000 https://www.fortuneturkey.com/?p=532421662445 Apple CEO’su Tim Cook, WWDC 2019 ( Dünya Geliştiriciler Konferansı ) etkinliği öncesinde, 16 yaşındaki genç yazılımcı Liam Rosenfeld ile görüşerek kodlama eğitimi hakkındaki fikirlerini paylaştı.

Çocuklar için kodlama diğer adıyla bilgisayar programlama gün geçtikçe popülerleşiyor. Kodlama eğitimi ABD’de de yalnızca çok az okulda veriliyor olmasına rağmen ailelerin yüzde 90’ı çocuklarının bu konuda eğitim almasını istiyor. Geleceğin okuryazarlığı konumunda olan kodlama, önümüzdeki dönemde yaratmanın, ürün ve servis geliştirmenin temel taşı olarak nitelendiriliyor.

Apple ise bu konuda, son birkaç yıldır Dünya Geliştirici Konferansı’na (WWDC)geliştiricilerin yanında yetenekli öğrencileri de davet ediyor. WWDC 2019 etkinliğine katılma hakkı kazanan 16 yaşındaki genç yazılımcı Liam Rosenfeld ile görüşen Apple CEO’su Tim Cook, kodlama eğitimi hakkındaki fikirlerini paylaştı. Orlando şehrindeki bir Apple mağazasında gerçekleşen buluşma esnasında açıklamalarda bulunan Cook “Rosenfeld ile ilgili Kendisi kodlama eğitiminin erken yaşta verilmesi gerektiğinin mükemmel bir örneği” dedi.

Tim Cook, kodlama alanında yetkin hale gelmek için 4 senelik üniversite eğitimine gerek olmadığını belirterek “Bence bu eski ve geleneksel bir yaklaşım. Erken yaşlarda kodlama eğitimi verip lise çağında zorluk seviyesini artırabiliriz” dedi. Cook, açıklamasının devamında, üniversite diplomasının öğrencileri kodlama konusunda illaki iyi bir seviyeye getirmediğini belirterek, “Okul hayatının erken dönemlerinde kodlama eğitimi verilirse ve bu eğitim süresi boyunca öğrenciler zorlukları aşmayı öğrenirse, okuldan mezun oldukları zaman Liam gibi çocuklar App Store’a uygulama kodlayabilecek yetenekte olurlar.” açıklamasında bulundu.

Cook, daha önceki açıklamalarında da gençlere İngilizce yerine kodlama dillerini öğrenme tavsiyesinde bulunarak, kodlama dilini, 7 milyar insana ulaşma şansı olarak nitelendirmişti.

]]>
Google 400 dolarlık telefonu tanıttı https://www.fortuneturkey.com/google-400-dolarlik-telefon-tanitti Wed, 08 May 2019 14:28:19 +0000 https://www.fortuneturkey.com/?p=532421662278 Google, 400 dolar fiyat etiketiyle Pixel 3A telefonlarını tanıttı. Şirket ayrıca en yeni Android sürümünü de duyurdu.

Google, her yıl düzenlediği geliştirici konferansı “Google I/O”da en yeni ürünlerini tanıttı.

Etkinliğin merakla beklenen ürünlerinden olan Google’ın akıllı telefon serisi Pixel’in 3A ve 3A XL modelleri kullanıcıların beğenisine sunuldu. Önceki modellere göre ucuzluğu ile dikkati çeken 3A serisi telefonlar 400 dolar başlangıç fiyatıyla duyuruldu.

Önceki Pixel modellerinde olduğu gibi yüksek kaliteye sahip kamerasıyla öne çıkan yeni seride, hem ön hem de arka kamerada gece görüşü, süper zoom ve portre modu özelliği bulunuyor. Siyah, beyaz ve mor renk seçeneğine sahip Pixel 3A ve 3A XL bugünden itibaren satışa sunuldu.

Öte yandan Android’in yeni sürümü Android Q, kullanıcılara koyu tema özelliğiyle cihazlarını kullanabilme imkanı sağlıyor. Batarya ömrünü uzatmaya yönelik olarak geliştirilen bu özellik, kullanıcılar tarafından açılıp kapatılabilecek.

Yeni sürümde duyurulan Focus Modu sayesinde kullanıcılar vakitlerini alan ve dikkatlerini dağıtan uygulamaları seçebilecek ve bu uygulamaların kullanımını azaltabilecek. Ayrıca kullanıcılar matbu halde olan bir metni tarayarak dijital hale getirebilecek ve istenilen dile tercüme edebilecek.

Bu arada geçtiğimiz yıl yaşanan Cambridge Analytica skandalının ardından dünya genelinde en çok konuşulan konulardan olan veri güvenliği konusunda şirket yetkilileri, kullanıcıların datalarını daha az toplayacağının müjdesini verdi. Google, veri işleme sisteminde de değişikliğe giderek, daha fazla datayı kendi sistemine yüklemeden işleyeceğini açıkladı.

]]>
Hackerlerden 30 milyar sızma girişimi https://www.fortuneturkey.com/hackerlerden-30-milyar-sizma-girisimi Thu, 02 May 2019 07:29:37 +0000 http://www.fortuneturkey.com/?p=532421662035 Bilgisayar korsanlarının 2018 yılında otomatik botlar yoluyla 30 milyar kez kimlik bilgisi doldurma girişiminde bulunduğu bildirildi.

Otomatize saldırılar ürkütücü biçim almaya başladı. ‘Kimlik bilgisi doldurma’ (credential stuffing) adı verilen otomatik saldırılarda, kötü amaçlı kişiler, daha önce ele geçirilmiş veya sızdırılmış kimlik bilgilerini kullanıyorlar.

Siber saldırganlar, doğru kombinasyonu buluncaya dek oturum açma girişimlerini sürdürerek, web sitelerine veya kişilerin özel hesaplarına sızmaya çalışıyorlar.

Küresel antivirüs yazılım kuruluşu ESET, içerik dağıtım ağı Akamai’in bu yöndeki raporuna dikkat çekiyor. Rapora göre 2018 yılında bilgisayar korsanları, sızdırılmış oturum açma bilgilerini kullanarak 30 milyar kez kimlik bilgisi doldurma girişiminde bulundu.

Farklı siteler için aynı şifre kullanımı, sorunu büyütüyor

Geniş yelpazedeki kullanıcı adı/parola kombinasyonlarının internette kolayca ulaşılabilir olması ve pek çok insanın aynı oturum açma bilgilerini farklı sitelerde kullanması, bu sorunun kolayca ortadan kaldırılamayacağına işaret ediyor. Hatta tam aksine, söz konusu rapora göre geçen yıl küresel çaptaki tüm oturum açma girişimlerinin yüzde 43’ü kötü amaçlıydı. Endişe verici şekilde, bu girişimler ortalama yüzde 0.1 ile yüzde 2 arasında oranla saldırganlara getiri sağladı.

Sadece hesabı ele geçirmiyorlar

Başarılı olduklarında saldırganlar yalnızca hesabın kontrolünü ele almakla kalmıyor, aynı zamanda hesap sahibinin kişisel bilgilerini, kimlik hırsızlığı amacıyla çalarak dolandırıcılık işlemlerinde kullanmanın yanı sıra çevrimiçi hesapları spam saldırıları gibi diğer kötü amaçlı faaliyetler doğrultusunda da suistimal edebiliyorlar.

ABD, Rusya ve Kanada saldırıların başlıca meydana geldiği ülkeler arasında yer alıyor. Hindistan’da saldırılara hedef olan başlıca ülkelerden biri.

Medya ve eğlence sektörü hedef oluyor

Sektörel olarak bakıldığında her yıl milyarlarca kimlik bilgisi doldurma saldırısına maruz kalan sektörlerin başında medya ve eğlence sektörü geliyor. Medya, oyun ve eğlence şirketleri, 2018 Mayıs ve Aralık ayları arasında 11.6 milyar saldırıya maruz kalmış. Yalnızca video yayın sektörüne yönelik 200 milyon saldırıya kadar çıkan rekorlar görülüyor.

Ne yapılabilir?

Hesap ele geçirme saldırılarından korunmanın basit yolları arasında karışık ve eşsiz parolalar kullanmak ve iki aşamalı kimlik doğrulamayı etkinleştirilerek her bir online hesabınıza özel parola belirlemek gösterilebilir. Ayrıca güncel ve proaktif bir güvenlik yazılımını tercih etmek, pek çok sıkıntıdan uzak tutar.

]]>
İnternet devleri vergilendirilecek https://www.fortuneturkey.com/internet-devleri-vergilendirilecek Sun, 28 Apr 2019 12:14:57 +0000 http://www.fortuneturkey.com/?p=532421661814 OECD Genel Sekreteri Gurria internet devlerinin vergilendirilebilmesine ilişkin, “Bundan sonra gelişmekte olan ülkeler toplayamadıkları vergileri toplamaya başlayacak” dedi.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma-Örgütü (OECD) Genel Sekreteri Angel Gurria, kısaca “GAFA” olarak adlandırılan Google, Apple, Facebook ve Amazon gibi internet devlerinin vergilendirilebilmesini 2020’nin sonuna kadar yasal netliğe kavuşturacaklarını belirterek, “Bundan sonra gelişmekte olan ülkeler toplayamadıkları vergileri toplamaya başlayacak.” dedi.

Gurria, Almanya’nın başkenti Berlin’de AA muhabirine yaptığı açıklamada, “küresel otomatik bilgi paylaşımı sistemi” ile bireysel vergi konusunda en büyük devrimin yapıldığını söyledi.

Bu otomatik bilgi paylaşımı ile Türkiye’de vergi toplayıcısının “masasının üzerinde”, tüm dünyadaki Türk vatandaşlarının beyan edilen veya edilmeyen bütün hesaplarının bulunduğuna işaret eden Gurria, “Bu, bireysel otomatik bilgi alışverişi ve bir devrimdir. Vergi konusunda saklanacak hiçbir yok.” diye konuştu.

Teşkilatı tarafından hazırlanan ve çok uluslu şirketlerin, sınır ötesi işlemlerde vergi düzenlemelerini ihlal etmesinin önüne geçmeyi hedefleyen Matrah Aşındırma ve Kar Kaydırma (MAKA-BEPS Base Erosion and Profit Shifting) Eylem Planı’nın bir numaralı aksiyonu olan “dijital ekonominin vergilendirilmesini” politik bir “çetin ceviz” olarak değerlendiren Gurria, şunları kaydetti:

“Bu yılın geri kalanında 8 ay var. Gelecek yıl 12 ay daha var. Üzerinde çalışıyoruz ve kuşkusuz bitireceğiz. Dünya ekonomileri, toplumları ve ülkeleri bir araya gelerek aynı kriterlerin nasıl ele alınacağına dair bir anlaşma yapmak zorunda. Bunun üzerinde çalışıyoruz. Çok zor ve karmaşık… Ancak çok fazla ilerleme kaydediyoruz.

“2020’NİN SONUNA KADAR YASAL NETLİĞE KAVUŞTURACAĞIZ”

Angel Gurria, uluslararası vergi düzenlemeleri konusunda Fransa, Almanya, ABD ve Türkiye gibi ülkelerin maliye bakanları başta olmak üzere herkesin bu sorunun OECD düzeyinde çözülmesini istediğini ifade ederek, “Biz de üzerinde çalışıyoruz.” dedi.

MAKA’nın tamamlanmasıyla kısaca “GAFA” olarak adlandırılan Google, Apple, Facebook ve Amazon gibi internet devlerinin vergilendirilebilmesini 2020’nin sonuna kadar yasal netliğe kavuşturacaklarını belirten Gurria, “Bundan sonra gelişmekte olan ülkeler toplayamadıkları vergileri toplamaya başlayacak.” değerlendirmesinde bulundu.

EYLEM PLANI’NIN SON HALİNİN, BU YIL G20 ZİRVESİN’NE SUNULMASI BEKLENİYOR

MAKA Eylem Planı üzerinde uzun yıllardır çalışan (2012’den beri) OECD’den, bu yılın mart ayında yapılan açıklamada, “Ekonominin Dijitalleşmesinin Yol Açtığı Mali Zorlukların Giderilmesine Dair Anlaşma” adı altında dünyadan yaklaşık 130 ülkenin, “dijital devlerin faaliyette bulundukları ve kar ettikleri yerlerde vergilendirilmesi” prensibi üzerinde anlaştığı duyurulmuştu.

G20 ülkelerinin çağrısı üzerine OECD tarafından hazırlanan MAKA Eylem Planı’nın son halinin, bu yıl Japonya’da yapılacak G20 Zirvesi’ne sunulması bekleniyor.

Vergi gelirlerinde yıllık yaklaşık 500 milyar dolara varan kaybını önlemeyi hedefleyen MAKA Eylem Planı, uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde çok taraflı çözüm üretme mekanizması oluşturarak vergi mevzuatını tek bir çatı altında toplamayı öngörüyor.

Eylem planı kapsamında oluşturulacak yasal zeminle, çok uluslu şirketlerin karlarını, “vergi cennetlerine” kaydırmasının önüne geçilebileceği ve bu şirketlerin adil olarak vergi yükünü paylaşacağı belirtiliyor.

SARI YELEKLİLER DE “ADİL VERGİ PAYLAŞIMI” İSTEMİŞTİ

Bugün dijital ekonominin devlerinin, sadece merkez binalarının bulunduğu ülkelere vergi ödemesi toplumsal tepkilere de yol açıyor. Google ya da Facebook, İrlanda gibi vergi avantajı olan ülkelere merkez binasını kuruyor ve burada düşük vergi ödüyor. Bu firmalardan vergi alamayan hükümetlere, kamuoyunun baskısının giderek artması da dikkati çekiyor.

Fransa’daki sarı yelekliler hareketi eylemlerinde, taleplerden biri de dijital ekonominin devlerinin vergilendirilmesi ve büyük firmaların vergi kaçırmalarının önlenmesiydi.

MAKA Eylem Planı tam olarak uygulamaya geçmeden söz konusu dijital faaliyetlerin vergilemesi konusunda ülkelerin tek taraflı olarak farklı uygulamaları benimseyerek hayata geçirdiği görülürken, AB’nin, vergi kaçırmakla suçlanan büyük şirketlerin dijital gelirlerine yüzde 3 vergi getirme planı da bulunuyor.

Söz konusu AB vergisi, uluslararası geliri 750 milyon avro olan ve internetten satışı 50 milyon avroyu bulan şirketleri kapsıyor. Bu kategoriye giren en az 115 şirket bulunuyor. AB ülkelerinde, dijital vergi konusunda ABD’nin kendi şirketlerini korumak için misilleme yapacağı endişesiyle fikir ayrılıkları oluşması dikkati çekerken, Fransa, AB içinde uzlaşma sağlanamaması halinde kendi başına düzenleme yapmaya hazırlanıyor. İngiltere de dijital devlere vergi uyguluyor.

]]>
Microsoft’un değeri 1 trilyon doları aştı https://www.fortuneturkey.com/microsoftun-degeri-1-trilyon-dolari-asti Thu, 25 Apr 2019 10:50:50 +0000 http://www.fortuneturkey.com/?p=532421661761 ABD merkezli çok uluslu teknoloji şirketi Microsoft, üçüncü çeyrek gelirlerinin yıllık yüzde 14 artışla 30.6 milyar dolara yükseldiğini duyurdu. Şirketin piyasa değeri ilk kez 1 trilyon dolar seviyesini aştı.

Microsoft’un sanal ortamda veri koruma sağlayan programlama bölümünün(cloud) büyümeye devam etmesinin öngörüldüğüne yönelik yetkililer tarafından yapılan açıklamaların ardından, şirketin piyasa değeri ilk kez 1 trilyon dolar seviyesini aştı.

Microsoft hisseleri yüzde 4.4 artışla 130.54 dolara yükselirken, piyasa değeri 980 milyar dolar değerindeki Apple’ı geride bıraktı.

Microsoft hisseleri güniçi işlemlerde 125.85 dolar ile rekor seviyeyi gördükten sonra yıl başından bu yana yüzde 23 artış kaydetti.

Microsoft CFO’su Amy Hood, yatırımcılara yaptığı açıklamada sanal ortamda veri koruma sağlayan programlama bölümü Azure ve Microsoft’un uygulama yazılımının çevrimiçi bir sürümü olan Office 365 bölümlerinde mali yılın dördüncü çeyreğinde büyüme beklediklerini söyledi.

Azure, mali yılın ikinci çeyreğinde yüzde 76 büyüdükten sonra üçüncü çeyrekte hafif yavaşlayarak yüzde 73 büyüdü.

Refinitiv IBES verilerine göre Microsoft’un hisse başına karı 1 dolar olan beklentilerin üzerine çıkarak 1.14 dolar olarak gerçekleşti.

Şirketin gelirleri de yüzde 14 artışla 30.57 milyar dolar oldu ve 29.84 milyar dolan olan beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

]]>