Türkiye-ABD ilişkileri bir papaz yüzünden mi gerildi, dediniz? Geçelim…

Erdoğan’ın asıl günahı Rus D-400 füzelerini almak, Amerika’nın YPG’ye verdiği desteğe karşı çıkmak…


HABER: INDEPENDENT – ROBERT FISK
  FOTOĞRAF: ARŞİV
17.08.2018
Türkiye-ABD ilişkileri bir papaz yüzünden mi gerildi, dediniz? Geçelim…

Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın biraz çizgi dışına çıktığını düşünenler şunu unutmasınlar ki ABD Başkanı NATO’nun ikinci büyük askeri müttefikini köşeye sıkıştırmak için elinden geleni ardına koymuyor.

Evet, Erdoğan Amerikalı rahip dışında, iki yıl önceki başarısız darbenin ardından 50 bin Türkü hapse attı ama Mısır’ın askeri darbeyle koltuğa oturan başkanı Sisi kendi ülkesinin hapishanelerinde aşırı İslamcı olduğunu iddia ettiği 60 bin kişiyi asarak rekor kırmadı mı? Peki ya Irak’ta başbakan El Abadi’nin toplu idamları? Suudi Arabistan’ın Yemen’de çoluk çocuk herkesi öldürdüğü korkunç savaşı? Ya da İsrail’in Gazze’deki kıyımı?
Dünyada ne kadar masumun öldüğüne zerre kadar önem vermeyen Trump birdenbire Erdoğan’ı köşeye sıkıştırmak için atağa kalktı; ve tüm bu fırtına da, halen Trump’ın ülkesinde ikamet eden Fetullah Gülen’in Erdoğan’a karşı darbe girişimini desteklediği savıyla tutuklanan ve ardından ev hapsine alınan Rahip Andrew
Brunson yüzünden koptu.

Ben bunun tek kelimesine bile inanmıyorum. Trump Brunson’un tutuklu olduğu aylar boyunca sesini çıkarmadı. İzmir’deki bu misyoner ve iyi Hıristiyan ailesi için ancak bir buçuk yıl sonra endişelenmeye başladı.  Amerikalı Evanjelik Hıristiyanlar bu kutsal adamın tutuklanmasından büyük üzüntü duydular ve gözde başkanları da nihayet, bu “inançlı masum adam hemen bırakılmalıdır” diye tweet attı.

Müslüman bir başkanın rahat bir kıyı şehri olan İzmir’de tek işi Tanrı’nın görevini yerine getirmek olan bir adamı kilit altında tutması Trump’ın gazabına yol açtı. Bunun üzerine ABD’nin Türk çelik ve alüminyum ihracatına vergi uygulamaya başlaması Türk lirasının tepetaklak olmasına yol açtı. Tabii bu devalüasyonda Erdoğan’ın enflasyon karşısında faiz oranlarını artırmayı reddetmesinin de rol oynadığı söylenebilirdi. Ama lütfen biraz sağduyu…

Tüm bu patırtı Evanjelik papaz yüzünden mi koptu?
Hayır. İşte Erdoğan’ın asıl kabahatler listesi: Türkiye için Ruslardan S-400 füzelerini satın alıyor. ABD’nin YPG’li Kürt müttefiklere verdiği desteğe karşı çıkıyor…

Erdoğan’ı Temmuz 2016’da Gülen darbesine karşı ilk uyaranlar Ruslar ve İranlılardı. Türkiye’de askeriyenin iç telsiz konuşmalarını dinlediklerinden durumu Erdoğan’a aktardılar.

İşte şimdi Erdoğan da Trump’ın 2015 yılında İran’la imzalanan nükleer anlaşmayı fütursuzca yırtıp atmasından sonra gündeme getirdiği yaptırımlara karşı Tahran yönetimine yardım ediyor; Trump’ın çılgınlığına korkakça cevap veren AB’nin petrol devlerinden farklı olarak, İran’dan petrol alımına devam edeceğini duyurdu. Trump’ın en yakın müttefiklerinden biri olan ve Rahip Brunson gibileri için dini özgürlüğün hiç olmadığı Sünni Suudi Arabistan Erdoğan’a kızgın. Nitekim kısa süre önce Suudi Prensi Muhammed Bin Salman Türkiye’yi “şeytan üçgeni”nin bir parçası olarak tanımladı. Üçgenin diğer ayakları Şii İran ve militan İslamcılar.

İşte şimdi Ortadoğu’da belirginleşen safları görebilirsiniz. Erdoğan hem Putin’le hem de İran’ın dini lideriyle dost oldu; ve de Suudi Arabistan’la arası açıldığından doğal olarak Katar’la da ilişkileri iyi. Nitekim Katar Emiri tam da mucizevi bir zamanda yetişerek Türkiye’ye 15 milyar dolar yatırım yapacağını duyurdu. Suudi Arabistan’ın Katar’ı izole etme çabaları ise Yemen’deki Şiilere karşı yürüttüğü savaş kadar sefilce. Katar’a konuşlanan Türk askerler küçük emirliği büyük ve tehditkâr komşusuna-bu komşu kim çok iyi biliyoruz-karşı “korumak” üzere oradalar.  Öte yandan, henüz çok sınırlı düzeyde olsa da, Suriye ila Katar arasındaki ilişkilerin yavaş yavaş düzeldiği görülüyor. Ve bundan da kimin en çok yarar göreceğini kendi kendime soruyorum.

Belki de Beşar Esad? İşgal altındaki Golan Tepeleri’nin altındaki Suriye-İsrail sınırı Rus askeri birliklerinin kontrolünde. Ruslar İsrail’e, Suriye’deki az sayıda İranlı askeri varlığın bu bölgeden en az 80 km. uzakta tutulacağına dair söz verdiler. Rusya’nın müttefiki Suriye, Moskova’nın yardımıyla İslamcıların son kalesi olan İdlib’deki militanları Türkiye’ye doğru itmek zorunda. Katar Suriye’yi yeniden inşa edecek paraya sahip ve böylece etkisini Levant’tan Akdeniz’e kadar yayabilecek. Katar eğer Türkiye’ye de daha fazla para akıtacaksa, bu durumda Doha’yla Ankara arasında da stratejik bir ittifak görebiliriz.



HABERİ PAYLAŞ

 
 
 
 
 

 

 

 



BENZER HABERLER

Vakko 2018'e güçlü başlangıç yaptı
 
Cem Hakko'nun annesi Ketty Hakko toprağa verildi
 
Cem Hakko'nun acı günü

Kasasız alışveriş dönemi başladı
 
TİM Başkanı Gülle: 'İhracatımızın gerçek uzmanı TİM'dir'
 
M. Cem Topçuoğlu'na TBWA\Worldwide yönetiminde önemli görev
Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X