Vadideki lezzet: Michelle Brasserie

Vadistanbul’un giriş katında 2018 yılının başında açılan Michelle Brasserie, dünya mutfağından seçkin lezzetleri bir arada sunuyor.


HABER: BEGÜM NUR ALKIŞ
  FOTOĞRAF: ARŞİV
25.06.2018
Vadideki lezzet: Michelle Brasserie

 

 

 

 

İLK ŞUBESINI GEÇTIĞIMIZ ocak ayında Vadistanbul’da açan Michelle Brasserie, ForBiz Grup’un Must Nişantaşı’ndan sonraki yeni markası. Mekanın ikinci şubesi ise Hilltown AVM’de bulunuyor.
Michelle Brasserie, “your daily place (günlük yerin)” mottosuyla dünya mutfağından seçkin lezzetleri bir arada sunuyor. Michelle Brasserie ile ilgili toplam altı şube hedefleyen ForBiz Grup’un ortaklarından ve Michelle Brasserie’nin işletmeciliğinde hizmet veren Ercan Gümüşkaya, “İstanbul dışına da çıkacağız. Bundan sonraki ilk şehir ise İzmir olacak” diyor. Hâlihazırdaki iki Michelle Brasserie için toplam 7 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirildiğini belirten Gümüşkaya, altıncı şubeyi de açtıktan sonra Michelle Brasserie markasını yurtdışına taşıma planlarının olduğunu sözlerine ekliyor.
Vadistanbul’un ana giriş katında yer alan ve kendine özgü şık mimarisiyle dikkat çeken Michelle Brasserie’den içeriye adım atar atmaz ferah bir atmosfer ile karşılıyorsunuz. Tasarımda Creastudio ile çalışılan Michelle Brasserie’de ilk bakışta İskandinav tarzının yansımaları göze çarpıyor. Belgrad Orman manzaralı Michelle Brasserie’de misafirler en çok mekanın ismini ve ortamın ferah oluşunu beğeniyor. Mekanın konsepti yedi aylık bir çalışma sonunda oluşturuluyor. Mekanda kullanılan botanik bitkiler canlı ve haftalık olarak bakımı yapılıyor. Mekanın, Vadistanbul’daki şubesinin 210 kişilik bir kapasitesi bulunuyor. Hiltown AVM’deki şubenin kapasitesi ise 252 kişi. Menüyü ithal ürünlerin yanı sıra ağırlıklı olarak yerli ürünler oluşturuyor.
“Açık mutfak” tarzını benimsemiş mekanda gelen misafirler bir yandan masalarında oturup yemeklerini yerken diğer yandan yemeğin pişirilişini izleyebiliyor. Gümüşkaya açık mutfak konsepti ile ilgili, “Herkesin yemeği nereden, nasıl yediğini bilmesi lazım” diyor. Menü oluşturulmadan önce yurtdışındaki bazı şehirleri ziyaret ettiklerine değinen Gümüşkaya, Türk damağına uyabilecek lezzetleri seçtiklerini belirtiyor. Michelle Brasserie’nin sitesini incelediğinizde karşınıza “Tüm lezzetleri ortaya çıkarmak için tedarikçilerimizle kurduğumuz bağı çok önemsiyoruz. Yeri geldiğinde domatesi dalından koparıp, en iyi peyniri yerinde görmek için mandıralara gidiyoruz. Balık halindeki sabahın erken saatlerinde yaşanan o tatlı hengâme bizi ne kadar mutlu ediyorsa, izini sürdüğümüz taze kahve kokusunun dinginliğiyle mutluluğumuz tarifsiz bir şekle bürünüyor” yazısı çıkıyor. Sunulan yemeklerin hepsinde taze ve kaliteli malzemelerin kullanmasına büyük özen gösteriliyor.
Dünya mutfağından farklı lezzetleri bir arada sunan Michelle’in menüsünün olmazsa olmaz lezzetlerinin başında ise taze baharatlı fırınlanmış pancar, avokado, keçi peyniriyle hazırlanan köz pancar (35 TL) geliyor. Fırın patlıcan ve demirhindi sos ile servis edilen dana kaburga (65 TL) ise 72 saatte pişirilerek servis ediliyor. Başlangıçlardan mevsim domateslerinin yer aldığı ve lor peyniri ile servis edilen domates salatası (23 TL) ve ana yemeklerden rezeneli patates püresi ile servis edilen ızgara somon (51TL) mekanın diğer favori lezzetleri arasında bulunuyor. Yaprak ciğerli, somonlu, vejetaryan gibi farklı çeşitleri olan Bowl salatalar ise sağlığına dikkat eden misafirlere farklı bir alternatif sunuyor.
Tatlılardan ise fındık ezmeli Paris breast (25 TL) tercihlerde öne çıkıyor. Michelle Brasserie’de kahvaltı servisi de yapılıyor. Mekanları dışında gittiği restoranları sıralayan Gümüşkaya, Uzakdoğu yemekleri için İnari’yi, balık yemek istediği kadar kokteyl menüsüyle de iddialı. Mekanın bar sorumlusu ise barmen Zafer Aldoğan. Must Nişantaşı’nda ayda 2 bin bardak kokteyl sattıklarına değinen Gümüşkaya, “Türkiye kültüründe kokteyl yeni yeni gelişmeye başladı. 45 yaş üstü margarita gibi klasik dünya kokteyllerinden vazgeçmiyor. 25-35 yaş aralığı ise en çok kokteyl tüketen yaş aralığı” diyor.
Kokteyllerde hiçbir kimyasal şurup ve benzeri madde kullanmadıklarının altını çizen Gümüşkaya, “Burada her şey organik. Kendi soslarımızı kendimiz hazırlıyoruz” diyor. Avokadonun, balkabağının püre haline getirip veya reyhan otunun kaynatıp suyundan hazırlanan birçok çeşit kokteyli Michelle Brasserie’de bulmak mümkün. Kokteyllerin fiyatları ise 29 TL ila 55 TL arasında değişiyor. İstanbul’un yoğun temposundan uzaklaşarak, Belgrad Orman manzarasına karşı dünya mutfağının farklı örneklerini denemek istiyorsanız, Michelle Brasserie hem sunumu hem de yemeklerinin lezzeti ile keyifli vakit geçirmenizi sağlayabilir.



HABERİ PAYLAŞ

 
 
 
 
 

 

 

 



BENZER HABERLER

Ziraat'in ardından Halkbank da konutta faiz indirdi
 
Aydın: Borç çevirmelerde sorun yok
 
Çin'den Ziraat Bankasına 600 milyon dolarlık kaynak

Ziraat Bankası'ndan 6,5 milyar TL kar
 
Ziraat Bankası, UTBANK'ın tamamını alacak
 
Şimşek: MTV zammı tüm araçları kapsıyor
Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X