Fortune Dergisi Eylül 2017 Kapağı

Enflasyon Muamması: Var, Yok, Saklanıyor


ŞANT MANUKYAN
ŞANT MANUKYAN

Aslında ABD enflasyonunun büyük kısmı sadece dört kaleme yani konut, eğitim, sağlık ve ilaç fiyatlarındaki değişimden kaynaklanır. Ve bu kısa vadeli bir dinamik olmaktansa uzun vadeli bir dinamiktir. Obamacare son iki kalemde bir değişiklik yaratmış olsa da trendi tamamen tersine cevirdi demek doğru olmaz. Ancak dezenflasyonist bazı gelişmelerin olduğunu da kabul etmemiz gerekiyor.

Yakın tarihten en çarpıcı örnek Whole Foods adlı üst segmente hizmet veren market zincirinin Amazon tarafından satın alınması ve büyük bir fiyat indirimine gidilmesi. ABD perakende sektörü internet ve bu mecrayı çok verimli kullanan şirketlerin kontrolü altına girdikçe bir zamanlar ölçek ekonomisi ile ucuz satış yapma gücüne sahip WalMart gibi devler bile zorlanır hale geldi. Nitekim ülke genelinde pek çok AVM kepenklerini indiriyor. Elbette teknolojinin tek etkisi perakende sektöründe değil ve genel anlamda fiyatları olumlu yönde etkiliyor.

Diğer bir unsur ise Çin, Hindistan ve Vietnam gibi geriden gelen ve fakat hızla büyüyen ülkeler. Çin ücretler konusunda artık ucuz bir ülke olmasa da arz fazlası sorunu henüz çözülebilmiş değil. Ve pek çok üretici ayakta kalmak için , bazen devlet desteği ile, ucuza üretmeye ve global pazarlara mal satmaya devam ediyor. Tartışılması gereken diğer bir dinamik ise ücret artışı beklediğimiz ancak bir türlü kalıcı bir trende rastlayamadığımız istihdam piyasası. Yaklaşık bir yıldır denge noktasının (enflasyon yaratmayacak işsizlik oranı) 4.5% civarında olduğunu tartışıyoruz. Bu seviyenin altına sağlıklı bir şekilde kayılmış olmasına rağmen ücretler yeterince artmıyor. Yaratılan istihdamın düşük ücretli olmasından kaynaklanabileceği gibi denge seviyesi çok daha düşük seviyelerde gerçekleşiyor da olabilir. Ve elbette yıllardır hedef 2% civarında bir enflasyon göremeyen finans piyasalarında beklentiler de bozuluyor. Düşük enflasyon beklentisi bir süre sonra enflasyonun düşük gelmesine neden olacak bir döngü yaratıyor. Henüz bu dinamiklerin etkin olup olmadığını veya hangisinin etkin olduğun bilmiyoruz. Ancak eğer enflasyonda geçmiş dinamikler artış çalışmıyorsa merkez bankalarının nominal GDP hedeflemesi, daha yüksek enflasyon hedeflerini piyasaya açıklaması gibi daha radikal önlemler gerekecektir.

Öte yandan beni bazı dinamikler değişmiş olsa da enflasyonsuz günlerde sona geldiğimizi düşünüyorum. Ücretlerin artış trendine girdiğini gösteren işaretlerin yanında Bakır ve Petrol fiyatları da usul usul yükseliyor. Nitekim üretici fiyatlarını gösteren endeksler gerek ABD gerekse Çin’de yükselmiş durumda. Şayet bu yükseliş tüketicilere yansıtılmaz ise karlarda belirgin düşüşler kaçınılmaz olacaktır. Finansal piyasalar enflasyonun ölümünden o kadar emin ki 2018 yılında FED’in sadece 1 kez faiz artırabileceği görüşünde. Şu anda görünen en büyük risklerden bir tanesi piyasaların haksız çıkarak 2 ve üstü faiz artışları ile karşı karşıya kalmamız. Bu konuya 2018 beklentilerimi paylaşırken daha detaylı değineceğim. 







Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X