iPad Versiyonu

'Körfez ülkeleri yatırımlarını Türkiye'ye kaydırabilir'

DinarStandard’tan yapılan açıklamaya göre, yatırımlarda Türkiye gibi hızla gelişen İslam ekonomilerine daha fazla yer verilmesi bekleniyor.


19.01.2015
'Körfez ülkeleri yatırımlarını Türkiye'ye kaydırabilir'

DinarStandard’tan yapılan açıklamaya göre, körfez ülkelerinin yatırımlarında, Türkiye gibi hızla gelişen İslam ekonomilerine daha fazla yer verilmesi bekleniyor.

Merkezi New York'ta bulunan araştırma ve danışmanlık firması DinarStandard tarafından yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Rafi-uddin Shikoh, "Körfez bölgesindeki İslami sermayenin yatırım kararlarında farklılaşma olacak. Yatırımlarda Türkiye gibi hızla gelişen İslam ekonomilerine daha fazla yer verilmesi bekleniyor" dedi.
 
Shikoh, 2-3 Mart 2015 tarihlerinde Bahreyn’de düzenlenecek "Global Islamic Investment Gateway" konulu konferansta İslam ülkeleri için yeni bir yatırım modelinin tanıtımını gerçekleştireceğini belirtti.
 
Petrol fiyatlarının aşırı düşmesi nedeniyle Körfez bölgesindeki İslami sermayenin yatırım kararlarında farklılaşma olacağına işaret eden Shikoh, yatırımlarda Türkiye gibi hızla gelişen İslam ekonomilerine daha fazla yer verilmesinin beklendiğine dikkati çekti.
 
Shikoh, İslam ekonomilerinin, atılımcı iş ruhuna sahip genç nüfusları ve uzun vadeli güçlü dinamikleriyle global çapta zengin bir profile sahip olduğunun görüleceğini vurgulayarak, "Mısırlı kek ve bisküvi firması Bisco Misr'ı satın almak için verilen mücadeleye küresel gıda devi Kellogs öncülük etti. Bisco Misr'ın Kellog'a satılması işlemi, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki İslam ekonomilerine duyulan uluslararası yatırım iştahının göstergesi" görüşünü ifade etti.
 
Müslüman ülkelerin geniş tabana yayılan ve hızla büyüyen genç nüfusları olduğuna değinen Shikoh, Türkiye, Endonezya ve Fas'tan Körfez ülkelerine kadar pek çok İslam ekonomisinde büyük çaplı altyapı yatırımlarının yanı sıra bu ülkelerin farklılaşan harcama kalemlerinin de hızlı büyümelerine katkı sağladığını aktardı.
 
İslam ekonomilerinin birbiriyle bağlantılı doğal bir yapıda olduğunun altını çizen Shikoh, küresel İslami pazar sahasının, nüfuslarının çoğunluğu Müslüman olan İslam İşbirliği Teşkilatı'na (İİT) üye 57 ülke tarafından temsil edildiğini kaydetti.
 
Shikoh, islam ekonomilerinin birbiriyle bağlantılı olduğunu ispat eden en önemli manifestonun, kendisine üye 56 ülkeye bugüne kadar 150 milyar dolar sermaye sağlamış İslam Kalkınma Bankası olduğuna dikkati çekti.
 
İslam Kalkınma Bankası’nın üyeleri için başarıyla tamamladığı yatırımlarda, multi-trilyon dolarlık varlığı yöneten İslami finans endüstrisinin çarpan etkisine sahip olduğunu aktaran Shikoh, bunun da İslam ekonomileri arasındaki doğal bağlantılar neticesinde gerçekleştiğini belirtti.
 
İslam ekonomileri için farklı bir yatırım modeline geçilmesinin zamanı geldiğini vurgulayan Shikoh, "DinarStandard bu nedenle, Müslüman ülkelerin birbiriyle var olan değişik bağlantılarını kaldıraç olarak kullanabilecekleri bir model geliştirdi. Müslüman ülkelerin birbirleriyle yüksek düzeyli ticari, politik ve demografik bağı bulunuyor. Ancak, 1,6 milyara ulaşan nüfusun yaşadığı küresel İslami pazar sahasını birbirine bağlayan temel etken, ortak inançlarının sonucu olarak gelişen ve 2 trilyon dolara ulaşmış bulunan helal gıda, ılımlı moda, seyahat, medya, dinlenme, ilaç ve kozmetik sektörleridir" ifadelerini kullandı.
 
Halen, İslami pazarlardaki yatırımların çoğunlukla ulusal ve alt-bölgesel çaptaki fırsatlara (Körfez, Güneydoğu Asya, Orta Asya) odaklandığına vurgu yapan Shikoh, yerel düzeyde her zaman fırsatlar bulunabileceğini, ancak yeni dönemde yatırım fırsatlarına, İslami pazar sahasının bir bölümünü değil, tamamını coğrafi olarak kuşatacak şekilde odaklanılacağına dikkati çekti.
 
Shikoh, yatırımları İslami pazarın bütününden seçilen sektörlerin değer zincirleri açısından, ithalat-ihracattaki tamamlayıcılık bakımından ele alan yeni bir bakış açısının bulunduğunu kaydetti.
 
 DinarStandard açıklamasına göre, İslam ülkeleri arasında tamamlayıcı rekabetçilik, ortak yatırım ve büyüme fırsatları konularında geniş iş birliği fırsatları bulunuyor. Türkiye, Malezya, Endonezya gibi merkez ülkeler arasında ve merkez ülkelere bağlı kavşak özelliği taşıyan İslam ekonomileri arasında yeni bir yatırım ve operasyon-değer zinciri kurulmasının zamanı geldi.
 
İİT ülkelerinin milli geliri 2013 itibariyle 6,7 trilyon dolar seviyesinde bulunurken,  bu ülkelerin pazarları, büyüme hızı ve genç nüfus bakımından yüksek büyüme potansiyeline işaret ediyor.



HABERİ PAYLAŞ

 
 
 
 
 






BENZER HABERLER

Katar ambargo uygulayan ülkelere dava açacak
 
Petrol fiyatları ne olur?
 
Katarlı şirket tüm projelerini Türkiye'yle yapacak

Bahreyn Türk vatandaşlarına vize harcını kaldırdı
 
Bahreyn'de petrol ve alüminyum üretimi ön planda
 
Arap sermayesi rekor kırdı
Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X