LIFESTYLE – Fortune Turkey https://www.fortuneturkey.com Wed, 26 Feb 2020 07:46:50 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=5.3.2 2020’nin Yenileri https://www.fortuneturkey.com/2020nin-yenileri Wed, 26 Feb 2020 07:44:49 +0000 https://www.fortuneturkey.com/?p=532421672291 Motosiklet markaları, 2020 yılı için yeni modellerini görücüye çıkarıyor. Teknolojik özelliklerin ve konforun ön planda olduğu yeni modeller, motosiklet tutkunlarını bekliyor.

Küresel motosiklet pazarıyla ilgili araştırmalar, pazarın 2026 yılına kadar yaklaşık 157 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşacağını öngörüyor. Motosiklet tutkunları ise son teknoloji ve tasarım özelliklerine sahip yeni modellerin tanıtılacağı motosiklet fuarlarının 2020 takvimini takip etmeye devam ediyor. Kanada’dan Tayvan’a dünyanın dört bir yanında gerçekleştirilecek ve binlerce kişinin ziyaret etmesi beklenilen fuarlardan biri de 20-23 Şubat 2020 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açacak. Messe Frankfurt İstanbul’un MOTED ve MOTODER desteğiyle organize ettiği “Motobike İstanbul 2020” fuarı, motosiklet markalarının yeni modellerini sergilemeye hazırlanıyor. Fuarda 2020 modellerini tanıtacak markalardan bazılarını sizler için derledik.

YAMAHA TMAX TECH MAX 

Yamaha, sportif scooter TMAX Tech MAX’i daha yüksek performansla donatıyor. TMAX Tech MAX, daha güçlü hızlanma kabiliyeti sunan yüksek hacimli 560 cc motordan güç alıyor. Model, dinamik ve çevik yeni gövde tasarımına sahip. Elektrikli ayarlanabilir ön cam, hız sabitleyici, ısıtmalı elcikler ve sele, ayarlanabilir arka süspansiyon yolculuğu daha konforlu hale getiriyor.

YAMAHA MT- 25

Hyper Naked segmentine ait ikonik MT-09, 2020 model MT-25 ile birlikte radikal bir görünüme kavuşuyor. MT-25, yeni teknolojilerin sağladığı avantajlar ve yüksek teknik özellikler ile daha güçlü. Sınıfının en gelişmiş motorlarından biri olup, bazı tek silindirli modellere kıyasla daha düşük devirde çok daha yumuşak bir his sunan dengeli iki silindirli bir yapılandırmaya sahip.

HONDA  AFRICA TWIN  

CRF1100L Africa Twin, çift silindirli motoru, agresif ralli tasarımı ve daha hafif şasiyle keyifli bir sürüş sunuyor. İkisi tamamen kişiselleştirilebilir altı sürüş modu, virajda frenleme kontrolüne sahip ABS ve ön tekerlek kaldırma kontrolünün yanı sıra 6.5 inç TFT dokunmatik ekran, Apple CarPlay® desteği, Bluetooth bağlantısı ve hız sabitleyici gibi özellikleri bulunuyor.

HONDA CBR1000RR-R 

FIREBLADE SP  Model, 14.500 d/d’da 160 kW güç ve 12.500 d/d’da 113 Nm tork üreten bir motora, şasi ve aerodinamik olarak MotoGP teknolojisine sahip. Standart ikinci nesil “Öhlins Elektronik Kontrollü Süspansiyon” sistemi ile üst düzey pist performansı sunuyor. Arka tekerlekte kullanılan ve daha gelişmiş bir yol tutuş için devreye giren “Öhlins Kullanım Amacına Yönelik Ayar Arayüzü” hassas bir ön ve arka süspansiyon ayarı sunuyor.

KTM 890 DUKE R

KTM 890 Duke R modelinin ortalama yakıt tüketimi 4.74 L/100 km. Toplam yakıt kapasitesi  yaklaşık 14 litre olan model, dijital ateşleme ayar özelliğine sahip.

KTM KTM 390 ADVENTURE

Yeni KTM 390 Adventure, bir silindirli dört zamanlı benzinli motor özelliğine sahip. Yakıt deposunun kapasitesi 14.5 litre olan KTM 390 Adventure’ın ortalama yakıt tüketimi ise 3.4 L/100 km.

BMW S 1000 XR

Yeni S 1000 XR’ın dik oturmaya imkan sağlayan rahat selesi, virajlarda ve düz yollarda konforlu bir sürüş deneyimi sağlıyor. Yüksek viteslerde daha uzun şanzımanıyla akıcı bir sürüş vadediyor. Karbon motor koruyucusu gibi pek çok aksesuar seçeneğine sahip model, düşük ağırlığı ile daha iyi hızlanma ve çeviklik sağlıyor.

BMW F 900 R VE F 900 XR

Aydınlatma teknolojileri ve yüksek güvenlik özellikleriyle yeni F 900 R ve F 900 XR motosiklet tutkunlarına pek çok yenilik sunuyor. 7 derecelik yatma açısında otomatik olarak yanan adaptif far ve ana fara dahil olan bağımsız LED öğeler, sürücülere virajlarda mümkün olan en iyi aydınlatmayı sağlıyor. Sıralı iki silindirli 895 cc motor hacmine sahip yeni modeller, maksimum 92 Nm tork sunuyor.

CAN-AM SPYDER RT 2020

Can-Am Spyder RT serisi, uzun mesafe yolculuk deneyimi için modern bir tasarıma ve gelişmiş konfora sahip. Daha iyi yol tutuşu sağlayan seride daha iyi viraj alma ve uzun mesafelerde daha fazla denge için düşük oturma ve optimize edilmiş süspansiyon özellikleri bulunuyor. Yorgunluğu en aza indiren daha iyi sırt desteği için artırılmış bel desteğinin yanı sıra bacak pozisyonlarını değiştirip istediğiniz gibi oturabilmeniz için yeni genişletilmiş ayak koyma yerleri mevcut.

]]>
Zamana ‘Jimi Hendrix’ Dokunuşu https://www.fortuneturkey.com/zamana-jimi-hendrix-dokunusu Tue, 25 Feb 2020 08:32:57 +0000 https://www.fortuneturkey.com/?p=532421672241 DNA’sının önemli bir parçası müzik olan lüks saat markası Raymond Weil, efsanevi gitarist Jimi Hendrix anısına özel bir koleksiyon çıkardı. Hendrix’in Woodstock Festivali’ndeki performansı baz alınarak tasarlanan saat, dünyada sadece 500 adet ile sınırlı. Marka, 2020 yılında ise kadın kategorisine ağırlık verecek.

Amerikalı şarkıcı Frank Sinatra, ünlü İngiliz müzik grubu The Beatles, Rock and roll’un öncüsü olarak bilinen Buddy Holly, popüler müziğin ikonu David Bowie, Jamaikalı ünlü reggae sanatçısı Bob Marley ve daha nicesi… Müziğin önemli isimleri, İsviçreli lüks saatçiliğin köklü markalarından Raymond Weil’in koleksiyonlarında buluşuyor. Kuruluşundan bu yana farklı müzik koleksiyonlarına imza atan Raymond Weil, 2019’un son günlerinde koleksiyonlarına bir yenisini daha ekledi: “Jimi Hendrix Koleksiyonu”

Küçük yaşlarda gitarla tanışan Hendrix, bugün rock müzik tarihinin en önemli kültürel ikonlarından biri. Raymond Weil’in CEO’su Elie Bernheim, “Müzik, Raymond Weil dünyasının her zaman bir parçası oldu. En yeni koleksiyonumuz için, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük müzik festivali Woodstock’un 50’inci yılında gitar üstadı Jimi Hendrix anısına sınırlı sayıda saat ürettik” diyor. Markanın kurucusu Raymond Weil’in torunu olan Bernheim de bir müzik aşığı. CEO’luk görevini 2014 yılında babası Olivier Bernheim’den devralan Elie Bernheim, piyano ve viyolonsel çalıyor.

Saatin Türkiye satış fiyatı 21 bin 700 TL. Saatin takometre kısmında sanatçının ünlü sözü olan “Music is my religion (Müzik benim dinim)” ve “Jimi Hendrix” adı yer alıyor. Kadran detaylarında, Hendrix’in 1969 yılında Woodstock Festivali’nde birlikte sahne aldığı beyaz Fender Stratocaster gitarından ilham alınıyor. Kadrandaki dokuz noktalı indeks göstergeleri gitarın sap kısmındaki fretlere gönderme yaparken, gitarın altı teli ise kadrandaki dairesel sınırların yapımında esin kaynağı oluyor.

Hendrix’in Fender gitarını özel sol elle çalma tekniğiyle bilinirliğini artırdığını söyleyen Bernheim, “Bu teknik, saatin saniye ibresine de yansıtıldı. Raymond Weil’in saat yapımcıları tarafından Cenevre’de el becerisi ile üretilen saat, mat görünümü, kronograf butonları ve klasik kahverengi kayışı ile dikkat çekiyor” diyor. Tasarımın kasa arkasında ise, Hendrix logosu bulunuyor. Dünya genelinde sadece 500 adet üretilen tasarım, Jimi Hendrix’in kız kardeşi Janie Hendrix’in imzaladığı özel sertifika ile birlikte geliyor. Saat, Hendrix’in Woodstock sahnesinde Aztek motifli gitar askı kayışı ve mavi kostümünü anımsatan mavi beyaz özel kutusunda sunuluyor.

Türkiye temsilciliğini Günsal Saat’in üstlendiği Raymond Weil’in hikayesi ise bir saat endüstrisi krizinin ortasında başlıyor. Markanın kurucusu ve markaya ismini veren Raymond Weil, 1976 yılında gerçek İsviçreli saat işçiliğini gösterme vizyonuyla kendi şirketini kuruyor. Zamanla, markanın saat tasarımları uzmanlar ve saat tutkunlarının ilgisini çekiyor. İsviçre’nin ardından önce Avrupa, daha sonratüm dünyada marka bilinirliği artıyor. Raymond Weil, İsviçre lüks saatçiliğinin şu an önemli markalarından biri.

Zor bir ekonomik atmosfere rağmen, 2019’un marka adına iyi bir yıl olduğunu söyleyen Elie Bernheim, uzun vadede iyimser olduklarını belirtiyor. “Freelancer Calibre 1212” markanın 2019 yılında en çok satan modelleri arasında yer aldı. Markanın 2020 yılındaki temel hedeflerinden biri, makine üretimi konusundaki en son gelişmeleri ürünlerine yansıtmak. Bernheim, yeni yılla birlikte kadın kategorisinde farklı birçok tasarımın saat severlerle buluşacağının haberini de veriyor.

CEO ile Kısaca

Raymond Weil’i ilk kez keşfeden birine koleksiyonuna hangi parçayla başlamasını önerirsiniz?

Oldukça rafine ve klasik tasarımlı olan Maestro koleksiyonundan bir model önerirdim. Bu koleksiyon İsviçre saat yapım geleneğini tam anlamıyla yansıtıyor. Koleksiyon adı, gelenek ve inovasyonu senkronize eden sanatçılara ithaf edildi.

Peki, siz hangi Raymond Weil saatini kullanıyorsunuz?

Ben açık mavi gömleğim ile uyumlu, galvanik mavi kadranlı yeni Freelancer Calibre1212 modelini takıyorum.

]]>
Sirena Marine’den Yurtdışı Atağı https://www.fortuneturkey.com/sirena-marineden-yurtdisi-atagi Mon, 17 Feb 2020 13:52:24 +0000 https://www.fortuneturkey.com/?p=532421671971 Sirena Marine Avustralya ve Rusya pazarlarında yaptığı yeni distribütörlük anlaşmalarıyla faaliyet gösterdiği ülke sayısını hızla artırıyor.

KIRAÇA Holding bünyesinde faaliyet gösteren Sirena Marine, yurtdışı pazarlarda atağa hazırlanıyor. Aralarında İtalya, Fransa, İspanya, Hırvatistan, İsveç, Amerika, Meksika, Birleşik Arap Emirlikleri, Japonya, Tayland gibi pek çok ülkeye motoryat ihraç eden şirket şimdi de Rusya ve Avustralya pazarlarına giriyor.

GÜÇLÜ DİSTRİBÜTÖRLER

Sirena Marine Ticari Direktörü Ali Onger, “Avustralya ve Rusya pazarlarında güçlü iş ortaklarıyla çalışmak bizim global pazardaki büyümemizi daha da hızlandıracak” diyor. Yaptıkları her iki anlaşmayla bayi ağını genişleterek uluslararası pazarlarda büyümeye devam ettiklerini belirten Onger, “Türkiye’den dünyaya açılan küresel bir marka olma hedefi doğrultusunda dünyanın önde gelen şirketleriyle iş ortaklıkları yapıyoruz. İmzaladığımız her iki anlaşmayla Avustralya ve Rusya gibi iki önemli pazara güçlü bir giriş yaptık.  Avustralya ve Yeni Zelanda bölgesi için distribütörlük anlaşması imzaladığımız E-Yachts, 2005’ten bu yana Avustralya’ya getirdiği yenilikçi tekneler ve lüks motor yatları sunuyor” diyor. E-Yachts’ın Sidney, Melbourne, Gold Coast, Perth ve Auckland’da ofisleri ve showroomları bulunuyor. Şirket söz konusu anlaşma sonrasında ilk satışını Sirena 58 modeli ile yaptı. Şirketin Rusya pazarındaki distribütörü ise Premium Yachts. Premium Yachts kendi alanında tanınan bir firma.

ÖZEL TASARIMLAR

E-Yachts Genel Müdürü Peter Hrones, “ABD ve Avrupa’daki bazı büyük tekne fuarlarını gezerken binlerce tekne arasından bir tekneye dönüp ikinci kere baktığımda daha fazlasını araştırmaya değer olduğunu biliyorum. Sirena’yı 58, 64’ün ve 88’in Cannes’da tanıtımından bu yana yakından takip ediyorum. German Frers, Cor D.Rover ve Tommaso Spadolini gibi dünyanın en ünlü tekne tasarımcılarına sahip olan Sirena, E-Yachts’ın özel tasarımcı portföyüne mükemmel uyum sağlıyor. Bu yatları Avustralya ve Yeni Zelanda pazarına tanıtmak için sabırsızlanıyoruz” diyor.

]]>
Dünyaya Sanat Eseri Taşıyor https://www.fortuneturkey.com/dunyaya-sanat-eseri-tasiyor Wed, 29 Jan 2020 07:30:48 +0000 https://www.fortuneturkey.com/?p=532421670942 Uluslararası sanat eseri taşımacılığının önemli şirketlerinden Asya Nakliyat, Türkiye’nin tek özel iklimlendirilmiş sanat deposunda değeri milyonları aşan sanat eserlerine ev sahipliği yapıyor. Şirket ayrıca Atatürk’ün Selanik’teki evinden İstanbul Bienali’ne, Contemporary Istanbul’a kadar birçok projede yer alarak kıymetli eşya ve sanat eseri taşıyor.

Sanat günümüzün önemli yatırım araçlarından biri. 67 milyar dolara ulaşan küresel sanat pazarında, geçtiğimiz yıl koleksiyonerlerin yüzde 65’i ve sanat profesyonellerinin yüzde 81’i yatırım amacıyla bir sanat eseri satın aldı. 2019’un ilk yarısında sadece küresel açık artırma satışları 5.55 milyar dolara ulaştı. Sanat pazarındaki gelişmeler bir yana, eksik bilgiden kaynaklanan bir takım yanlış saklama ve taşıma yöntemleriyle çoğu zaman milyonlarca dolar değerindeki sanat eserleri zarar görebiliyor.

Sanat eserinin zarar görmemesi için uygun nem ve ısı oranına sahip saklama koşullarının öneminden bahseden Asya Nakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Demirel, Türkiye’de iklimlendirilmiş deposu olan tek firma olduklarını sözlerine ekliyor. İstanbul Tuzla’da bulunan sanat deposu, yıl boyu yüzde 50 nem ve 19 derece sıcaklığa sahip. Olası bir yangın ihtimaline karşı depoda argon gazı kullanıyor. Esere zararı bulunmayan argon gazı ortamdaki oksijeni anında yok ederek yangını söndürüyor.

Kör noktası olmayan kamera kayıt sistemi ile korunan depo şu ana kadar Andy Warhol’dan Edvard Munch’e kadar birçok sanatçının eserine ev sahipliği yapıyor. İlk Bienal başladığında yıllarca taşımacılığını Asya Nakliyat gerçekleştiriyor. Ardından Pera Müzesi, İstanbul Modern Sanat Müzesi, Salt, çeşitli koleksiyonerler, Kültür Bakanlığı, ünlü sanatçı ve sanat galerileri de müşteri portföyüne ekleniyor. En son nakliyesi yapılan projelerden biri de Contemporary Istanbul’a gelen yurt dışı galerileri oldu. Eserlerin tüm nakliye süreçlerinden şirket sorumluydu.

Ebru Demirel, “Tecrübeli bir nakliyeci olmak, sanat eseri nakliyesinde de iyi olunacağı anlamına gelmiyor” diyerek, Asya Nakliyat ekibinin sanat taşımacılığıyla ilgili özel eğitim aldığından bahsediyor. Sanat eseri taşımacılığında eseri elleçleme dahil olmak üzere mekanik veya doğal herhangi bir hasardan korumak için en uygun paketleme yöntemi seçiliyor. Paketleme eserin türüne, malzemesine ve boyutuna göre değişiklik gösteriyor. Paketleme sürecinin bir nevi sanat eseri yaratma sürecine dönüştüğünü söyleyen Asya Nakliyat Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Banu Demirel, “Eserin ihtiyacına bağlı olarak, belirli bir süre ısı ve nemi sabit tutabilen sandıklar imal ediyoruz” diyor.

TÜRKİYE’DEN BELÇİKA’YA 255 SANAT ESERİ

Asya Nakliyat’ın sanat eseri taşımacılığındaki en uzun soluklu çalışmalarından biri de Europalia Kültür Sanat Festivali kapsamında gerçekleştiriliyor. 2015 yılında Türkiye Avrupa’nın en prestijli kültür ve sanat festivallerinden Europalia Kültür Sanat Festivali’ne konuk ülke olarak davet edildi. İki senede bir yapılan uluslararası sanat festivali kapsamında Asya Nakliyat, Türkiye’den 30’un üzerindeki müzeden paketledikleri sanat eserlerini kargo uçağı ile Belçika’ya götürüyor. Eserlere zarar gelmemesi için ciddi bir ön hazırlık süreçlerinin olduğundan bahseden Ebru Demirel, “Europalia en heyecan verici işlerden biriydi. Süreç olarak da en uzun olandı” diyor. Bazıları şimdiye kadar hiç sergilenmemiş 255 sanat eseri, “Anadolu: Sonsuzluğun Evi” isimli sergide festival boyunca sergilendi.

Uluslararası nakliye sektöründeki faaliyetlerine 1963 yılında başlayan Asya Nakliyat’ın sanat eseri nakliyesi ve depolamasında da 30 yıllık bir tecrübesi bulunuyor. Ankara’da baba İlhan Demirel tarafından kurulan şirket, ilk olarak buradaki büyükelçiliklerle çalışmaya başlıyor. Ebru Demirel, “İtalyan, Alman, İngiliz gibi farklı kültür odaları zaman zaman Ankara’ya sergi getirirdi. Biz de o sergileri taşırdık. Zamanla taleplerin ve ülkedeki sanat etkinliklerin artması ile bizde bu alanda geliştik” diyor. Şirketin ayrıca Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana’da bulunan kapalı depo sahalarında eşya saklama hizmeti veriliyor.

Ebru Demirel, 1992 yılında aile işletmesine katılıyor, 2013 yılında ise şirketin yönetim kurulu başkanlığını devralıyor. Ebru Demirel, iki kız kardeşi Hülya ve Banu Demirel ile birlikte şirketi yönetiyor. Üç kız kardeş, erkek egemen olarak bilinen bir sektörde önemli başarılara imza atıyor. 2019 yılında Ebru Demirel, 70 yıllık bir kuruluş olan Uluslararası Taşımacılık Federasyonu (FIDI)’nin tarihindeki ilk kadın yönetim kurulu başkanı seçiliyor. Demirel, görevini 2021 yılında Fransa’da yapılacak genel kurula kadar sürdürecek.

]]>
Nişantaşı’nın Yeni Sakini https://www.fortuneturkey.com/nisantasinin-yeni-sakini Fri, 24 Jan 2020 12:00:14 +0000 https://www.fortuneturkey.com/?p=532421670768 Tarihselliği modernizimle buluşturan Hiref, Nişantaşı’ndaki yeni konsepti Hiref Cafe ile sanat, gurme lezzetler ve bistro kültürünü bir araya getiriyor. Hiref Cafe, konuklarına bir yandan Anadolu kültüründen seçme tatlar sunarken, diğer yandan özel koleksiyon ve tablolarıyla sanat dolu bir yolculuğa çıkarıyor.

İstanbul’un popüler semtlerinden Nişantaşı; çağdaş tasarımların, el sanatlarının ve gurme lezzetlerin bir araya geldiği Hiref Cafe isimli yeni bir konsepte ev sahipliği yapıyor. Demsa Group bünyesinde bulunan Hiref Cafe, St. Regis otelinin girişinde konumlanıyor. Mekan, tarihselliği modernizimle buluşturan koleksiyonlarıyla ve lezzetleriyle dikkat çekiyor. “Sanat benim hayatımın ayrılmaz bir parçası” diyen Demsa Group Yönetim Kurulu Başkan Vekili Demet Sabancı Çetindoğan, yeni konseptleriyle ilgili sanat, tasarım ve özel tatlar denildiğinde konuklarına keyifli vakit sunacak bir yer olmasını hedeflediklerini söylüyor.

Hiref adını Osmanlı’da 15. yüzyılda “Ehl-i Hiref” adında bir sivil toplum örgütünden alıyor. Osmanlı kültür tarihinin en önemli kurumlarından biri olan Ehl-i Hiref, içerisinde pek çok sanat grubunu barındırıyor. Saray için eserler üreten bu sanatçı topluluğu, dönemin ayrıca trend belirleyicisiydi. Anlamı Farsça, “sanatlar” olan ve el sanatları ustalarının üye olduğu bu örgütte, sanatkâr padişahların çoğu da kendi hazinelerinden Hiref’i destekliyor. Bir ülkenin kültürünün tanıtılmasında sanatın çok değerli bir araç olduğuna dikkat çeken Sabancı Çetindoğan, “Teknolojinin gelişmesi, insanların hayatlarını dijital ortama taşıdı. Ancak bu durum insanların mutlu olduğu ya da tercih ettikleri bir şey değil. Bu, zamanın ruhu. Oysa ki seçme şansı olsaydı inanıyorum günümüz insanı hikayesi olan, insan eli değmiş, aklımız kadar ruhumuza seslenen ürünleri tercih ederdi. Gelecek belki bugünden daha teknolojik ve fonksiyonel olacak. Ama zanaatkârlık, sanatsal bakış açısı ve insani değerler daha saygın ve itibarlı bir yere sahip olacak” diyor.

Hiref koleksiyonlarında genç tasarımcılara kapılarının hep açık olduğunu söyleyen Sabancı Çetindoğan, mekanla ilgili 2020 yılı planları arasında, heykel, resim, fotoğraf veya baskı gibi sanat dallarının özel isimlerini sanatseverler ile buluşturmak istediklerini söylüyor. Hiref Cafe’nin, tasarım bölümünde geleneksel el sanatlarının çağdaş bir tasarım anlayışıyla birleştiği objelerin yanı sıra Anadolu kültürünü yansıtan aksesuar ve mücevher koleksiyonlarının satışı da bulunuyor.

Hiref Cafe’de bir yemek ise, Fikret Mualla, Ahmet Güneştekin, Nuri İyem gibi usta sanatçıların tablolarının duvarları süslediği sanat dolu bir atmosferde başlıyor. Hiref Cafe’nin gurme bölümünde geleneksel lezzetlerin modern yorumlarla birleştiği hurmalı cheesecake (35 TL), damla sakızlı Hiref puding (45 TL), ıspanak dolgulu Hiref mantı (50 TL) gibi örneklerin yanı sıra Kayseri mantısı (45 TL), Antep usulü etli dolma (55 TL), safran ve zerdeçallı tavuk but yahni (55 TL) gibi Anadolu
Türk mutfağından da esintiler bulabilirsiniz. Gökçeada’dan gelen zeytinyağları, Artvin’de özel olarak üretilen organik ballar yine gurme bölümünde karşılacağınız detaylardan birkaçı. Doğal ürünlerle hazırlanan portakallı ve fıstıklı lokumlar ise Hiref Cafe’nin favorileri arasında yer alıyor.

BEYKOZ KOLEKSIYONU A’LEM III. Selim Dönemi’nde, Venedik’e cam işçiliği eğitimi için giden ustalar tarafından kurulan atölyelerde can bulan “Beykoz İşi Cam”, zamanla Osmanlı’da sanatın gözbebeği oluyor. Çeşm-i Bülbül tekniği kullanılarak üretilen tasarımlarda çubuklara özel bir teknik ile mevcut formları veriliyor. FIYAT: 1.400 TL

ABDAN KOLEKSIYONU Farsça da “su tutan” anlamına gelen Abdan, el kesme ve boyama ile üretiliyor. Tepesindeki hilal bronzdan imal ediliyor. FIYAT: 1.350 TL.

NAZAR MUMLUK Tasarım, Hiref’in nazar boncuğunu estetikle buluşturduğu İnanışlar Koleksiyonu’na ait. Anadolu kültüründe nazar, kıskanılan ya da hoşlanılmayan kişiye yöneltilen; kötü şans getirdiğine inanılan bir bakıştı. Bu bakışın gücünü önlemenin ya da ondan korunmanın yolu ise, “göze gözle karşı gelmek” olmuş. FIYAT: 275 TL

AHŞAP KULPLU ORKIDELIK Elegans Koleksiyonu’na ait bakır üzeri gümüş kaplama “El Oyması Gül Ağacı Ahşap Kulplu Orkidelik.” FIYAT: 6.750 TL.

“VARLIK İÇİNDE YOKLUK YAŞIYORUZ”


Sabancı Çetindoğan, İstanbul’u çevresel ve sanatsal açıdan değerlendiriyor: “Biz derya içinde yüzen balıklarız ve çoğu zaman deryayı görmüyoruz. Varlık içinde yokluk yaşıyoruz. Basit kaygıların büyük değerleri tükettiği bir ortam var. İki tane Orta Çağ şatosu bulunan Avrupa şehirlerinin dünya mirası listesine girdiği bir zamanda biz Doğu Roma İmparatorluğu’nun kalan son duvarını kullanarak butik otel inşa ediyoruz. Örnekleri çoğaltarak demogoji üretmek istemiyorum. Suçlu da işaret etmiyorum. Elinizde bulanık akan dört metre derinliği olan bir nehir varsa kenarı yeşillendirilir, üstüne değerli köprüler yapılır. Işıl ışıl aydınlatılır. Ama elinizde Boğaziçi gibi bir değer varsa yapmanız gereken sadece elinizdeki çöpü çöp kutusuna atmaktır. Milyonlarca yılda çizilmiş bir sanat eseri Haliç, elin maharetiyle aklın zarafetinin, gözün inceliğiyle mistik havanın buluştuğu Ayasofya… Topkapı Sarayı’nın kapısında durup denize bakın en az 300 yıl dünyayı yöneten en büyük gücün gördüğü manzarayı göreceksiniz. Turkey-One Derneği olarak biz de dünya medeniyetinin ortak değerlerine hizmet etmek ve evrensel bir dünya kültürü kurulmasına aracılık etmek için çalışıyoruz.”

]]>
Pomellato’nun Zarif Ve Renkli Dünyası https://www.fortuneturkey.com/pomellatonun-zarif-ve-renkli-dunyasi Tue, 21 Jan 2020 12:01:26 +0000 https://www.fortuneturkey.com/?p=532421670590 Mücevher dünyasında yarım asrı deviren İtalyan mücevher üreticisi Pomellato, odağına kadınların güçlü ve özgüvenli hissetmelerini sağlayacak tasarımları koyuyor. Özel taş kesim ve yerleştirme teknikleriyle ikonik stil sahibi Pomellato, renkli şekillerin yer aldığı ışıltılı bir dünyanın kapısını aralıyor.

İtalyan mücevher üreticisi Pomellato’nun kuruluş hikayesi kadın hakları hareketlerinin giderek artığı 19. yüzyıl ortalarında Milano şehrinde başlıyor. 1967 yılında Pino Rabolini tarafından kurulan marka, kadınların aile, iş hayatı ve kariyerleri arasında denge kurarken hayallerini de gerçekleştirmeleri gerektiğine inanıyor. Pomellato CEO’su Sabina Belli, kadınlara hitap eden bir marka olarak daima onların yanında durduklarını belirtiyor. Mücevher dünyasına “hazır giyim” vizyonunu getirdiklerinin altını çizen Belli, “Pomellato da kadınların güçlü ve özgüvenli hissetmelerini sağlayan şık ‘günlük mücevherler’ sunuyoruz” diyor.

Pomellato, yenilikçi taş kesim ve yerleştirme tekniklerinin yanı sıra rengarenk taşlarıyla da ön plana çıkıyor. Belli, markanın tüm koleksiyonlarının sanat ve mimarisinden ilham aldıkları Milanolu bir stili ifade ettiğini belirtiyor. Koleksiyonlarıyla belirgin bir ikonik stil yaratan marka, küresel boyutta sürdürülebilirliğin, çevre bilincine sahip toplumun, kadınların eğitim ve kariyer gelişimlerinin, sağlıklı bir iş-yaşam dengesinin önemini pekiştirmeyi sürdürüyor.

Özel bir koleksiyon oluşturmak için adil yöntemlerle çıkarılan altın tedariğini artıran marka, bu alandaki yatırımlarına ise devam ediyor. Milano’daki bir altın sanatı okuluyla iş birliği yürütüyor.

Pomellato’nun sürekli olarak bir güzellik ve estetik arayışı içerisinde olduğunu söyleyen Belli, mücevherin tasarım süreci hakkında bilgi veriyor. Belli, “Pomellato’nun gerçek sihri, her parçayı elde işleyen yüzlerce zanaatkârımız sayesinde mümkün oluyor. Her gün yarı değerli taşlar, lüks değerli taşlar, altın ve pırlantaları küçük bir şeklin içinde ahenkle, pek çok duyguyu ifade edecek şekilde bir araya getirmek için çalışıyoruz. Kreatif Direktörümüz Vincenzo Castaldo, daima üstün kalitemizi koruyarak çağdaş tasarımlar yaratmak için altın zanaatkârlarımızla birlikte çalışıyor” diyor.

Tasarımlarında yeni materyaller ve geri dönüşüm çözümleri üzerinde duran markanın son zamanlardaki odaklandığı konulardan biri ise nadir olmaları ve daha çok talep görmeleri nedeniyle “yeni değerli” olarak nitelenen taşlar. Mineral taşları doğal güzelliklerini geliştirerek kullanan Pomellato’da araştırma ve inovasyon, yaratıcılığı ifade etmenin ve kadınların isteklerini yerine getirmenin anahtarlarını oluşturuyor.

ALTIN MÜCEVHERLER, RENKLİ DOKUNUŞLAR

Markanın ilk kez 2017 yılında 50. yıl dönümü için hazırlanan Iconica koleksiyonu, 2019 yılında yeni dokunuşlarla dikkat çekiyor. Yeni Iconica zincir bilezik ve küpeleri altın renk yelpazesinden pembe, sarı ve beyaz altın kombinasyonları ile yeniden yorumlanıyor. Koleksiyonun karakteristik yüzüğü, daha ince bir tasarımla; pembe altın üzeri pavé siyah elmas modeliyle yer alıyor. Iconica ayrıca, yüzüklere gökkuşağı renkleriyle parıldayan yıldız, üçgen, oval, kare şeklinde taşlarla bezenmiş seçenekler sunuyor.

SABINA BELLI İLE KISACA

Sizce aksesuarlar kıyafetler üzerinde nasıl bir etkiye sahip?

Aksesuarlar her zaman bir kıyafetin güzelliğini artırır veya görünümlere kişisel bir dokunuş katmaya yardımcı olur.

Günlük olarak en sık kullandığınız aksesuar hangisi?

Günlük aksesuarlarım elbette Pomellato mücevherlerim…

Pomellato’yu ilk kez keşfeden birine hangi parçayla başlamasını önerirsiniz?

Kesinlikle Nudo’yu öneririm. Nudo, Pomellato stilini simgeleyen özgün bir koleksiyon. Harika renk paleti ve Milanolu tasarımlarıyla her neslin sevdiği olmazsa olmaz bir koleksiyonumuz. Pırlanta yerine renkli bir taşın kullanılmasıyla klasik tek taş yüzüğe farklı bir yorum katıyor. Genel olarak her Pomellato mücevheri, duyulara hitap eden tasarımı ve organik hissiyle farklılaşıyor. Pomellato, koleksiyonlarında renkli taşları, benzersiz ve sıra dışı tasarımları titizlikle elde işlenen altının sıcaklığıyla kombine ediyor.

]]>
Rolls-Royce’dan Rekor Satış https://www.fortuneturkey.com/rolls-roycedan-rekor-satis Wed, 08 Jan 2020 14:13:39 +0000 https://www.fortuneturkey.com/?p=532421670180 Rolls-Royce Motor Cars 2019 yılında, yıllık satış rekoru kırdı ve şirketin 116 yıllık tarihinde rastlanmamış bir küresel performans gösterdi. 2018’de yakalanan bir önceki rekor rakamdan % 25 artışla, dünya çapında 50’den fazla ülkedeki müşterilere toplam 5.152 otomobil teslim edildi.

Rekor satış sonuçları hakkında yorum yapan Rolls-Royce Motor Cars CEO’su Torsten Müller-Ötvös, “Bu performans, önceki yılın satış başarısından tamamen farklı bir büyüklüğe sahip. Bu olağanüstü sonuçları kutlarken, markamızı az bulunur ve kişiye özel tutmak için müşterilerimize verdiğimiz sözün farkındayız. 2019’da% 25 büyüme sağladığımız için mutlu ve gururluyuz. Geçen yıl Cullinan SUV için dünya çapında aldığımız talep bu başarıyı sağladı ve 2020’de istikrar kazanması bekleniyor. Ürünlerimizin kalitesi ve bütünlüğü, müşterilerimizin inancı ve tutkusu ve her şeyden önce, Goodwood’daki ve dünyanın dört bir yanındaki Rolls-Royce Home ve özel global bayi ağımızdaki olağanüstü ekibimizin beceri, özveri ve kararlılığının ürünüdür ”.

Global Satış Artışı

Rolls Royce modellerinin satışları, güçlü müşteri talebiyle yıl boyunca tüm bölgelerde büyüdü. Şirket, kilit global pazarlarının her birinde önemli satış artışı bildirdi. Kuzey Amerika üst düzey konumunu (küresel satışların yaklaşık üçte biri) ve ardından Çin ve Avrupa’yı (İngiltere dahil) korudu. Rekor satış sonuçları elde eden ülkeler arasında Singapur, Avustralya, Katar ve Japonya yer aldı.

Tüm Modellere Güçlü Talep

Phantom şirketin zirvedeki ürünü olarak haklı yerini korurken Dawn ve Wraith ilgili sektörlere hâkim olmaya devam ediyor; yıl boyunca her üç model için de yoğun talep görüldü.

Satışa çıktığı ilk yılda Cullinan başarılı lansmanının getirdiği yüksek beklentileri bile aştı. Dünyanın önde gelen süper lüks SUV’si tarihteki en hızlı satan yeni Rolls-Royce modeli haline geldi.

Kasım 2019’da marka, Black Badge ailesini, hepsi Rolls Royce’un daha bireysel ve asi bir yansımasını arayan müşteriler tarafından çok rağbet edilen Ghost, Dawn ve Wraith varyantlarının yanı sıra Cullinan Black Badge ilavesi ile tamamladı.

Hayalete Veda

2019, Hayalet üretiminin sonunu getirdi. 11 yıllık yaşam döngüsü boyunca – herhangi bir otomobil için gerçekten dikkat çekici bir rekor – sadece Goodwood döneminin değil, markanın tüm tarihinde en çok satan Rolls-Royce oldu. Ghost’un ticari başarısı Rolls-Royce’u üretimini arttıracak ve bugün olduğu gibi gerçekten global bir marka haline getirecek büyük yatırımlar yapacak bir konuma getirdi.

Ghost’un halefi, beş yıllık geliştirmeden sonra 2020’nin ortalarında piyasaya sürülecek. Dördüncü çeyrekten itibaren piyasada bulunabilirlikle, halef, Ghost adını ve şirketin kendisini, tasarım, mühendislik, malzeme ve sürüş dinamiklerinde yeni mükemmellik ve hırs yüksekliğine yükseltir.

]]>
“Yeni Dönemin Başlangıcı” https://www.fortuneturkey.com/yeni-donemin-baslangici Mon, 23 Dec 2019 12:05:50 +0000 https://www.fortuneturkey.com/?p=532421669552 Elektromobilite alanında 2022 yılına kadar 6 milyar euro’dan fazla yatırım planlayan Porsche, ilk tamamen elektrikli spor otomobili Taycan ile yeni bir dönemin başlangıcını yaşıyor. Porsche Taycan 4S, Taycan Turbo ve Taycan Turbo S modellerinin 2020 yılının haziran ayında Türkiye’de satışa sunulması planlanıyor.

Center Of Automotive Management (CAM) verilerine göre 2019’un ilk yarısında dünyadaki elektrikli otomobiller için en iyi ilk beş pazar sırasıyla Çin, Amerika, Almanya, Norveç ve Fransa olurken, otomobil şirketleri elektromobilite konusunda yatırımlarının hızını kesmiyor. Otomobil dünyasının önemli oyuncularından Porsche’da, 2022 yılına kadar elektromobilite alanında 6 milyar euro’dan fazla yatırım yapmayı planlıyor. Porsche için yeni bir dönemin başlangıcı olduğuna dikkat çeken Porsche AG İcra Kurulu Başkanı Oliver Blume, “Taycan geçmiş mirasımızla geleceğimiz arasında bir köprü kuruyor” diyor.

Gri ve yağmurlu bir günde, Gotik mimarinin kalbi Prag’dayız. Bembeyaz bir karşılama ile bizleri bekleyen Porsche’un ilk tamamen elektrikli spor otomobili Taycan’ı inceleme fırsatı buluyoruz. Taycan, elektrikli otomobiller için normal voltaj düzeyi olan 400 volt yerine 800 voltluk bir sistemle çalışıyor. Bu özellik ile, batarya 100 kilometreye kadar bir menzil için yalnızca beş dakikada yeniden şarj edilebiliyor. Taycan’ın bataryasının yüzde 5’ten yüzde 80 şarj seviyesine çıkması yaklaşık 22.5 dakika sürüyor.

Porsche Taycan’ın; Porsche Taycan 4S, Taycan Turbo ve Taycan Turbo S modellerinin 2020 yılı haziran ayında Türkiye’de satışa sunulması planlanıyor. Kişisel taleplere göre fiyatta değişikler olmakla birlikte, başlangıç fiyatları sırasıyla Taycan 4S 130 bin euro, Taycan Turbo 185 bin euro ve Taycan Turbo S 225 bin euro. Taycan’la, Porsche ilk kez derinin hiç kullanılmadığı bir iç tasarım sunuyor. Geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilen iç mekan, elektrikli spor otomobile özgü sürdürülebilir bir konsept sunuyor.

Şarj istasyonlarıyla ilgili çalışmalar ise yoğun şekilde devam ediyor. 2020 yılının sonuna kadar 42 noktada 96 adet Porsche şarj istasyonunun Türkiye’nin farklı noktalarında aktifleştirilmesi planlanıyor. Taycan Turbo S ve Taycan Turbo’nun biri ön aks diğeri arka aks üzerinde olmak üzere iki elektrikli motoru bulunuyor. Taycan Turbo ve Turbo S modellerinin azami hızı 260 km/sa. 2020 yılı sonunda ise ürün gamına eklenecek ilk model Taycan Cross Turismo olacak.

]]>
Maserati 105’inci Yılını Kutlamaya Hazırlanıyor https://www.fortuneturkey.com/maserati-105inci-yilini-kutlamaya-hazirlaniyor Fri, 20 Dec 2019 12:49:01 +0000 https://www.fortuneturkey.com/?p=532421669525 Maserati, 105 yıllık başarılı tarihini geride bırakırken, 2020’de üretilecek süper spor otomobilinin geliştirmelerine de devam ediyor.  Maserati’den yapılan açıklamaya göre, gerçekleştirdiği yatırımlarla geleceğin otomobil dünyasına yön vermeye hazırlanan firma, 2020 yılında 105 yıllık köklü geçmişini görkemli bir etkinlikle kutlamaya hazırlanıyor.

1914 yılında Alfieri Maserati ve kardeşlerinin girişimiyle Bologna’da faaliyetlerine başlayan marka lüks, zarif, kaliteli ve yüksek performanslı Quattroporte, Biturbo, 3200 GT, Ghibli gibi araçlara imza attı. Marka, motor sporları dünyasına da Tipo 26 ve MC12 gibi otomobilleri kazandırdı.

Maserati, Modena’daki tarihi Viale Ciro Menotti tesisinde bu yıl gerçekleştirdiği modernizasyonlarla üretim felsefesi ve teknolojisini daha da ileriye taşımayı planlıyor. 

Gelecek yıl üretilecek süper spor otomobilin geliştirmeleri devam ederken, bu doğrultuda Modena sokaklarında kamuflajlı olarak sürüşe çıkan yeni spor otomobil test ediliyor.

Bologna’dan Modena’ya uzanan yolculuk

Maserati, 1914 yılında Alfieri Maserati ve kardeşlerinin kurduğu “Società Anonima Officine Alfieri Maserati” şirketi ile Bologna’da doğdu.

Neptün Çeşmesi’nden esinlenen ünlü Tridente (üç dişli mızrak) logolu ilk otomobili 1929 yılında üreten Maserati kardeşler, 10 yıl sonra şirketlerine Orsi ailesini dahil etti ve markanın yeni merkezi Modena oldu.

Dünyaca ünlü bir otomobil markası olma amacıyla araştırma ve inovasyon yatırımlarına devam eden Maserati için 1940 yılında Viale Ciro Menotti fabrikası devreye alındı. 1947’de ise ilk yol otomobili A6 1500 üretildi.

Maserati, 1963 yılına gelindiğinde Quattroporte ile yüksek performanslı lüks sedan sınıfına giriş yaptı. 1967-1975 yıllarında Citroen ve 1976-1993 yılları arasında De Tomaso bünyesinde otomobil üretmeye devam eden marka, en çok satan araçlarından olan Biturbo’yu bu dönemde dünya sahnesine sundu.

1993 yılında Fiat bünyesine geçen Maserati, Eylül 1997’de Ferrari’ye bağlandı ve 1998 yılında 3200 GT modelini yollara çıkardı. 2001 yılında ABD pazarına Spyder ile giriş yapan marka büyük başarılara imza attı.

2005’te tekrar Fiat’a bağlanan Maserati, 2007 yılında Detroit Otomobil Fuarı’nda 5. nesil Quattroporte’yi tanıttı. Otomatik şanzımanlı bu model, özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Japonya ve Orta Doğu gibi pazarlarda büyümeye yönelik önemli bir adım oldu. Aynı yıl, marka tarihinde bir dönüm noktası olan GranTurismo modeli Cenevre Uluslararası Otomobil Fuarı’nda tanıtıldı.

GranCabrio, 2009’da tekrar sahneye çıkarken, bunu bir dizi model yeniliği takip etti. 2013’te Detroit Otomobil Fuarı’nda 6. nesil Quattroporte tanıtılırken yine aynı yıl Şangay Otomobil Fuarı’nda Ghibli, 2016 yılında ise Cenevre Otomobil Fuarı’nda markanın ilk SUV modeli olan Levante dikkatleri çekti.

FCA grubunun Maserati için üretim yapan Avv. Giovanni Agnelli Fabrikası ise 2019’da, Ghibli modelinin 100 bininci adedini banttan indirdi. 

Motor sporları tarihine de damgasını vurdu

İlk kez 1926’da Targa Florio’da yarışan Tipo 26, Alfieri Maserati pilotajında 1,5 litreye kadar olan sınıfta birinci oldu. Bu başlangıcı 1939 ve 1940 olmak üzere iki yıl üst üste Indianapolis 500 ile eden firmanın zaferlerini, 1937, 1938, 1939 ve 1940’ta Targa Florio, dokuz F1 galibiyeti ve Juan Manuel Fangio ile 1957 F1 Dünya Şampiyonluğu takip etti.

Zaman zaman parkurlardan uzak kalsa da, 2005 ile 2010 yılları arasında MC12 ile kazanılan zafer de ses getirdi. Maserati, MC12 ile GT otomobiller için en yüksek yarış kategorisi seviyesi olan FIA GT’de ise altı adet şampiyonluk kazandı.

]]>
Ferrari Yeni V8 Motorlu Otomobili “Roma” https://www.fortuneturkey.com/ferrari-yeni-v8-motorlu-otomobili-roma Thu, 05 Dec 2019 14:26:10 +0000 https://www.fortuneturkey.com/?p=532421669150 Ferrari, yeni V8 motorlu “coupe” modeli “Roma”yı adına ilham kaynağı olan İtalya’nın başkenti Roma’da gerçekleştirilen özel bir müşteri etkinliği kapsamında tanıttı.

Ferrari’den yapılan açıklamaya göre, Ferrari Roma, kendine özgü ikonik tasarımı ve Nuova Dolce Vita (yeni tatlı hayat) konseptiyle 1950 ve 1960’ların Roma’sını karakterize ediyor.

Tasarımı, son teknoloji hafif modüler yapısı ve yenilikçi fonksiyonlarının yanında güçlü performans ve yol tutuş özelliklerine sahip olan Ferrari Roma’da, önde konumlanan ve 4 yıl üst üste yılın motoru seçilen turbo beslemeli V8 motor yer alıyor.

Ferrari Roma’nın 7500 d/d’da 620 HP güç üreten motoru, bu gücünü ilk kez SF90 Stradale’de kullanıma sunulan yeni sekiz kademeli çift kavramalı otomatik şanzımanla tekerleklere ileterek 100 kilometre/saniye’ye 3,4 saniyede ulaşıyor. 

]]>